kalemin kağıda değme vaktidir
akrebin yelkovana tecavüz ettiği
şu dakikada...
tavanından odanın,
sallanıyor labrisler
ay ışığında parlayarak
bir kadını sevmek;
tüm kadınlara ihanet etmektir
deniyordu bir sahnesinde hayatın
sen,cümlenin artık noktasına vardın.
sunturların vardı,yaraların
benimse boyalarım vardı
okyanuslarım...
bir yudumda içtin,
içine çektin
çırıpçıplak kaldım,çırılçıplak
boyalarım,mavisi çalınmış
boyalarımın özü çalınmış
ve bir ok fırlatmış da zaman,
en çelimsiz yerime
durmuyor artık başım,
omuzlarım üzerinde...
kalemin kağıda değme vaktidir.
içine -kelimeleri- tükürme vaktidir
boğazına takılır da bir şey,
tıslama olur gider ya an içinde
-hayat- aralarda kaynamış
hayat,ruhu pezevenklerce bana pazarlanmış
hayat,tavandan uzayanın ucunda
kırmızıya bulanıpta
üzerime akmış...
umudun varsa sakın söyleme,
olduğunu unut bile
hapsolmuşken ölüler ve diriler
dünya denen kafese,
sen hala özgürlük mü istiyorsun,
kurtuluşun için?
tadacaksın dostum,adını anacaksın
o gün,-tıslamanın- duvarda
ne denli deli yankılandığını anlayacaksın.
ve korkarım bunu anladığında,
yalnız olacaksın...
|
|