Yıldızlar benim gözümde gönlümden bir kişi,
Sebebi;
Herbirini sevdiğim bir kişi bilmemdi...
Günlerden bigün,izlerken uzak akrabalarımı,
Biri bana parlaklığıyla göz kırptı,sonra kaydı.
Sürrealist aklım yerinde durmadı.
Hiç söz,laf dinlemeden,karanlıktır,uzaktır demeden çıktı baktı,
Gökyüzüne merdiven dayadı.
Nerde olduğunu hiç yadırgamadan,bir daha ardına hiç bakmadı.
Kayan yıldızını aradı,
Yaşamı bu sürrealiste bağlıydı...
Bakındı,hiç bir parlak yıldız,evrende onun kadar gözünü kamaştırmadı,
Yıldızı biyerlerde onu bekliyordu,
Gitmeliydi,gidecekti,gitti ve buldu.
Yıldızına "Güneş" adını koydu...
Sürrealist gibi sıradışı bir gözle bakılmadıkça o bir yıldızdı,
Ama farkı bir tek onun içini ısıtmasıydı.
Güneş,bir köşede sinmiş,yaklaşan bu insandan korktu,yüreğini hissederse yakar sandı,
Sürrealist anladı,yarasını sardı,yııldızının parlaklığını arttırdı,bu parıltı sürrealisti sardı,
Güneş'in parlak ışığı sürrealisti aydınlattı,sürrealist yüreğiyle Güneş'i yaktı.
Aşkları büyüdü tüm kainatı sardı...Masal bu ya, kötülerde olmalıydı.
Görünmeden geldiler, Güneş'in içini kararttılar ve ayırdılar onları.
Güneş ve sürrealist artık ayrı kalmıştı...
İçleri yandı,sevda onları büyütüyor,ayrılık ateşi evrene yayılıyordu...
Sonunda olan oldu,
Güneş,ayrılık ateşiyle,Dünya'daki aşıklara ışık oldu,can oldu...
Sürrealistse geceleri sevgilileri kuşatan Ay oldu...
Gün oldu,her gece sabahına kavuştu...
Birbirleri etrafında döndüler ama kavuşamadılar,onlar karanlıkta birbirlerini buldular.
Bu yüzdendir ki,her gece güneşin ışığı ayı aydınlatır,sevdiğini gecelerde yalnız bırakmaz,
Sevdasını tüm aşıklara ibret sunar...
Onlar,iki sevgili...Bedenlari ayrı olsada,yürekleri bir iki dev yıldızdılar... |
|