Dersim isyanı daha doğrusu Dersim katliamı,Cumhuriyet tarihimizin kara bir lekesidir.O gün orada yaşananlar,bugün bütün çıplaklığıyla açığa çıkmakta ve herkes elini vicdanına koyarak o katliamın faillerini vicdani duygularıyla değerlendirip eleştirmektedir.
Dersim katliamını, bugün meşru bir zemine oturtmak yani o dönemde yapılan katliamı savunmak insani duyguları körelmiş, ideolojisinin yargılarını kendi yargılarının önüne siper ettiren,adeta taparcasına sevdiği şahısların eleştirilmesinden korkan ya da kurdukları korku imparatorluklarının ve millette oluşturmuş oldukları tabunun yıkılacağından korkan insanlar hala var ancak korkunun ecele faydası yok…
Atatürk’ün Dersim Katliamından bihaber olabilir miydi?Bunun şüpheye yer bırakması bile absürt bir durum.Atatürk’ün,Dersim’de olup bitenlerden haberdar olması,halk şairi Köroğlu’nun bugünkü ABD başkanını babası olmadığı kadar kesindir.Şu durumda belki haklı olabilirsiniz:’’Evet,Atatürk Dersim harekatından haberdardı ancak ‘’katliamdan’’bihaberdi ve orduya katliam yapın emrini vermemiştir elbette diyebilirsiniz ya da 1937 ve 1938 arasında Atatürk hastaydı ve kendisini Dersim’de ki olaylar ile igili bilgi verilmemişti de diyebilirsiniz ancak 1937’de Atatürk,Adana,Mersin,Diyarbakır,Elazığ illerine seyehat etmişti yani o derece sağlıklıydı.Onun için Atatürk’ü Dersim’de ki olaylardan bağımsız kılmak,habersizdi deyip O’nu aklamak tarihi bir şahsiyeti korumaz bilakis O’nun tarihi şahsiyetine zarar verir.Bu bakımdan devlet arşivlerinin açılıp günahıyla,sevabıyla bu cumhuriyetin kurulurken ya da taşları yerine oturtulmaya çalışılırken neler yapıldığını,neler edildiğini bilmek bu milletin en büyük hakkıdır.Resmi tarih anlayışı daha doğrusu devletin’’resmi yalanları’’80 yıldır söyleniliyordu ve bunun için öğretmenler adeta bu yalanın nesilden nesile aktarılması için seçilmiş müritleriydi ancak bugün olduğu gibi etekteki taşlar dökülmeye başladı ve bu durumdan Dersim’izi almak gerekiyor…
Dersim Katliamı için,ne devletin bekasını,ne de onların devletin boyunduruğu altına girmemelerini(vergi vermemeleri,askere gitmemeleri)kılıfını uydurabilirsiniz.Orada,otuz askerimiz şehit edilmiştir ancak bunun karşılığı 14 bin kişiyi telef etmek olmamalıydı ve bir o kadarını da asimile etmek için,Türkleştirmek için batıya göç ettirildi,tanımadıkları ailelere,askerlere evlatlık verildi.Bunun hiçbir izahı olamaz.Bugün bu olayı savunan İsmet İnönü’nün torunu’’İyi ki Dersim’e harekat yapılmış,bakın ne güzel adam oldular’’diyebiliyor hem de rahatlıkla!İşte bu faşizan söylemler,bugün terör örgütünün doğuşunun ve katliam yapmasının asıl sebebidir ve bu tür faşizan söylemlerde bulunanlarda bu terörün ortaya çıkmasının müsebbibleridir.…Hal böyleyken bir zamanlar CHP’nin,Dersim’de yaptığı katliama maruz kalanlar(Aslında ben CHP demiyorum çünkü o dönem tek parti dönemiydi ve CHP,devlet;devlet,CHP idi.Onun için ben Dersim Katliamı ile ilgili CHP’yi değil,o günkü devleti yöneten kadroların sorumlu olduğunu düşünüyorum’’özellikle Alevi kesim,bugün CHP’nin bir numaralı oy kaynağı ve katliamın yapıldığı yerde-Tunceli’de- CHP’yi birinci parti yapıyorlar,sanırım Stocholm Sendromu böyle bir şey olsa gerek...
http://www.facebook.com/home.php#!/pages/Fikir-PlatformuAmat%C3%B6r-K%C3%B6%C5%9Fe-Yaz%C4%B1lar%C4%B1/280897205286060 |
|