Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Sözde Soykırım İddialarını Çürüten Belgeler okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Sözde Soykırım İddialarını Çürüten Belgeler |
| Kategori |
: |
Makale |
| Ekleyen |
: |
bjkaan |
| Eklenme Tarihi |
: |
22.12.2008 |
| Okunma Sayýsý |
: |
235 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
SÖZDE SOYKIRIM İDDİALARINI ÇÜRÜTEN BELGELER
1915 yılında yaptığımız sözde Ermeni soykırımı için Ermenilerin ortaya attığı bir takım belgelere karşın bende bu iddiaları çürütecek bir takım belgeleri ortaya koyacağım.Koyacağım ki “Ermenilerden özür diliyoruz” , “Maalesef soykırım yaptık” diyebilen, Mehmet Barlas'ın deyimi ile -aydınlar- yani kanı beş para etmez vatan hainlerinin yaptığı ayıbı bir nebze de olsa kapatmak için bir takım belgeler sunacağım.
Bu yazımı sıkılarak okuyabilirsiniz.Ama sonuna kadar ve dikkatlice okumanızı istiyorum.Görün ki ne günlere kaldık, görün ki olmayan bir soykırım yalanı için özür dileme kampanyası başlatan “sözde aydınların” yüzüne tükürün.
İrad-ı Milliye gazetesinin bir haberi ile başlamak istiyorum.
“Bizler Anadolu'da yaşayan Rum ve ermeni teba olarak yıllarca Müslümanlarla güven ve emniyet içinde yaşadık, yine yaşıyoruz.Bizlere karşı baskı yapıldığı, can ve malımızın emniyette olmadığı ve Kuvayı Milliye'ye destek vermezsek tehcir(ülkeden sınır dışı edilmek) edileceğimiz şeklinde yapılan ilan yalandır ve fesal yuvalarının işidir.”
İmzalayanlar: Çişyan Vahan, Hakemyan Niskarliyan, Lazar Kebapçıyan, Cekiyan Samur Kaşiyan vs. (20'den fazla kişinin imzası bulunmaktadır.)
İmzalayanlar sizinde dikkatinizi çekti mi? Hep isimleri Rumca ve Ermenice.Yazılanların bir kısmını şimdiki İngiliz bozması Türkçe'ye çevirirsek; “bizler Anadolu'da yıllarca güven içinde yaşadık.Can ve mal güvenliğimizin güvende olmadığı tamamen yalandır ve bunları söyleyenler iftiracı ve fesattır.”
İlk belgeden Ermeni soykırım iddialarını dipten çürütmeye başladık.
2.belgemiz ise 1900'lü yılların başında yaşamış olan İngiltere Halep Başkonsolosu Henry Barnham'ın 16 Kasım 1895 yılında Ermenilerin Gaziantep'te Türkleri katlettiğini anlatan ve 28 Kasım 1895 tarihinde hükümete bildirilen yazısıdır.
“Şunu açıkça belirtmeliyim ki sülfirik asit ve bomba atarak yeteri kadar barbarlık yaparlar.Aynı zamanda bu katliamın sorumlularıdır.Görünen o ki anarşi tarihinde ilk kez böylesine cehennemi bir yöntem kullanarak mezalimi gerçekleştiren Ermenilerdir.”
Son cümleye odaklanmanızı istiyorum.
...mezalimi gerçekleştiren Ermenilerdir.Hani biz soykırım yapmıştık hani Ermenileri katletmiştik.Bu cümleden kimin kimi katlettiği açıkça belli oluyor.Ermeniler kendi tarihlerini ve yaptıkları isyanları reddediyorsa öyle bir ırk yer yüzünde hiç olmamıştır.Geçmişini bilmeyenin geleceğide yoktur.Ermeni soyu da geçmişte olmadığı gibi gelecekte de varlığını sürdüremeyecektir.
Hangi millet, hangi din, hangi mezhep böyle bir vahşiliğe göz yumabilir.Sülfirik asit, ben eski bir fen öğrencisi olarak biliyorum ki döküldüğü yerde iz bırakan ve derin yaralar açan bir asit bileşiğidir.Hangi akla hangi mantığa uyupta başka bir kökeni diri diri haşlamakta kullanırsınız.
3.ve son belgemiz ise Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dok. Syn. Celal Pekdoğan'ın söyledikleridir.
“İngiltere Kraliyet Başsavcılığı, bu konuda 1920'li yıllarda araştırma yapmış ve o tarihlerde bir çok Türk'ü tutuklamış ve yargılamıştır.Yapılan sorgulama sonucunda Türklerin masum olduğu ortaya çıkmış ve beraat etmişlerdir.”
“Eğer ki Avrupa kendi tarihini reddediyorsa söylenecek bir şey yok.Onları bilimsel dayanaklara uymaya, hukuka uymaya davet ediyorum.”
Aslında bu cümleler karşısında söylenecek pek fazla bir şey yok.Diyebilirsiniz bu iddiaları ortaya atarken hangi belgelere dayanıyor diye.Syn. Pekdoğan, Ermeni soykırımı iddiaları için Türkiye'de en çok araştırma yapmış isimdir ve araştırmaları halen devam etmektedir.
Şunu belirtmeliyim ki Dünya'nın önde gelen devletleri Türkiye'nin büyümesini kesinlikle ve katii suretle istemiyorlar.Kendilerine karşı Türkiye Cumhuriyeti'nden yani onların kafasındaki Osmanlı'dan baya korkmuş durumdadırlar.Bu korku da onları Türkiye'ye karşı cephe almaya ve karşı bir kuvvet oluşturmaya itmiştir.Tabi ki bu nedenden dolayı bir çok Avrupa devleti Ermeni Soykırımı iddialarına pozitif bakmaktadırlar.
Görüldüğü üzere bu belgelerden sonra kafanızda bir soru işaretinin kalmaması lazım.Bu belgelerin Osmanlı'ca yazılmış nüshaları şu an devlet arşivlerinde bulunmaktadır.Ama ne hikmetse başımızdakilerden biri çıkıpta böyle böyle olmuştur diye açıklama yapmıyor ve bizlerde mağlubiyeti kabul eder gibi köşemize çekilip bekliyoruz.Yeni bir Kuvayı Milliye hareketinin geldiği kanısındayım, milli bilinci yeniden uyandırma ve böyle bir yönetime başkaldırma adına.
Son Olarak Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden iki bölüm sunacağım sizlere.
“...İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.”
“Ey Türk İstikbalinin evladı! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen; Türk istiklal ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır.Muhtaç olduğun kudret damarlarında ki asil kanda mevcuttur!”
Son söz sizin artık.Allah yukarıda! Herşeyi görüyor ve dinliyor.Elinizi vicdanınıza koyarak cevap verin.Kim soykırım yaptı? Kim haklı, kim haksız? Kim dost, kim düşman?
Biz kimiz,
Nereden geldik ve
Nereye gidiyoruz???
20.12.2008
Kaan TÖNGELCİ
Gerze Haber Gazetesi/GerzeHaber.Net Köşe Yazarı ve Muhabiri |
|
|
 |
Sözde Soykırım İddialarını Çürüten Belgeler Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Sözde Soykırım İddialarını Çürüten Belgeler Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|