"Söz uçar, yazı kalır" ise işte "taş yerinde ağırdır" misali uçarı olmayacak bir sözün yazıyla sabitlenmiş hali...BU MEMLEKET ADAMA YAZDIRIR ARKADAŞ...
Nereye elinizi atsanız elinizde kalır, ne çare arayıp nereye başvursanız olan o canım başınızı vurduğunuzla kalmanız olacaktır...Sonra da öyle bir punduna getirirler ki sizi, bir bakmışsınız hep bir ağızdan mırıldanıyoruz ...Ne diye mi? "Bir başkadır benim memleketim" diye..!! Unuttururlar gardaş unuttururlar... Bizi bize unuttururlar... Öyle bir arayışa sokarlar ki adamı, insan ne aradığını unutmakla kalmaz, kendini aramaya koyulur belli bir zaman sonra... Ben neyim, nerdeyim,yaşıyor muyum vs gibi kamyon çarpmışlığı sonrası soruları, kendin sor kendin cevap ver usulü .. adamın ağzına üç tane zeytin verirler bu memlekette sonra da ardına dayarlar bir varil.. "Haydi doldur " derler.. Biz de ıkınırız sıkılırız dolduracaz diye.. Hiç birimiz demez ,arkadaş ,ne s...n elime de ne bulayayım suratına diye...Neyse bu serzenişler ıkınarak sıkıntıya soktuğum ardımı soğutmaya yetmez..Ama artık ben de burada soğutmaya başlayacağım, sadece ardımı değil tabi, ateş basan gönlümü ,asi duygularımı... Siz, hoşgeldin demeden hoşbulacağım ümidini taşıyacak kadar yüzsüz biri... |
|