Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Bir Kıvılcım Düşer Önce okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Bir Kıvılcım Düşer Önce |
| Kategori |
: |
Genel |
| Ekleyen |
: |
Paradoksun Köşeleri |
| Eklenme Tarihi |
: |
30.12.2008 |
| Okunma Sayýsý |
: |
1079 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Bugün bir kez daha anladım ki bu bizi biz yapanla alakalı... İlk kıvılcımı çaktıktan sonra ateşin hızla parlamasını seyredip,her şey bittiğinde ortaya çıkan enkaza ağıt yakan başka bir canlı türü henüz literatürde yok.
Gazze vurulduktan sonra haber merkezlerine ulaşan ilk görüntülerde yerlerde yatan onlarca cesedi , karga tulumba taşınan yaralıları görünce yaşayan en aklı ve zekası tartışılmaz varlıkların bu hale nasıl geldiklerini irdeledim(aslında normal olanı çarçabuk bir vicdan muhasebesi yapıp bunu yapanın elleri kırılsın nidaları atmaktı ancak yaşadığımız coğrafyanın bizlere kazandırdığı talihsiz bağışıklık bunu bir kenara itebilmeme olanak verdi).Gerçekten de aklı bizlerle mukayese edilemeyecek canlıların birbirlerine yapmadığını, üstelik de vicdan gibi bir el frenine sahip olan insanlar nasıl yapıyorlardı?Yoksa bu tabiatın insanoğluna verdiği bütün kudrete karşılık ödettiği bir diyet miydi?
Bir savaş neden çıkar ? Taraflardan en az biri halinden hoşnut değildir , hakları çiğnenmiştir , kendine karşı potansiyel tehditler olduğunu düşünmektedir gibi tanımlamalar yirminci yüzyıl ortalarına kadar kitleleri aldatmayı başarmış olsalar da bugün artık biliyoruz ki savaşlara o savaştan çıkıldığında daha güçlü olmak için girilir.Peki daha fazla güç neden istenir?Çünkü güçle risk arasında ters orantı vardır.Daha fazla güç,isteklerinizin hatta hayatta kalmanızın önündeki riskleri minimize eder.Aslında hayatta kalma açısından baktığımızda vahşi doğada da büyük balık küçük balığı yediğinden hayvanlardan pek farkımız yok, ancak istekler başlığını biraz kurcalamakta fayda var…Bir şeyler istemek bizi akıllı yapan en önemli unsurlardan biri.Nitekim yaşanılan hayatın daha konforlu olması için gayret göstermek birçok düşünceyi özümsemekten geçiyor.Ancak işte burada insanoğlunun ebedi paradoksu baş gösteriyor.Bu dünya herkese istediğini verebilecek kadar bol keseden dağıtan bir yer değil.Aslında herkese istediğini verebilecek bir ütopya tasarlamak dahi,insanoğlunun ışık hızı tüketimi akabinde ivedilikle değişen taleplerinden dolayı mümkün değil.İşin özü aslında bize acı çektiren şeyi imha etmenin bir yolu yok ,çünkü o bizi biz yapan şeyin ta kendisi.
Hepimiz bir ömür boyunca sayısız şey isteyerek defalarca ilk kıvılcımları çakıyoruz.Sanırım dışarıdaki altı küsür milyar insanın içinden bazıları nasılsa söndürür mantalitesiyle yapıyoruz bunu.Ama öyle olmuyor arkadaş,bir kıvılcım düşer önce büyür yavaş yavaş,bir bakarsın volkan olmuş yakmışsın arkadaş…
|
|
|
 |
Bir Kıvılcım Düşer Önce Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Bir Kıvılcım Düşer Önce Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|