YAS-ı MUHARREM
Türk Ocakları, üst geçide astırdığı kocaman bir afişle Canların ve Gardaşların yas-ı muharremleriyle ilgili iyi dileklerini duyurmuş. Bu nazik hareketi takdir etmemek mümkün değil. Ancak muharrem ayında yalnız canlar ve gardaşlar mı yas tutmalı?
Ne olmuş muharrem ayında? Neyin yası tutuluyor?
Özetle söylersek: Peygamberimizin torunu, Hz. Ali’nin oğlu İmam Hüseyin ile Yezit’in askerleri arasındaki mücadelede İmam Hüseyin ve yanındakiler, hunharca katledilmişler. Bu olayı lanetleyenler, o günden bu güne kadar her yıldönümünde yas tutarken Hüseyin’e rahmet, Yezit’e lanet okurlar. Bu gün İsrail devletinin Filistinlilere uyguladığını o gün Yezit’in ordusu İmam Hüseyin ve yanındakilere uygulamıştı. Bu gün Filistinliler için yüreğimiz nasıl yanıyorsa o gün de peygamberimizin soyu sopu için yanıyordu.
Hırka-ı Şerif, Sakal-ı Şerif için ağlaya sızlaya özenlice saygı gösteren hangi Müslüman, peygamberimizin torununa yapılan zulüm karşısında kayıtsız kalabilir? Ülkemizde neredeyse ayırımsız, hanelerimizin büyük çoğunluğunda Mehmet(Muhammet), Ali, Hasan, Hüseyin, Hamza gibi peygamberimizin mensup olduğu Haşimi kabilesinin sembol isimlerine bolca rastlanırken, Yezit, Muaviye, Mervan gibi Emevi isimlerine pek rağbet edilmiyor. Bu da halkımızın, peygamberimizin soyuna verdiği ayrı bir önemi ve sevgiyi gösteriyor.
Sonuç: Yas-ı Muharrem, İmam Hüseyin gibi değerleri bir gurupla özleştirmek hatadır diyor, müslümanım diyen herkesin bu ve benzeri değerlere ayırımsız sahip çıkmaları gerektiğini anımsatıyorum.
Sizin kandil, sizin ramazan, sizin muharrem sözü ayrımcılık yaratır. Dinî ve millî değerlerimize ayırımsız sahip çıkalım. Çünkü gün ayrılma günü değil, birleşme, birbirimize sımsıkı sarılma günüdür…
Tutulan oruçların kabûl ve hayırlara vesile olması dileğiyle
|
|