Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Meleğim okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Meleğim |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
nazan07 |
| Eklenme Tarihi |
: |
02.02.2012 |
| Okunma Sayýsý |
: |
116 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Onu ilk defa arkadaşlarımla gittiğim sahildeki küçük ve şirin kafede gördüm. Her hafta sonu bir umut o kafeye gidip gelir mi diye bekliyordum saatlerce ama o hiç gelmiyordu. Bir gün arkadaşlarımın daveti üzerine tekrar o kafeye gittim. Ve hayranı olduğum, ilk gördüğüm an aşık olduğum kız benim arkadaş grubumla oturuyordu. Hemen oraya gittim ve masaya oturdum. Herkesle selamlaştıktan sonra bizi tanıştırdılar. Adı ‘Melek’ti. Benim meleğimdi. İşte aşkımız böyle başlamıştı. O günden sonra sık sık görüşüyorduk ama bir türlü onu sevdiğimi söyleyemiyordum. Melek benden cesur çıktı. Ekimin 19’un da sahildeki kafede buluşmuştuk. Gözlerimin içine bakarak sen söyleyemesen de ben seni seviyorum demişti. O kadar sıkı sarılmıştım ki ona asla bırakmamak üzere, ömrümün sonuna kadar yanında olmaya söz verir gibi. Aşkımız mutlu,huzurlu sürüp giderken, Melek’in telefonu üzerinden evde çıkıp her zaman buluştuğumuz yere gittim. Ben gittiğimde çoktan gelmiş, beni bekliyordu endişeli adımlarla yanına koştum ve merakla ne olduğunu sordum. Çünkü sesi telefonda çok kötü geliyordu. O gün ilk defa bana ismimle hitap etti ve kötü bir şey olduğunu anladım.
-Ömer,ben ………………
-Meleğim neyin var? Ne oluyor korkuyorum.
-Ben sana yalan söylemek istemiyorum. Evet sen çok iyi birisin ama ben başkasına aşık oldum. Ayrılmak istiyorum. Beni affet.
Dedi ve masadan kalkıp gitti. Erkekler ağlamaz derlerdi yalanmış. Günlerce ağladım arkasında, günlerce aradım ama hiç cevap vermedi. Onu son kez görmek umuduyla hep sahildeki kafeye gidiyordum. Bir gün Melek’te geldi o kafeye tam karşımdaki masaya oturdu. Ellerini tutan, ona aşkım diyen biri vardı yanında işte o an dünya başıma yıkıldı. Ne yapacağımı, nereye gideceğimi, zaman kavramımı kısacası her şeyi yitirdim. Kalbim artmıyordu sanki, küçücük dünyam başıma yıkılmıştı. Aylarca çıkmadım evden, kimselerle konuşmadım. Sadece onun fotoğraflarına baktım, sadece meleğimi düşündüm. Onsuz nefes alamıyordum. Benim için sıradan bir gün olarak nitelendirdiğim 25 Ağustos sabahı kapım çalındı. Kapıyı açtığımda o gün meleğimin elini tutan o adam çıktı karşıma onu dinlemem için adeta yalvardı bana, bende içeri girmesine izin verdim.
-Ömer Bey, ben Melih. Sizin için kim olduğum önemli değil biliyorum, buraya neden geldiğimi merak ediyorsunuz ama konu Melek’le ilgili.
-Meleğimin nesi var? Ne oldu meleğime?
-İsterseniz size en baştan anlatayım.?
-Anlat hemen!
-Ben Melek’in kuzeniyim. Melek bir gün çok rahatsızlandı ve hastaneye götürdüm. Doktorlar, tahlil, ilaç, tedavi bunun gibi bir sürü yöntemden sonra Melek’e kanser teşhisi koydular. Melek yıkılmıştı. Kendi için üzülmüyordu çünkü korktuğu ölüm değildi. Canından çok sevdiği bir tanecik aşkını geride bırakmaktı o yüzden böyle bir yol seçti. Sizin yanınızdan geldikten sonra hastaneye kaldırdık ve doktorlar hastaneden çıkmasına izin vermedi. Hastanede tedavi görmeye başladı ama vücudu hiçbir ilaca, tedaviye olumlu cevap vermiyordu adeta ölmek için çaba sarf ediyorudu. Aslında melek bunları size anlatmamamı istiyordu ama dün gece iyice kötüleşti. Doktorlar artık yaşama umudunun hiç olmadığını söyleyince aklıma ilk siz geldiniz. Çünkü Melek herkesten çok sizi seviyor. Olan biten her şey bu.Şimdi sizden tek isteyim. Lütfen benimle hastaneye gelin.
-Ne duruyorsun kalk ve beni meleğime götür.
Hastaneye geldiğimde meleğim öylece yatıyordu. Yanına gittim, ellerini tuttum ve gözlerini açmasını bekledim. O güzel yeşil gözlerini açtı bana.
-Ömer, aşkım geldin demek.
-Aşkım ben seni bırakıp hiç gitmedim ki, şimdi sıra sende beni bırakma.
-Seni bırakmak en son isteyeceğim şey ama gidiyorum aşkım ben. Ama senden bana söz vermeni istiyorum.
-Aşkım böyle konuşma.
-Ömer senden tek bir söz istiyorum aşkım.
-Ne sözü istiyorsun bitanem?
-Ben gidiyorum ama sen burka kalıyorsun. Arkamdan ağlamak, üzülmek ve aşka tövbe etmek yok. Ben öldükten sonra yepyeni bir hayata başlamanı istiyorum ve eğer bir kızım olursa ona Melek ismini koyar mısın?
-Senden sonra yaşayamam ben.
-Yaşamak zorundasın. Benim için yaşamalısın ve bana söz ver lütfen.
-Senin için yaşayacağım aşkım. Sana söz veriyorum.
-Seni Seviyorum………
Son sözleri oldu bunlar meleğimin. Elleri ellerimdeyken öldü. Varlığıyla can bulan bedenim sanki yok oldu. Kalbimde onunla birlikte o kara toprağın altına girdi. Meleğimi 26 Ağustos günü o kara toprak aldı benden. Tam bugün Meleğim öleli 10 sene oldu. Ve ben ona verdiğim sözü, onu kaybettikten 5 yıl sonra hatırlayabildim. Şimdi 4 yıllık evliyim ve 2 yaşında Melek isminde bir kızım var. Kızım, 10 yıl önce kaybettiğim meleğime o kadar çok benziyor ki onu da kaybetmekten korkuyorum. Şimdi herkesin aklında tek bir soru var? Melek’i bu kadar severken nasıl evlendin. Eğer meleğime söz vermiş olmasaydım hemen arkasından bende intihar ederdim ama meleğime verdiğim söz yüzünden evlendim. Evlendiğim kişi, yani Rabia çok iyi birisi ama ben onu sadece kızımın annesi olduğu için seviyorum. Sevmek istesem de sevemem onu çünkü ben kalbimi meleğimle birlikte toprağa gömdüm. Şimdi kızıma her baktığımda, ismini her söylediğimde aşkımı hatırlıyorum ve kızıma da her gün biraz daha aşık oluyorum tıpkı İsminin Gerçek Sahibine Olduğu Gibi… |
|
|
 |
Meleğim Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Meleğim Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|