Güneşsiz kalan ülkemin çocuklarına karanlıkta ölüm hediye ediyorlar. Feryat; çığırtkanlığa yol açıyor ve işkence çoğu kişide duymama görmeme ve bilmeme rahatsızlığına yol açıyor aynı ülkemde
Kimliği zamanın meçhulüne fail olarak eklenmiş. Gitmiş bir derginin kapağına kapak olacak haberi yok. Hani çevirse sayfayı, bir başka yerde belki diğer odada insanlığın onuruna onursuzca tecavüz eden, fermuarı ağızlarına kadar açık, devletin kirli pisuarına işeyen yaratığını görecek. Ah Enginimin haberi yok. Manşetler işkence bir insanlık suçudur derken, CEBER ise cebelleşen tecavüzcüsüne onurlu bir kellikle aşağılarcasına bakıyor. Hala Engin’imin haberi yok.
Uydurulmuş haberlerden, kirletilmiş bedene değen coplardan, erkeğin testislerinden vakit bulamayıp eve geç giden işkenceciden, Enginim bir yaralı bir kanamalı bir habersiz, bir üçüncü sayfa kellesiyle kalıyor. Uydurulmuş devlet taktiklerine, beyazlar içinde kirli yaratıklara ve devlet benim ulancılara bir çift el üstünde dergi tutuyor, okuyor, yakalanıyor, ölüyor. Enginimin ölümle ilgisi yok.
Bakıyor bir ara resmine, bir acayip enginim. Acayip bakanlara acayip işkenceler ediliyor ve kanatlarından asıyorlar enginimin uçmasına engel kanatlarına.
Var git sen öl yiğidim. İnsanlık senin onurunu konuşsun. Ölümü öldüren Oğuz ATAY’A git. Yahu insanlık öldü mü? Diyenlere duyurulsun bu haber ve tez ölünsün işkenceden.
Engin ölür. Kirli bir iş kalır insanlığın üstünde ve yüksek yerlerden duyurulur. ‘kendi İşkencecisi’ni getirene bakanlıktan özür hediye edilir.
Halim BEKAR
|
|