Biraz araştırmaya ve incelemeye meyilli insanlar,soru sormayı sever.Sıradan bir olay karşısında bile,olayın derinine inmeye çalışır;hemen bir soru patlatır.Ve cevabını genel de kendisi verir.Bazende o suru ve sorular havada kalır;kimse cevaplayamaz,ya da cevaplamaz.
Kendisi de cevaplamaz veya cevaplayamaz.Soru o kadar etkilidir ki,havada kalması gerekiyordur.Cevapla o hava bozulmak istenmez.
...
Birde teknik sorular vardır.Uzman insanların sorduğu teknik sorulardır.Bu sorular mutlak cevaplanmalıdır yada cevap istenmektedir.Bu tür sorular basit ve anlaşılır sorulardır.Soruya muhatap olan şahıs,muhtemelen cevabı bilir.Ya bilmiyorum,ya da görmedim,ilk defa duydum gibi cevaplar verir.Bu tür soruları soran insanlar da, bir üstünlük vardır.Konumu gereği, cevabı istenen sorunun muhatabı suçludur genelde.Soranda genelde adli bir kişidir.Resmi bir kişidir yani.Basit ve anlaşılır soru sorar.Sorması da gerekiyordur zaten.O soruyu sorması için maaş alıyor çünkü...
Bazen de,günlük veya haftalık makale yazan yazarlarımız soru sorarlar.Hergün YAZARLAR birilerine soru sorar.Gazeteler soru bankasına döner.Öyle olması da gerekir.Haklıdırlar yani...
Kendi Ülkeleri için, bizim adımıza,bazı resmi kurumlara ya da resmi olmayan herhangi bir oluşuma sorular yağdırırlar.Zaten Gazeteciliğin ruhun da var soru sormak.
Kendini YAZAR gören bir insanın,kafasın da yüzlerce soru vardır.Başkasını bırak,kendine soru soramayan YAZAR düşünülemez.
Bir Ülkenin yazarlarını veya aydınlarını,ANA MUHALEFET PARTİSİ gibi görürüm.Öyle olmasını isterim.
Bizim ülkede muhalefet bilinci gelişmediğinden,ya da tam anlamıyla yapılamadığından,bu fikrim yanlış anlaşılabilir.Sadece siyasi anlamda da söylemiyorum.Her konuya her görüşe bir soru sorulmaldır.
Eğer bir yazar TAMAMDIR DERSE, o artık kalemini bırakmalıdır.Magazin yazarı olsa bile...
Mesela,beşyıldır AKP'ye tek bir soru dahi soramayan YEŞİL SERMAYE KOD ADLI BASINI VAR.
Yenişafak Gazetesinde çalışan,Allah'ın her hangi bir kulu,KEMAL UNAKITAN'a tek bir soru sormuşlar mı?Soracaklar mı?
Bir yazar ya da AYDIN,kimlere soru sorabilir.Ya da soramayabilir.
Yazar olan bir insanın,TABU mekanizması nasıldır?Nasıl olması lazımdır?
FETULLAH GÜLEN hazretlerine! bırakın sormayı,cümle kuramayan yazarlarımız var.Tamam,Allah' ın sevdiği bir kulu olabilir.Gerçekten, mükemmel bir zat olabilir.Ama kardeşim,tek bir soru dahi de mi yok
Bence gerçek AYDIN,demin anlattığım o resmi kişi gibidir.Hani soru sorması için para alan yettkililerimiz gibi,yazarlarda o soruyu sormak için kalemlerini oynatmaları lazım...
Biz az gelişmişliğimizi sadece, ekonomik olarak düşünüyoruz.Refah,huzur,cebimize giren para...
Biz, her konuda her cadde'de az gelişmişiz.
Ben BEYOĞLU'nda oturuyorum,KURUFASULYE' den nefret ediyorum demekle gelişmiş olmuyoruz.Az soru sormamız,az gelişmişliğimizin kanıtıdır.Cebinde bi' ton para olsada...
Ne demiş SOCRATES abimiz:"SORGULANMAYAN HAYAT,YAŞAMAYA DEĞMEZ."
Soru soramayan bir gazete,soru sormayan bir gazteci,soru sormayan bir insan,bir BABA,bir ANNE, bir vatandaş,bir DÜNYALI DÜŞÜNÜLEMEZ.
Soru sorulmayan HAYAT,yaşamaya değmez.
"11 OCAK 2008,Mahir" |
|