|
 |
Baþlýk |
: |
BİR DOKUNUŞ, ON BİN CAN KURTARIR. |
| Kategori |
: |
Kişisel |
| Ekleyen |
: |
kelebekcocuk |
| Eklenme Tarihi |
: |
07.05.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
296 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Neden? Hep sevgi kelimeleri yerine nefret cümleleri kuruyorlar…
Neden? Hep mutlu kelimeleri yerine mutsuz cümleleri kuruyorlar…
Neden? Hep huzur kelimeleri yerine huzursuz cümleleri kuruyorlar…
Nedenler, niçinler, ne? N harfi zincirine takılı cümlelerin sorgulayıcı yolculuğu, sanki sağ kolum üzerine dönmüşüm, bedenimdeki ağrıların nedenini sorguluyorum… Sessizlik var odamda… Sanki odam benim kalbim ve zihnim… Bugün daha farklı, daha farkındayım sanki… Kaybettiklerimin sorgulayıcı günü gibi… Bir ölüm anı ile sona yolculuk yaparken, karar veriyorum… Başlangıç noktasına yeniden doğmak, etrafa güneş ışığı saçmak, dinlendirici kelimeler ile kediyi, böceği, çiçeği, köpeği, ağacı dokunmak ve toprağa dokunuşlarda bulunmak…
Doğum ve ölüm arasında ki yaşam çizgisinde, deneyimlerimin verdiği hazzı duyarak kendini bilmek, kendini tanımak, kimlik sahibi olmak…
Ayak damarlarımın içinde akan sıvının sesini işitmek, rengini görebilmek, ayak parmaklarımdan dizlerime dokunuşu, basenlerimden gövdeye yayılması ve kalbim. Bağışla… Yararlı ol… Affet… Şükret kelimeleri ile pompalayarak kalbimdekileri gözpınarlarım akıtıyor incileri… Midem… İncim… Sevgi bağı oluşturuyor…
Bu gün benim odam çok farklı… Gözlerim ışıl ışıl… Coşku var… Sevinç var… Gülümse var… Bu gün yeniden doğdum… Benim seçimim ölmek değil, bir inana dokunuş on bin can kurtardığı gün gibi odam şimdi…
Sanki bugün bir kez daha diriliş günü. Zenginim… Yoksulum fark etmiyor… Yaşlıyım… Gencim… Çocuğum… Fark etmiyor… Sanki teşekkür ederim dediğim gün bugün… Sanki seni seviyorum dediğim gün bu gün…
Neden? Bu kelimeleri kullanmaktan kaçıyoruz… Bağışlayamıyoruz…
Neden? Kendimizi kabul etmiyoruz… Ben… Sen… O yerine biz olmayı seçmiyoruz.
Beni bana getiren, seni sana getiren vasıtamız dengeli bir risk içerisindeyken, sezgisel ve ilham noktamızı kabul etmiyoruz…
Bir tarafım bu gün odamda çok farklı… ben yaşamım… ben birlikteliğim… ben paylaşımım, ben sevgiyim çığlığını atıp, kültürel çevrelerin yenilenmesi gerektiğini, aile birlikteliğinin sunduğu kültürü, disiplinli bir yaşamın sergisini nakış işler gibi haykırıp, işkolik hayatımızın verdiği korkular ile yüzleştiriyor… Kalbim ve zihnim uyum ve ahenk içerisinde bugün…
Bu gün benim evimin odalarının kapıları, terası, balkonu,toprak bahçesi yanımdaki üç apartman dairesi ile bütünleştiğim gün bugün… Nadasa bırakılan toprağın bakımı gibiyim… Onarımım ve uyanışı gibiyim.
Bu gün benim kalbim ve zihnim odam, biz olmak için sağduyulu olduğu gün bugün
Sağduyu ile kalın…
|
|
|
 |
BİR DOKUNUŞ, ON BİN CAN KURTARIR. Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
BİR DOKUNUŞ, ON BİN CAN KURTARIR. Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|