Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Ütopyam-Bir Başkaldırı okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Ütopyam-Bir Başkaldırı |
| Kategori |
: |
Felsefe |
| Ekleyen |
: |
EAB |
| Eklenme Tarihi |
: |
21.03.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
677 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Ben. Hep ben. Varım. Konuşmak, ötesinde bağırmak. Bir karanlıkta cesaret edip görünmeyen duvarı, ardından anahtarı bulmak sonra yakmak lambayı. Dönüp geriye odadakilere gülümsemek ve onları elektrik ampule ulaşmadan dışarı çıkarmak. Kendi yaptığını, kendin kullanmak ve sana yardım etmeyenleri yok etmek. –(Zor değil aslında. Egoları, serbest bıraktıktan sonra yaşama devam etmek)-
İşte ütopyam bu. Diğerlerinden uzak olduğu kadar yakın, bir o kadar sıcak. İnsanın benliğini yaşaması, bunu yapmacık olmayan-doğal tavırlarla diğer insanlara kabul ettirmesi aslında yıllardır aranan mutluluğun anahtarıdır. Bu anahtar tek bir kişinin uğraşıyla bulunup çıkarılmayacağı gibi milyarlarca insanın aynı yolda ilerleyip bu görüşü yozlaştırmasıyla daha da sırlanır.
…
Ego her zaman bir tabu olmuştur. Dillerin söyleyemediği, kulaklarınsa duyamadığı bir tabu…Hatta egoist, ego düşkünü, vb. kelimeler yüze vurulan ağır tokatlar olmaya başlamıştır. Tabi ki size göre.
Tarihi süreçte egolarını arka plana bırakıp başkalarını hatta olmayan varlıkları ön plana alanlar yok olmaya mahkum olmuş hatta muhtaç olmuştur.
Klişe örneklerin ötesinde bu yok oluşlarda ego ve gücün kullanılması hem modern çağın öncesinde hem de modern çağda canlı olarak karşımızda durmaktadır.
Geçmişte güçsüzleri ezmeyip, yaşatarak yaşayan bir devlet söyler misiniz şimdi var olan. Pazar yarışlarında güçlenerek büyüyen kapital güçler zamanında küçük balıkları yemediler mi?
…
Aslında hedef hep en yukarısı, zirvenin zirvesi olmalı. Bu yolda ezmekten korkmamalıyız. Gerekirse dökülen kanlardan zevk almalıyız. Çünkü doğru olan yalnız bize fayda sağlayandır (Pragmatizm). Pragmatist düşünce yapısıyla oluşan yapılar hep olduğu gibi sarsıntılar geçirse de, kendi başına yaptığı revizyonlarla sonsuzluğu tatmaktadır.
…
Aynı zamanda ahlaki kuralların içinde, bir sigara bağımlısı gibi nefes almaktan başka ne yapabilirsiniz ki? Derin derin havayı mı solumayı bekliyorsunuz? Peki o ahlaki değerlerinizle yükselmeyi nasıl isteyebiliyorsunuz? Bu haksız kazanç sağlamaktan farksız değil ki…
Ayrıca ahlak dediğiniz soyut kuralları siz yoktan var etmediniz mi? Şimdi yok ettiğinizi hayal ederek yaşayın bir bakın hayatın zevkleri size ne kadar yakın… Ayrıca ahlaksızlığınızı ahlakileştirerek kaybınızı kanıtlayanlar siz değil misiniz?
Ah o kurallar varlığınızı yokluğunuzla tehdit eden adaletsiz kurallar. Sizi sizden alan, zevklerinizden mahrum eden kurallar. Oysa bu beden, bu kalp hatta ruh bile sizin.
Neden onu başkası KONTROL etsin???
EAB(Alef) |
|
|
 |
Ütopyam-Bir Başkaldırı Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Ütopyam-Bir Başkaldırı Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|