1,2,3,4...
Tuttum soluğumu deniyorum bakalım,
Sensizliğe ne kadar süre dayanabileceğimi.
Sensizlik,nefessiz kalmanın bir başka tercümesi.
İşin yanisi...sensizim...
Ellerin,gözlerin,sözlerin yok...Üstüne üstlük nefes alıyorum halbuki.
Sensizlik,varoluşlarının yerine geçmiş,
Yani senden daha merhametliki bırakmamış beni,
Bu zindan yurda.
Bu zindan yurt öylesine zalim,öylesine işkence ediyorki;
Orda olduğunu söylüyor da,göstermiyor,
Sesin uzaklardan yankılanıyorda,gözlerim sana erişmiyor,
Nefes aldığın biliniyorda,nefesin nefesime bir kerecik olsun değmiyor.
Çok uğraşıyor bu şehir benle...
Hayallermi kırıp kırıp,başkaları ısınsın diye kül ediyor,
Gözyaşlarımı görüp,deniziyle övünüyor...
Kimselerede hayallerini çaldığı insanların gözyaşlarından oluştuğunu söylemiyor.
Bu yüzdendirki,bu deniz bu kadar hırçın,soğuk,yalnız...
Şehir labirent olmuş,bende ufak bir odada sıkışmış oyuncu.
Ne yardımına izin var,ne de ödül olmana...
"Uzakta dur"diyorda, "gecenin karanlığında yıldızlara benzeyen ışıklarıma uzaktan bak"diyor.
"O yıldızlara erişilmez"diyor,"yıldızını bulamazsın"diyor,
Diyorda,bilmiyor ki...Ben yıldızımı gözlerimle değil,gönlümle seçmişim.
Görmem gerekmezki,gözlerimi kapadığımda oluşacak tek bir yıldız gecemi aydınlatan ay,
Günümü ısıtan güneş gibi,
Öyle belirgin ki... |
|