Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Türk Unsuru İhmal Edilince(TANZİMAT) okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Türk Unsuru İhmal Edilince(TANZİMAT) |
| Kategori |
: |
Makale |
| Ekleyen |
: |
bluemre |
| Eklenme Tarihi |
: |
21.12.2008 |
| Okunma Sayýsý |
: |
384 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Gülhane Hattı Hümayunu'nun( Tanzimat'ın ilanı 1839) Yenileşme ve demokrasi tarihimizdeki büyük değerine karşılık Osmanlı Devleti'nin bünyesinde olumsuz etkilerini görmezlikten gelmek yanlış olur. Kaldı ki Tanzimat'ın ilanı o dönem Osmanlısını biraz rahatlatmış ve düze çıkarmış da olsa, yeniliklerin devamının getirilememesi büyük sorunlar doğurmuştur. Devletin askeri ve teknolojik alanlarda ilerleyememesinin bir sonucu olarak, söz konusu kaynaklardan beslenememiş ve daha sonra kontrolden çıkarak dış ülkelere taviz kaynağı haline gelmiştir. Mustafa Reşit Paşa ve arkadaşlarının en büyük hatası imparatorluğun temel taşı olabilecek egemen bir milleti ihmal etmiş olmalarıdır. Bu durumun olumsuzluklarını Tanzimat'ı müteakip ilan edilen Islahat Fermanıyla da görmekteyiz. Şüphesiz tüm bu olumsuzlukların ortaya çıkışında ve Tanzimat'dan beklenen sonuçların alınamamasında, devletin askeri ve ekonomik açıdan güçsüz bir durumda bulunmasının payı büyüktür.
Bütün imparatorluklarda bir egemen millet vardır. O tarihte Avusturya İmparatorluğu'nda Alman milleti(Habsburg), Rusya'da doğu Slav ırkı, İngiltere topluluğunda İngilizler, ABD'de de Anglosakson unsuru egemen durumdaydı. İşte tüm bu devletlerin varlıkları ve güçleri bu egemen milletlerin önderliğinde gelişip sürdü. Osmanlı Devleti de pekala, Balkanlar'ı ,Arap Dünyasını sömürebilir, bu bölgelere Türklüğü aşılıyabilirdi, ama yapmadı. Gücünün zirvesinde olduğu dönemlerde bile böyle bir uygulamaya başvurmadı. Abdülhamid döneminin zor günlerini ve I Dünya Savaşı'ndaki kötü dönemleri saymazsak, Osmanlı hiçbir zaman Halifelik kurumunu ya da Türklük unsurunu lehine kullanmaya çalışmadı.
Tüm bunları göz önüne aldığımızda, Tanzimat'a muhalif olanları yalnız tutuculukla suçlamak doğru olmaz. Karşı çıkanların haklı oldukları nokta çok önemlidir. Gerçi Tanzimat'tan yıllarca önce devlet, bir ümmet dönemine girmişti. Böylece Türklük unsurunu ilk ihmal eden yönetim, Tanzimat değildi. Ancak Mustafa Reşid Paşa ve arkadaşları Osmanlı Devleti'nin hızla gerileme nedeninin Türklük unsurunun ihmali olduğunu göz önüne alarak Tanzimat'a yön verselerdi, yeni yönetimin başarısı geçici olmaz ve ülke bir süre sonra tekrar hızlı çöküş yılları ile karşılaşmazdı.
Tanzimatla birlikte Devlet, ümmet dönemini kapatmış ancak kozmopolit bir Osmanlı dönemi ortaya çıkmıştı. Üç kıtaya yayılan imparatorlukta, egemen bir ırktan güç alınmaması topluluklar arası disiplinden eser bırakmadığı gibi dayanışma mefhumunu da yok etmişti. Böylece Devletin yapısı demokrasiye hazırlıklı olmadığı için büyüklü-küçüklü politik depremlere karşı direnemedi. Bu iğreti milletler topluluğu içinde Osmanlı Devleti'nin kurucusu ve sahibi olan Türk ırkı azınlık durumuna düştü. Bu durum Türk milletini ve bütün müslümanları üzerken, Türk ve müslüman olmayan topluluklar ayrıcalıklı duruma geçtikleri için sevindiler. Gerçek hatayı görmeyen ya da görmek istemeyen kişilerin eleştirileri ise " Bütün rütbe ve menasıb-ı devlet kendilerine(müslüman olmayanlara) açıldı" sözünde birleşti.
Akif'in de dediği gibi: "Meşe halinde yaşanmaz o devir geçti,
Gelen incelen adam devri..." |
|
|
 |
Türk Unsuru İhmal Edilince(TANZİMAT) Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Türk Unsuru İhmal Edilince(TANZİMAT) Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|