Geç kalmış bir özür, geç kalmış bir gülümseme gibidir.
Gülümsemeyi beceremeyen, nasıl yapacağını bilemeyen, ama ne olursa olsun denemeye kararlı bir insanın durumu.
İlk deneme heyecanıyla zaman ayarlanamamıştır ve o gülümseme havada asılı kalmıştır.
Bir anlamı kalmamıştır her iki taraf içi de...
Gülümsemek isteyen de, o gülümsemeyi bekleyen de küsmüştür artık her türlü gülümsemelere.
Kendini güvende hissettikleri sessizlik, yalnızlık ve gözyaşlarıyla dolu denizlerde boğulmayı tercih edeceklerdir bundan böyle... |
|