Son yıllarda mutfak sanatı- ki herşeyi iyi göstermek için sanat kelimesini eklemek şart oldu-son derece popüler...Ekranlarda,yazılı basında mutlaka bununla ilgili haberlere rastlamak olası.Mutfak kültürü,beraberinde tıp dünyasıyla ilgili pek çok çelişkiyi-kısır döngüyü de he zaman yaşıyor:Yumurta aşırı kolesterol içerir mi?Tereyağı zararlı mı?Mısır özü mü kullanmalı?
Bu 3 besin de dönem dönem aklandı doktorlar tarafından karalandı da...Bu çelişkileri ve yansımalarını camia yaşayıp dursun sade vatandaşın dertleri bundan ötede.
Doğa,evren milyonlarca yılda kendi dengesini buldu,korumaya da devam ediyor insanoğlu dışında...Bu dengenin haylaz çocuğu hep insanoğlu oldu.Ama doğanın kanunları insanlık için bir iyilik yaptı,onu da korudu.
2000 li yıllarda,batı ve uzakdoğu mutfağı ülkemizde de popüler olmaya başladı,özellikle sosyetede ve şöhretlilier arasında.Öz kültürün her anlamda başka kültürler tarafından istilasını mutfakta da yaşıyoruz.
Bakınız afrika toplumlarının çoğunda süt ve süt ürünleri yoktur.Eğer bu insanlara yoğurt yedirirseniz bünyeleri sindiremez,arıza çıkarır.Çünkü organizmaları enzimleri süt ve süt ürünlerine gereksinim duymayacak şekilde oluşturulmuştur.
Tereyağlı,bol şalçalı,kırmızı etli ve yumurtalı bir mutfak bizim öz kültürümüz.Türk olarak bünyemiz buna uygun hale gelmiştir.Vücudumuz bunları ister,bunlarla yaşar.Bir Türk gibi davranmak ve yaşamak yerine bu anlamdaki kalıbı bozmaya çalışırsan sistemde arızalar ve kusurlar meydana gelir.Dengeyi korumak her anlamda istikrarımız olmalı.
Sayısız medeniyetin gelip geçtiği bu topraklarda yaşıyoruz...Hatta kimi ciddi tarihçilere göre büyük Bizan imparatorluğunun gerçek varisi Selçuklu Türkleri dir.Yunus un,Mevlana nın,Atatürk ün yürüdüğü toprağa basıyor ayaklarımız.Yüzlerce siyasetçimiz,sayısız aydınımız hergün onlarca tv programında ülkemizi ve dünyayı konuşuyorlar,tartışıyorlar.Dikkatlice dinleyin,tek bir güzel kelimeleri,cümleleri var mı?Dünyanın,insanın hangi güzel yanını getirip önümüze koyabiliyorlar?Yok...Yok...
Bu güzel ülkenin çocukalarından bahsetmezler?Ağızlarından annem,babam,kardeşim lafını duyamazsınız?Dağlardan,çiçeklerden,topraklardan bahsedemezler?Şiir okuyamazlar,şarkı bilmezler...Mekanik kuklalar gibi,android gibi bizim içimizdeki dünyadan değil anlamadığımız bir dünyadan bahsedip durular.Çünkü sevmezler bizi,bu ülkeyi sevmezler...Kendilerinin cumhuriyeti başka bir yerde...Ütopik...Hayali.Ve bizi de bu hayale inandırmaya kendi ülkemizden,evimizden vazgeçmeye zorluyorlar.Yemeğimizi,mutfağımızı aldılar...Şarkılarımızı,türkülerimizi aldılar...Komşumuzu,kardeşimizi aldılar...Filmlerimizi aldılar...Bize verdikleri sadece sentetik vaatler.
Ülkesinin topraklarını,insanını tanımayan,müziğini bilmeyen bu insanlar aydınlar ve siyasetçiler giderek çoğalıyor.Atatürk Türk gibi bir adamdı,rakısıyla,beyaz leblebisiyle,sigarasıyla,kahvesiyle...Kelimeleri sadece Ağrı daki vatandaşımızı değil,dünya insanını kucaklıyordu.Sporcunun,pilotun,köylünün,öretmenin,öğrencinin,annenin mutlaka Atatürkle ilgili bir anısı vardır.Atatürk bizdendi,içimizden,ailemizden biri gibi.
Genetik kodlarımız sevdiklerimizi kardeş gibi ayırt etmeden sevmeyi söylüyor bize...Şarkılar türküler söyleyip beraber dansetmeyi,Bol salçalı ve yağlı yemeklerimize ekmek banıp aynı tencereden yemeyi...Başak bir toplum olamayız biz...Başka insanlara dönüşemeyiz.Bizi mutlu edecek tek yok bu.
Aydınlarımız ve siyasetçilerimiz kendi saraylarından çıkacaklar...Bu ülkenin her çiçeğinin,her çocuğunun adını öğrenecekler...Her ağaca sevdiklerinin ismini kazıyacaklar...Bu ülkenin akarsularında yıkanacaklar...Bu ülkenin annelerinin babalarının erlerini öpecekler...Ayakkabıları,beyaz kolalı gömlekleri bu ülkenin tozlu köy yollarında kirlenecek.İşte o zaman günahlarımız temizlenecek,işte o zaman Atatürkler belirecek fabrikalarda,okullarda,köylerde,kentlerde...Bizim de kitaplarımız olacak olacak,şarkılarımız,türkülerimiz,sevdiklerimiz. |
|