Bir kalem ne anlatabilir insana, ne hissettirebilir onu tutan parmaklara? Mürekkebi bitene kadar vardır hayatıda, manevi bir değeri varsa en fazla kaldırılır raflara, vageçilemiyorsa eğer oturduğun masaya koyarsın onu. Kullanmazsın ama görürsün işte. İlham verir, aşk verir, yok olmaya yüz tutan anılarını verir sana. Kurşun kalemin yaşamı biraz daha farklıdır. Tükenir yavaşça, kullanıldıkça körelir, sivrilmek ister var olduğunu kanıtlamak için, fakat sivrildikçe küçülür, yok olur. Bir resim için, bir yazı, bir şiir veya amaçsızca karalamar için tüketir kendini. Bir yazarın herşeyidir kalem, hissederek dokunabildiği tek şeydir. Ağlayarak, gülerek yaşar onunla. Kalemi ağlatır onu, göz yaşlarını döktürür kağıda, duygularıyla ıslanmış kağıdının üzerinden geçer sonra sırdaşıyla.
Büyük aşkların, ölümlerin ve yıllardır konuşulan Romeo ve Juliet'in bile asıl kahramanı bir kalemdir. Ama kimse bilmez. Öylesine saklanmıştır ki duyguların arkasına, aklının en ufak zerresine bile gelmez onun varlığı. Romeo'yu kaldırırsanız bir kalem çıkar altından. Juliet'in ölümüne bir kalem sebep olmuştur.Romanda ki bıyıklı, iri yarı, karısını defalarca kez aldatan ve sonra hakettiğini ölümle karşılaşan bir cesettir o. Katildir, aşktır, iltifattır o. Ama kimse bahsetmez bu isimsiz kahramandan.
Kalemlerin bilipte insanların bilmediği çok şey vardır. Yazıldıktan sonra kararsızlık ve burukluk içinde yakılan, anlamsız olduğunu düşünülerek karalanan ya da sevgiliye verilmeye çekinilen aşk dolu, hayat dolu, özlem dolu bir mektubun tek şahididir kalemler. Bir intihar notundaki son pişmanlıkların, saniyeler sonra anlamını yitirecek keşkelerin, sonsuz ve geri dönülmesi imkansız bir özlemin itirafçıları ve şahitleridir kalemler.
Bazen de bir satıcının boğazından geçen ekmek olur. Yaşamak için son umudu. Eve girdiğinde o küçük yaşında ağlamaktan gözleri kızaran, daha yaşına girmemişken yaşanmışlıklarla eskimeye başlamış o narin derisinin acısını biraz olsun dindirmeye, o iniltileri kestirip mutluluğa çevirecek tek şeydir kalem. İşte bu yüzden hiçbir zaman bir kalemi kırıp atmam, onu anlamsızca tüketmem.
Hayatın ta kendisidir bir kalem, ve bu kalemi aldığım satıcının gülümsemesi.
|
|