Pişmanlık....Yazımı kolay,tek kelimeden oluşan bir duygu çoğumuza göre peki bukadar basitse nasıl olurda insan hayatının tamamını rahatlıkla,hesapsızca yok edebilir?Nasıl olurda kendini hiç unutturmaz...Aslında okadar basit değil....Keşkeler,pişmanlıklar okadar acımasız duygulardır ki hiç ummadığın bir anda karşında dimdik durmakta hiçbir sakınca görmezler,unutmaya çalışırsın ama her fırsatta bunun asla mümkün olmayacağını sana yineleyip dururlar.Belki de haklılardır,çünkü onlar senin ürünündür,sen kendi kararlarınla onlara can vermişsindir,sen müsade etmişsindir bukadar ileri gitmelerine...Şimdi nasıl olur da onları bukadar bencilce suçlarsın? İçimizdeki bu savaş hiçbir zaman sona eremeyecek sanırım,insanoğlunun karşısına çoğu zaman seçimler çıkar,akla kara gibi...İşte bazılarıda önüne çıkan her fırsatta ak gibi gözüken ama aslında sonradan ona yanıldığını gösterecek olan karayı seçer,bu böyle devam eder...Bazıları yıllar sonra dahi kendisine ak gibi görünen şeyin aslında kara olduğunu anlamaz,hep yanılgıya düşer,içinde hep birşeylerin yok olduğunu,incindiğini farkeder ama malesef insanoğlu işte unutmak ,onların yaptıkları en iyi şeydir.Yine,ona yakışanı yapar ve unutur ama işte bir an gelir, öylesine bir an ki hayatında ilk defa artık birşeylerin farkına vardığını düşünürsün ve doğruyu seçersin ama malesef tarih tekerrürden ibarettir işte acımasız son seni yine bulur,bu kötü kader gibi birşeydir ondan kurtulduğunu zannederken o ise sana doğru gelmek için hazırlık yapıyormuş meğer,bu onun için fırtına öncesi sessizlikmiş sende yine yutmuşsun...Bunun diğerlerinden tek farkı ise ne yapsanda artık geri dönüş yokmuş,sahnenin kapanması için gerekli olan tekşey ölümmüş...Bazılarımızın hayatı malesef kırık aynalar gibidir,her seferinde yenisiyle değiştirsende o hep kırılmaya devam edecektir.
|
|