Açılış Sayfam Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle     

    

  Arama Motoru :

Makaleler

Haberler

Köşe Yazıları  
     Site Menü
  Anasayfa
  Forum
  Kategoriler
  En Çok Okunanlar
  Yeni Eklenenler
  Seçmeler
  Bugün Eklenenler
  Köşe Yazarları
  Haber Arşivi
  İletişim - Bize Ulaşın
      Kayıtlı Kullanıcı Girişi
  Kullanı adı :
  Şifre :
 

Yeni Üye Kayıt

Şifremi Unuttum


      Reklam
     Kategoriler
  Şiir
  Gündem
  Kişisel
  Hikaye
  Deneme
  Genel
  Felsefe
  Edebiyat
  Günlük
  Makale
  Ekonomi
  Spor
      Haberler
  Meliha Doğu 'nun 2. Kitabı Çıktı! ...
Amatör Yazarlar, löşe yazarı olan Meliha DOĞU 'nun 2. kitabı, raflarda yerini aldı.

"Başını Dik Tutan Hüzün" adı ile, Cinius Yayınevi 'nden çıkan kitapta, Umuda ve sevgiye dair öyküler ve çeşitli yaşanmışlıklar yer alıyor.

Anlatım tarzı ve içerdi ...

  Bu kitapla kızlar okullu olacak ...
'İmkansız(!) Periler...' kitabından elde edilecek gelirle Artvinli kızlar okutulacak.

Türkiye’nin en yoksul şehirlerinden Muş’ta 80 kızı okullu yapan 'İmkansız(!) Periler...' kitabı, şimdi de İngilizcesi'nden elde edilecek gelirle Artvinli kızları okutacak ...

  17'lik yazardan Aşkta Diplomasi ...
Elinizden bırakamayacaksınız!

Cinius Yayınları’ndan yeni bir eser daha kitapçı raflarındaki yerini aldı. “Aşkta Diplomasi”...

17 yaşında, henüz lise öğrenimini sürdüren genç bir yazar olan Beltan Demir’in yayımlanmış ilk eseri & ...

  Hayatı kitap oldu
Yazar Nezih Tavlaş'ın fotoğraf sanatçısı Ara Güler'in hayatını anlattığı''Foto Muhabiri'' adlı kitap yayımlandı.

Fotoğrafevi Yayınevinden yapılan yazılı açıklamada, kitabın tanıtımının Ara Güler'in 81. yaş günü olan 15 Ağustos cumartesi günü yapılacağı belirtildi.


     Diğer Haberler

  Guinness'in 2009 baskısı çı ...

  Yazarlardan Filistin'e dest ...

  Dink cinayetinin perde arka ...

  Meliha Doğu 'nun 2. Kitabı ...

  Fransa'nın en çok okunan ya ...

  İşte Türkiye'nin en küfürba ...

  Hayatı kitap oldu

  İranlı ünlü yazar hayatını ...

  ''Beykoz Kitabeleri'' adlı ...

  GÜNEŞLİ BİR PAZAR GÜNÜ SOKAĞA SAÇILANAŞK KIRINTILARI(BÖLÜM 1) okunuyor.

  Baþlýk :   GÜNEŞLİ BİR PAZAR GÜNÜ SOKAĞA SAÇILANAŞK KIRINTILARI(BÖLÜM 1)
  Kategori :   Hikaye
  Ekleyen :   gelawej
  Eklenme Tarihi :   24.11.2008
  Okunma Sayýsý :   354

  Ortalama Puan

:

10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10

Puan Ver? :
  Yazý Ýçeriði
Yılmaz gözlerini açtığında annesinin uyanmış ve mutfaktan gelen seslerden kahvaltıyı hazırlamakta olduğunu anladı . Uykulu gözlerle karşısındaki duvarda asılı duran saate baktı saat dokuzu yirmi geçiyordu. Biraz daha kestirebilirim diye geçirdi içinden.
Gece saat üç bucukta uyumuştu.Ne yapmışsa da bir türlü daha önce uyumayı başaramamıştı.Televizyonun karşısında saatlerce ne aradığını bilmeden bir kanaldan diğerine gezinip durdu,Bu gezintiden bir hayli sıkılınca kitaplığından rast gele bir kitap çekerek okumaya başladı.Elinde geçen seçmelerden oluşan bir şiir kitabıydı.Cemal Süreya’nın bu bizim ki adlı şiirini "Yıkıcı bir aşk bu,Yıkıyor milletin ortasına Tutku yükünü./Bölücü bir aşk,/Ekmeği suyu bölüyor/Günde üç öğün./Hain bir aşk bu,Sizin eve hırsız girer Onunkine polis...."bölümüne kadar okuduktan sonra bu işten de sıkıldı.Onu bırakıp bir bilim dergisi onu bırakıp Balzac tan bir roman böylece bir saati geride bıraktı, kitaplardan da istediğini bulamayınca:Şimdi yapacağı en iyi şeyin müzik dinlemek olduğuna karar vererek cd leri kurcalamaya başladı "Evet bu olabilir" diyerek.Victor jara nın karışık bir cd sini kutudan çıkararak cd çalara yerleştirdi.Hoparlörden yükselmeye başlayan gitarın sesi yılmazı bir anda odadan alıp çok uzaklara sürükledi. Yılmaz paketinden çıkardığı sigarayı yakarak odanın ortasına sırt üstü uzandı. Kendini müziğin akışına teslim etti her nota bir sonrakinin yerine geçiyor ve kendinden önce geleni daha uzaklara gönderiyordu yılmazda onlarla birlikte gidiyordu.Yılmaz bir yandan müziğin sürükleyici ritmine kapılmış uzak dünyaların keşfedilmemiş coğrafyalarına giderken sigarasından da derin nefesler almayı ihmal etmiyordu. Sigarasından aldığı her duman ona bu yolculuğunda gereken kuvveti veriyordu sanki.
Yılmazın düşünceleri varla yok arasında iz bırakan bir kuyruklu yıldızın hızıyla akıyordu en sonunda bir gezegene toslayarak durmak zorunda kaldı " Evet geçen onca zamandan sonra 2 yıl dört mevsim 730 gündüz ve geceden sonra yarın ilk defa karşılaşacağız.Acaba hala eskisi gibi içten ve yüksek sesle kahkahalar atıyormudur?.Buluşmak istemeseydim daha mı iyi olurdu.Hem ne diyeceğim bak ben geldim koskoca iki yıldan sonra bir gün olsun telefonunu çaldırmayan ben posta kutunu bir defalığına dahi meşgul etmeyen ben.........of lanet olsun.Yılmaz düşüncelerin etkisiyle şimdi bulunduğu odadan elindeki sigarasından ve yanı başında çalan müzikten çok uzaklardaydı.Aradan geçen onca zamana rağmen neden görüşmek istedim? Ağzımdan kaçmış öylesine bir sözcükmüydü,onu seviyorsan iki yıl boyunca neden bir kere olsun arayıp sormadın hayır oğlum yılmaz sen onu seviyorsun unutmak istedin olmadı ,şimdi geçen zamana inat duyduğun tutku daha kuvvetli.Evet yaşadığım şey o en bilinen en tanımsız en kutsal en aşağılık en istisna en sıradan şey olan üç harfli ,gizemli kelime aşk.Aşk?Özel duyguların en soylusu mu?,Yoksa cinsel isteğin uyandırdığı vahşice bir sahip olma güdüsü mü? Yaşamak fakat tanımlayamamak insanın en aciz hali bu olsa gerek.Hayır sadece bir cinsel tatmin meselesi olamaz bakkal,kasap yada berber başka başka konularda ihtiyaçlarımı karşılıyor ama hiç bakkala gitmeden önce kalbimin yerinden fırlaycağı hissine kapılmadım yada yarın kasaba gideceğim için uykusuz geçirdiğim bir gecemde olmadı Tolstoy aşk bir alt üst oluştur derken yaklaşmış gibi görünüyor ama …..Düşünceleri bir anda yarınki randevuya kaydı.Acaba hangi kıyafetimi giysem yasemin kırmızıyı sever.Birden bir çığlık koparak ayağa fırladı sigarası sonuna gelmiş ve elini yakmıştı orta ve işaret parmağının sızını gidermek için hemen mutfağa koşarak elini suyun altına tuttu. Zıplamasının etkisiyle odaya yayılan külleri eleriyle kabaca topladıktan sonra.Yeni bir sigara yakıp bitmiş olan cd yi başa aldı.Yılmaz bu defa müziğin ritmine uyarak kah odanın bu ucuna kah diğer ucuna gidip gelmeye başladı.Sigarasından bir kaç derin nefes aldıktan sonra söndürerek yatağına girdi.Gözlerini kapattı ve kendini yeniden müziğin karşı konulmaz çağrısına teslim etti..Saat üçü çoktan geçiyordu.
Yılmaz yatakta bir süre daha yarı uyanık bir halde kaldıktan sonra kalktı .Ellerini ve yüzünü yıkayarak ,elbiselerini giymek için yeniden yatak odasına geçti.Eline ilk geçen kıyafetleri üzerine geçirdi.Yılmaz annesine günaydın diyerek kahvaltıya oturdu ve bir solukta çayını yudumladıktan sonra kalktı.
Annesi."Oğlum doğru dürüst bir şey yemedin otur karnını iyice doyur. Seni bu şekilde kesinlikle dışarı bırakmam" dedi.
Yılmaz "Sağol anne ama bugün çok önemli bir görüşmem var ve biraz daha oyalanırsam geç kalacağım hem ben dışardan bir şeyler yerim" dedi.
Anne."Aman oğlum aç kalmayacağım diye öyle önüne ilk gelen yerde yemek falan yeme. Bak önce temiz mi değil mi nasıl yapıyorlar…"
Yılmazın bir an önce çıkması gerekiyordu fakat diğer taraftan annesinin sözünü bitirmesini beklemeden de çıkmak istemiyordu. Yılmaz sonunda çareyi son sözü kendi söyleyerek konuşmayı bitirmekte buldu
Yılmaz "Tamam annecim söylediğin her şeyi anladım kendine çok iyi bak görüşürüz" dedi.Son kelimelerini söylerken kapıyı açmıştı.annesi bir kaç kez arkasından yılmaza seslendi fakat yılmaz bu sırada merdivenleri üçerli dörderli geride bıraktığı için yanıt alamadı.
Yılmaz sokağa adımını attığında onu insanın yüreğini aydınlatan sarı sıcak bir yaz günü karşıladı.Bu havalar tamda onun sevdiği türdendi.Aklından “Umarım günüm başladığı gibi iyi sona erer“ diye geçirdi.Bir yandan iliklerine kadar işleyen güneş ışınlarının zevkini çıkaran yılmaz diğer yandan koşar adım otobüs durağına doğru yürüyordu.Çift tarafı eskimeye yüz tutmuş evlerle çevrili bulunan sokağın sonuna geldiğinde bakkalın sandalyesini kapıya atmış gerine gerine güneşlendiğini gördü.Bakkal konuşmayı çok seven bir insandı bunu bilen yılmaz bakkalın bu zevkinin kurbanı olmamak için hızlı bir el hareketiyle selam verdikten sonra hızla yoluna devam etti.Yılmaz otobüs durağına geldiğinde kendisinden başka kimsenin olmadığını gördü.Bunun üzerine otobüsün yeni geçmiş olabileceğini düşünerek içine bir sıkıntı düştü saatine baktı saat on ikideki randevusunu yetişmesi için kırk dakikası vardı.birkaç dakika sonra uzaktan otobüsün geldiğini gören yılmaz kendini otobüsün önüne atmamak için zor tutu.Otobüs durağa iyice yanaştığında dolu olduğunu hatta ayakta da birkaç yolcunun olduğunu gördü fakat yılmaz ayakta gitmek bir yana otobüsün üstünde dahi yolculuk yapmaya razıydı.Tek tam saatinde randevu yerinde olabilsin di.Otobüse binen yılmaz pencere kenarında terden sırılsıklam olmuş muavine ücreti uzattıktan sonra ayaktaki yolculara çarpa çarpa otobüsün arka tarafına geçti.Yolcuların giyim kuşamlarından bugünün pazar olduğunu hatırladı. Otobüsün arka camından dışarıyı seyreden Yılmaz çocukluğunu geçirdiği caddelerin çok değişmiş olduğunu fark etti .İlköğretimini tamamladığı okul aynı yerinde boyası yenilenmiş olarak duruyordu.
Yılmaz evden randevu yerine zamanında ulaşabileceği bir saatte çokmış olmasına rağmen sürekli geç kalacağı hissini taşıyordu.Otobüs her durakta yolcuları almak için durduğunda yılmazın içinden inip koşmak geliyordu.Neyse ki randevu yerine zamanından beş dakika önce gelmişti.Yılmaz otobüsten indiğinde saati on biri kırk beş geçiyordu.
Otobüsten inen yılmaz yaseminle buluşacakları ,birkaç adım ötedeki parka doğru hızlı ve uzun adımlarla yürüdü.Park insanı sokağa davet eden güneşin çağrısına kulak veren insanların akınıyla dolup taşmıştı.Banklarda oturmuş evlerinden getirdikleri yiyecekleri yiyen ihtiyarlar,ağaçların gövdelerini yastık yapan bir birlerinin ellerini acıtacak derecede sıkan genç çiftler ve kumlardan ülkeler kuran çocukların varlığı parkı tam bir panayır havasına büründürmüştü.Parkın kapısında duran yılmaz gözleriyle parkı baştan aşağı süzdü ve yaseminin henüz gelmediğini gördü.Parkın giriş kapısından on beş yirmi adım ilerde kumda oynayan çocukların hemen arkasında yılmazın gözüne boş bir bank ilişti.Kendinden önce başkasının oturmaması için yılmaz hızla banka doğru yürüdü ve oturmadan önce parkı son bir defa baştan aşağı süzdü..........
Devam edecek..to be contunied

  GÜNEŞLİ BİR PAZAR GÜNÜ SOKAĞA SAÇILANAŞK KIRINTILARI(BÖLÜM 1) Yazýsýna Yapýlan Yorumlar

Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor.

  GÜNEŞLİ BİR PAZAR GÜNÜ SOKAĞA SAÇILANAŞK KIRINTILARI(BÖLÜM 1) Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz?

Sadece Sitemize Üye Olanlar Yorum Yapabilir.

Üye Ol  |  Þifre Talep


 


Yerli Yapým | Proje Network Ürünleri :
Amatör Yazarlar | Amatör Þairler