AYDAN GELEN KIZ
Balkondayım,
Deli deli yağmur yağıyor,
Hava puslu,
Hava ruhumun renginde,
Kendime köpüklü bir kahve yaptım,
Günlerden cumartesi,
Saat öğleden sonra dört,
Aydan gelen adam uyuyor,
Ayın öbür yarısı kız uyuyor.
Ruhumu dinlendiriyorum. Ruhumu dinliyorum. Ruhum bana şarkı söylüyor. Güllerin yapraklarında damlalar, hava durmadan kükrüyor, bulutlar ürküp ağlıyor, balkondan uzanıp aşağı bakıyorum, güller yıkanıyor, gülün dalları yaprakla oynaşıyor.
Aykız uyanıp bağırıyor “anneeeeee” yanıma geliyor, soruyor “ne yazıyorsun?” Ve bir tane kağıt istiyor, katlıyor kıvırıyor uçurtma yapıyor, kahkahalarla gülüyor uçmayan uçurtmasına. Sonra aniden bağırıyor “babaaa” aydan gelen adamda ses yok, uykunun sihri arasında duymuyor, ama benim kulak zarlarım biran içinde olsa patlak patlak oluyor.
Hava puslu, yağmur yağıyor
Puslu hava ruhuma iyi geliyor, yağmur beni baştan ayağa yıkayıp temizliyor.
Yine ay kız geliyor hırkamı getirmiş “al Figen üşürsün” diyor, sarılıp öpüyorum, ay kız resim yapıyor , ben kızımın resmini izliyorum, gülümseyen bir güneş, yemyeşil ağaçlar ve bir sürü çiçek, dışarıda yağmur, kağıtta güneş, yüreğime gökkuşağı doğuyor.
Yağmur koşarak düşmüyor artık yere, sanki naz yapar gibi, ağır ağır buluşuyor toprakla, toprak kara sevdalı aşık gibi sarılıyor her düşen damlaya, sarılıyor bırakmıyor.
Ben gülümsüyorum, yağmurun kokusu doluyor ciğerlerime, ay kız gülümsüyor, gülümsemesi doluyor yüreğime
Balkondayım
Yağmur nazlı nazlı yağıyor
Hava aydına dönük
Ruhum gökkuşağında
Kahvemi çoktan bitirdim
Günlerden hala cumartesi
Saat öğleden sonrayı çoktan geçti
Aydan gelen adam uyuyor
Ayın öbür yarısı kız ruhumun salıncağında sallanıyor.
|
|