Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
GÜNEŞLİ BİR PAZAR GÜNÜ SOKAĞA SAÇILAN AŞK KIRINTILARI (BÖLÜM 2) okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
GÜNEŞLİ BİR PAZAR GÜNÜ SOKAĞA SAÇILAN AŞK KIRINTILARI (BÖLÜM 2) |
| Kategori |
: |
Şiir |
| Ekleyen |
: |
gelawej |
| Eklenme Tarihi |
: |
24.11.2008 |
| Okunma Sayýsý |
: |
511 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Yılmaz iki yıl önce aniden bir sihirbazın adra kadabrasının şerrine uğramışçasına,evdeki yatağından,okul yolundaki otobüsün koltuğundan,şişko cüce kahraman korkak arkadaşlarının arasından ve ona abı hayatı sunan yaseminin iri dudaklarından kaybolup gitmişti.Ardından boş bir otobüs koltuğu kırışmayan bir yatak dost sohbetlerinde kirlenmemiş bir bardak ve yaşlı gözler bırakarak gitmişti.Aradan geçen iki yılın ardından çat kabı düşmüştü bu kentin ortasına. Yılmaz bu kente varlığına yeniden alıştırmanın yokluğunu kabulendirmekten daha sancılı olacağını daha otobüs terminaline girerken sezmişti. Terminalde eski çaycılar yoktu kırlangıç yuvalarının yerine çıplak ve ihtiyarlamış duvarlar vardı.
Birden karşısındaki palmiyenin altında şehvetten adeta sarhoş olmuş liseli bir çifte ilişti gözü.Yaseminle kendine benzetti onları.Kaçamak öpüşmeleri yürekleri ağızlarında buluşmalarını kendi kendine “acaba bütün insanlar aynı şeylerimi yaşıyorlar bir zamanlar yaseminle tıpkı şu kumrular gibi idik gelecekte de hayattan elini ayağını çekmiş şu ihtiyarlar gibi oturup akşam olmasınımı bekleyeceğiz.Yılmaz bu düşüncelere dalıp gitmişken.Ansızın arkasınmdan “merhaba” diye bir ses duyar gibi oldu. Kafasını çevirdiğinde Yasemin arkasında dikilmişti.Yılmaz aniden bastıran yaz yağmurunun gazabına uğramışçasına şaşıp kaldı.
Yılmaz bu ani merhabayla titreyerek ayağa kalktı ve yaseminin elini sıkarak “şey memerhaba” dedi.Yılmaz önceden yaseminle karşılaştığı zaman ona anlatacağı şeyleri beynine kazımıştı ancak kendini bir an afalammaktan.İlk şaşkınlığı alt ettikten sonra Yasemine.:” Hayat nasıl gidiyor?” diye sordu.
Yasemin:”Bildiğin gibi iş güç uğraşıyoruz”
Yasemin sormadığı halde
Yılmaz:”Bende iyim. İki gün önce geri geldim” dedi
Fakat yılmazın iki gün önce geldiğini söylemesi yasemine ulaşmadan haylaz bir çocuğun sapanından çıkan taşla parçalanan bir cam gibi tuzla buz olmuş tu .Güneş insanlara bugünlük bu kadar diyene kadar yılmaz konuştu yasemin dinledi yılmaz ansızın kaybolup gittiği ve iki yıl sonra geldiği güne kadar neden hiç arayıp sormadığı dışında her şeyden bahsetti.Yasemin ise yılmaz konuşurken sanki orda değilmiş gibi davranıyordu,hı,evet,hayır gibi kelimelerle orda bulunuyor olmasının vermiş olduğu zorundalıkla cevap veriyordu.Yılmaz kendi kendine “Geldiğine göre bana karşı hala bir şeyler hissediyor olmalı” diye geçirdi içinden.Fakat buluştukları andann ayrıldıkları ana kadar yasemin bir şeyler hissediyorduysa da bunu yılmaza söylemedi.Sadece bunu değil hiç bir şey hissetmediğini dahi söylemedi.
Güneşle birlikte insanlarda parkı yavaş yavaş terk etmeye başlamışlar dı. Kalan tek tük insanlarda çıkmaya hazırlanıyorlardı.Yılmaz ile Yasemin hala bankta oturuyorlardı fakat yaseminin her halinden gözünün yolda olduğu anlaşılıyordu.Kumda oynayan çocuklar anneleri kollarından tutup götürünce kamyonlarına kum doldurdukları kepçelerini parkta unutmuşlardı,İhtiyar çiftlerde arkalarında içine yemek kokusu sinmiş poşetlerini bankların üzerine bırakmışlardı ve daha sabah sevgiliye alınmış bir yüzüğü koruyan bir hediye paketi parkın ortasında yalnızlığa terk edilmişti.
Yılmaz daha fazla konuşmanın anlamsız olacağını düşündü..Konuştuğu kelimeler karşısındakine bir duvara çarpar gibi çarpıyor ve kendisine geri dönüyordu. Fakat yılmazın kendi sesinin yankısına değil yaseminin ister tokat gibi isterse de dudağına kondurulan bir öpücük gibi ama ille de yaseminin konuşmasına ihtiyacı vardı. Yılmaz altı saat boyunca konuşmuştu ve artık anlatacak pek bir şeyi de kalmamıştı.
Yılmaz ”hava kararmak üzere söylemek istediğin bir şey yoksa kalkalım mı?” dedi
Yasemin ”İyi olur “ dedi. Ayağa kalktılar yılmaz son bir çırpınışla yaseminin gözlerinin içine bakmak istedi yasemin gözlerinin içine bakışıma dayanamaz diye düşündü fakat yasemin yılmazın omzu üzerinden parkın kapısın gelip geçen insanlara bakıyordu.
Yılmaz ”yaptığım ve yapamadığım her şey için pişman olduğumu bilmeni istiyorum.Kendine iyi bak” dedi fakat yılmaz yaseminde sadece kendine iyi bakın cevabını alabildi ”sende”.Zoraki bir el sıkışmasıyla vedalaşıp parkı terk ettikler.Farklı yönlere doğru yürümeye başladılar yılmaz beş on adım attıktan sonra gerisin geri dönüp yasemini izlemeye başladı.Yasemin işlerinden çıkan insan kalabalığının arasında kayboldu yılmazın ağzından zor duyulacak bir sesle “gitti” kelimesi düştü.
Yılmaz elleri cebinde otobüs durağına doğru yürümeye başladı .”Geçen onca zamandan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranamazdı ama bana benim için harcadığı günlerin, uykusuz gecelerinin, hesabını sormalıydı. acaba bir daha karşılaşa bilirmiyiz .Karşılaşırsak ne değişecek ki? Yılmaz durağa ulaştığında durmayıp yürüdü yürümek istiyordu. Yürüdükçe üzerindeki ağırlığı sokaklara saçacaktı..Kafasını kaldırdığında otobüs duraklarıyla birlikte evide bir hayli geride bıraktığını fark etti.Hala üzerinde onu kumburlaştıran ağırlıktan kurtulamamıştı.Yılmaz şimdi anlıyor ki tüm dünyayı adımlasa dahi üzerindeki ağırlıktan kurtulamayacak.
|
|
|
 |
GÜNEŞLİ BİR PAZAR GÜNÜ SOKAĞA SAÇILAN AŞK KIRINTILARI (BÖLÜM 2) Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
GÜNEŞLİ BİR PAZAR GÜNÜ SOKAĞA SAÇILAN AŞK KIRINTILARI (BÖLÜM 2) Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|