KONUŞUYORUZ AMA…
Kültürlüsü cahili, köylüsü kentlisi ile dilimizi yanlış kullanmak için bir yarış halindeyiz sanki. Bir Türkçe Öğretmeni olarak bu durumdan rahatsız olmam doğaldır.
Türkçemizdeki yanlış kullanımları daha iyi belirtmek için akla ilk gelen örnekleri şöylece sıralayabiliriz.
Türk Dil Kurumunca yayınlanan her hangi bir Türkçe Sözlüğe bakıldığı zaman kimi sözcüklerin açıklaması sırasında Ar. Kısaltmasından sonra ayraç (parantez) içinde çizgi ve noktalar görülür.
Bu çizgi ve noktaların her biri sözlükteki hecelerin karşılığıdır ve çizgiler kendisini karşılayan hecelerin uzun, noktalar ise kısa okunması gerektiğini gösterir. Örneğin:
Muhalefet: İs. Ar. (.-..)
Muhafaza: İs. Ar. (.-..)
Muhafazakâr: S. Ar. Far. (.-..-)
Buna göre muhalefet ve muhafaza isimlerinin ikinci hecelerinin uzun, diğerlerini kısa okuyacağız. Dilimize Arapça’dan girip Farsça sıfat eki olarak türeyen muhafazakâr sıfatının ise ikinci ve beşinci heceleri uzun, diğerlerinin kısa söylenmesi gerekir. Bir zamanların TRT Programcısı Ertürk Yöntem’le, yine o dönemlerdeki Türk – İş Başkanı, şimdi milletvekili olan Bayram Meral’in telâffuzları bu ölçüyle değerlendirilirse, onların ağzında “tatil, Halis, Salih, Adil… gibi sözcüklerin nasıl kulak tırmaladığı kolaylıkla görülür.
Bayram Meral, işçi temsilcisiydi. O’nun Erzurum ağzıyla konuşması belki hoş görülür ama TRT gibi bir kurumda program yapımcısını hele hele kürsü sahibi kimi profesörlerimizin Türkçe’ye karşı takındıkları bu denli kayıtsız tavrı içe sindirmek… Çok zor doğrusu.
Kimi kişiler de moda bir deyim duyar, yerli yersiz onu kullanmaya çalışır. 1974’lü yıllar gibi. 1974 yılı bir tanedir. Çoğul yapılamaz. Doğrusu 1970’li, 1980’li yıllardır. 1974 bir yılın adıdır ama 1970’li yıllar 1970’den başlayan ve 1979 da biten on yılın adıdır.
Türkçe’ye karşı saygısızlık, bilgisizlik, ya da kayıtsızlık ne derseniz deyin, olumsuz örnekleri sıralamaya bu sütunlar yetmez.
Hatasız, pırıl pırıl bir Türkçe dileğiyle…
|
|