Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Acemilik işte okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Acemilik işte |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
rasimcanbolat |
| Eklenme Tarihi |
: |
02.01.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
449 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
ACEMİLİK İŞTE
Önceki okulumuzda, sigarayı sınıfın kapısında söndürür, izmariti koridora bir fiskeyle fırlatırdık. Zaten sigaraya da bu okulda alışmıştım. Öğrencilerle karıştırılmayım diye… Bıyık bıraktım ve sigara içtim, garip bir özentiyle. Sigara almak için öğrencileri bakkala göndermekten de bir sakınca görmezdim. Çünkü kıdemli ağabey ve ablalardan öyle görmüştük.
Öğretmen, yönetici ve öğrencilerimizle liseden yeni bir ortaokula taşınınca alışkanlığımızı da beraber getirmiştik. Yine sigaramızı içiyoruz her yerde, yine gönderiyoruz öğrencilerimizi bakkala sigara almaya…
Okula yeni bir müdür attandı. Müdürün başkanlığında yapılan ilk kurul toplantısında öğrencilerin göreceği yerde sigarayı içmemeyi oyladık ve kabul ettik. Meğer bu kural yönetmelikte zaten varmış ve yönetmelik hükmü öğretmenler kurulunda oylanamazmış. Yönetmelik sadece uygulanır, hükümleri tartışılmazmış. Ya o oylama aleyhte sonuçlansaydı, nasıl bir durumla karşılaşırdık çok merak ediyorum. Hadi genç öğretmenler, hadi genç müdür deneyimsizdi diyelim. Yıllarca yöneticilik ve öğretmenlik yapmış koca koca abla ve ağabeylerden hiç mi birinin aklına gelmedi, yönetmelik hükmünün kurulda tartışılmayacağı!...
Ertesi gün yeni yaktığım sigarayla öğretmen odasından çıktım. Kantine doğru giderken peşimden yetişen biri koluma girdi. Döndüm baktım, müdür bey:
-Rasim Bey, benim odada size bir kahve söyleyeyim. Sigarayla iyi gider… Mahcup oldum. Daha mürekkebi kurumadan aldığımız karara aykırı davrandığım için özür diledim. Bundan böyle de ana yoldan ayrılıp okul yoluna sapar sapmaz elimdeki sigarayı söndürüp atar oldum.
Müdürün bu davranışı alışılmış şey değildi. “aldığımız karara uymayarak ne yapmak istiyorsunuz? Derhal soruşturma açacağım” gibi cümlelerle söze girseydi, özür dilemezdim herhalde. Kim bilir belki ben de savunmaya geçerdim. Ünlü sözdür “ oha var iş gördürür, oha var zelve kırdırır.”
Müdürün centilmenliği de bir başkaydı:
Yaşlı-genç hangi öğretmen girse odasına, ceketinin önünü ilikler ayakta karşılar. İşi biten öğretmeni kapıya kadar yolcu ederdi. “ Saygı görmek istiyorsan önce sen saygı göster.” Kuralını onun kadar yerinde uygulayanı görmedim.
Görevinde de titizdi.
Sabahları nöbetçi öğretmenden önce gelirdi okula. Sınıfları her türlü eşyasıyla sınıf öğretmenine zimmetler. Onlar da kroki çizerek her sırayı öğrencilere telim ederdi. Okulun açılmasından sekiz on sene sonra bile öğrenciler yazılı kâğıdının altına herhangi bir kâğıt koymadan sınava girebilirlerdi.
Her kurulda genellikle şu görüşler dile getirilirdi. İnsanların yüzüne karşı söyleyemeyeceğimiz sözü hiçbir zaman konuşmayalım. Sorunlarımızı sınıfa taşımayalım. Hükümete, yönetime kızabiliriz. Bunu öğrenciye anlatırsak, öğrenci bize yardım mı edecek? Çocuklar bizden öğretmenlik bekliyor, onlar bize velilerin emaneti değil mi? Başkasına sinirlenip zil çalana kadar pencereden dışarıyı seyretmek hangi vicdana sığar
|
|
|
 |
Acemilik işte Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Acemilik işte Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|