--Did you fall into that raven night
With sigh and woe and lonely path ?--
sessizliğin kutsal laneti üzerinde,yamalarına sığınıyor gözlerim...hiçliğimin analık yaptığı piçliğimin üzerinde son tango!
altı mezar,üstü çığlık evlerimin,
pencereleri kapalı odalarımın,zamanı geçti mevsimlerimin...
sonsuzluk!içi boş bir kör nokta,tükürükle doldurulmayı bekleyen.
soysuz söylemlerim içinde kırılgan ve huysuz ikilemlerim.
kasığımda kımıldanıp duran damar,kadınlığımın gerektiği meşrupluğu tüm serseriliğime kafa tutarak benden uzaklaştırıyor.
deniz,sessiz...
art niyetlere sahip zihniyetlerin benden daha aptal olmaları,şükretmemi gerektirecek bir lütuf.
yoksa karşı gelemezdim,çelimsiz bileklerim,çatlardı,düşerdim.
karşımda duran insan sürüsü içinde,sürünerek yanıma yanaşıyor sallanarak başı!
karşımda duruyor,onda karşı olduğıum ne varsa,onlarla birlikte.
karşımda duruyor,kaşlarım kalkık,
kaşınıyor avcumun içleri,ayaklarımın tabanları.
bitti demeye cesareti olsaydı bir tarafın mutlaka yana eğilirdi bir diğerinin başı.
aşağıya bakmayı yeğliyor -yeğlemekte.
sığ bakışların ücralarıma değmiyor,değemiyor,kurulu düzenim çoktan kendine ihanet etmiş!
kurulu bir düzen,sadece bombasının saati doğru çalışan...
durma küçük kız koş hayata,
daha nice eller uzanacak umutlarına,
bazen varolanların tuzak kuracak,bazen varedemediklerin...
ama tembihtir;her zaman en beterini yapacak sana çekip gidemeklerin...
çirkin bir akşam,anlamsız bir düzine tümce.
giderim bu nefeslerden,kinimi boynuma takarak,yüzlerine bakıp yaşayamazdım,tam ortama saplanmış bir kalple nefes alarak...
This song is for the demons
That haunted you in those loveless lonely nights
And for the shadows that stained your soul
For the echoes of your loss
This song is for your forgiveness
For the sadness I knifed in your heart
For the road that lies ahead
With fear and hope, loss and salvation
|
|