Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
sahibini arayan kılıç-1 okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
sahibini arayan kılıç-1 |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
samical |
| Eklenme Tarihi |
: |
16.12.2011 |
| Okunma Sayýsý |
: |
254 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Sahibini Arayan Kılıç
Bir kılıç buldum, değişmiş olan dünya düzenini değiştirecek bir kılıç, ateş ırkını öldürebilen bir kılıç.
Var olan dünya düzeni tamamıyla değişmişti. İnsanoğlu (toprak ırkı) ateş ırkının kölesi haline gelmişti. Ateş ırkı ateşten yaratılmış olan cinlerden oluşuyordu. Artık insan gözü ateş ırkını görebiliyordu, kendilerini insanlara göstermişlerdi.
Ateş ırkı ile toprak ırkı arasındaki savaş nasıl başladı, sebebi neydi, bunu hiç kimse bilmiyordu. Ama bilinen tek şey ateş ırkı karşısında insanoğlu hiçbir şey yapamamış, birkaç hafta içerisinde tüm dünyayı ele geçirmişlerdi. İnsanoğlunu köleleştirmişler, kendilerinin tüm iğrenç ihtiyaçlarını insanları kullanarak gidermeye başlamışlardı. Kadınlara tecavüz ediyorlar, erkekleri bir av hayvanı olarak salıp ardından avlıyorlardı. İnsanoğlunu öldürmek onlar için bir zevkti. Zaten toprak ırkına karşı düşmanlıkları dünya yaratılmadan öncesine dayanıyordu. Ateş ırkının başkanı şeytan Adem’e secde etmediği için cennetten kovulduğundan itibaren, toprak ırkı ile ateş ırkı arasındaki savaş başlamıştı.
Toprak ırkını tamamıyla yakalayamamışlardı. Dağlardaki mağaralara, ormanların en karanlık bölgelerine saklanan bazı insanlar kurtulmayı başarmışlardı. Devamlı kaçarak ve yer değiştirerek ateş ırkına yakalanmamak için ellerinden geleni yapıyorlardı.
İki ırk arasındaki savaşta insanoğlunun silahları işe yaramamıştı. Ateş ırkı güç olarak insan yapısından daha güçlü ve daha hızlıydı. Yapısal olarak gövdeleri ateşten yaratıldıkları için dokundukları yüzeyi yakma ve hatta metale dokunduklarında metali eritebilecek güce sahiptiler. İnsanoğlunun silah ve mermileri onlara hiçbir zarar vermemişti.
Ateş ırkı etraftaki herhangi bir ateşi hemen hissedebiliyor ve hemen oraya gidiyorlardı. Bundan dolayı kaçak durumdaki insanlar hiç ateş yakmazlardı. Ateşten uzak dururlardı. Soğuk ortamlar ve su kenarları insanlar için daha güvenliydi. Ateş ırkı suyu sevmezdi. Fakat su da onlara bir zarar vermiyordu.
Şu anda çöldeyim, yatmış durumdayım, üzerimde bir battaniye var, elimde de bir kılıç. Kılıç bir metreden biraz daha uzundu. Üzeri paslıydı. Birtakım yazılar ve semboller vardı kılıcın üzerinde. Keskin bile değildi. Önümde ise orta büyüklükte bir ateş yanıyordu. Ateşin sarı ışığı tüm çevremi aydınlatıyordu. Sıcaklığı ise yüzüme vuruyordu. İçimde hiçbir korku yoktu, birazdan ateş ırkı avcılarının beni bulacağını biliyordum, ama bu bir dönüm noktası olacaktı. Ateş ırkının kalbine korku salacaktı.
Ateş ırkı avcılarından birkaç tanesinin hemen arkamda olduklarını hissediyordum. Bana kalk diye seslendiler. Kalkmadım. Biri gelip üzerindeki battaniyeye dokunarak yakmak istediği anda, avcı birdenbire küle dönüştü, ateş ölmüştü, kül olmuştu, arkadaşları durumu çölün rüzgarıyla savrulan külleri gördüklerinde anladılar. Ayağa kalktım. Kılıcı hızlıca diğer ikisinin gövdelerini yataydan kesecek şekilde savurdum. Şaşırmış ve şaşkınlıktan ne yapamayacağını bilemeyen iki avcıyı daha küle dönüştürdüm. Dördüncünün gözündeki korkuyu gördüm. Ona hiçbir şey yapmadım. Dördüncü avcının kaçmasına izin verdim. Ama bundan sonra ateş ırkı içinde bu olay yayılacak ve korkmaya başlayacaklardı.
Ateşi söndürüp yoluma devam etmek için hazırlığa başladım. Kılıcın sahibini yada yapan kişiyi bir şekilde bulmak ve bu kılıcın sırrını çözmek zorundaydım. Ancak bu şekilde ateş ırkı yenilebilirdi.
|
|
|
 |
sahibini arayan kılıç-1 Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
sahibini arayan kılıç-1 Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|