Nietzsche; Tanrı’yı ‘öldürdükten’ sonra, ölümün ardından bir hayat olmadığını, başka bir paralel yaşam çizgisinde hayata devam ettiği fikrini benimsedi. Lakin, asıl benliğini hissettiği bedeninin, toprağa karışıp atomlarına ayrılarak, bilincini terk edeceği düşüncesi, Nietzsche’yi sonsuz bir ikileme soktu ve tüm felsefesini allak bullak etti. Tabi bu sadece bir kuram. Nietzsche’nin kaleme aldığı bütün düşüncelerine ise tutarlı ve çelişmez denilemez sanırım. Felsefe, hatta kuram üzerine düşünce dünyası, sonu olmayan kısır bir döngü. Belki bunların hepsi saçmalık. Ama Nietzsche’nin söylediği gibi, paralel başka bir yaşam veya yaşam halkası mevcut ise, elbet bir halka içerisinde bunlar mantıklı şeyler. İmam Gazali büyük bir ihtimalle, sadece kişinin kendi bilinç akışına ve yorumuna bağlı kaldığı, aynı zamanda karanlık bir oda içerisinde düşünce kovalamaca olduğu için felsefeyi bir uğraş alanı olarak görmemiş ve hatta harama yakın fiil olarak nitelendirmiş. Sonuçta, sadece ölümden sonra yaşam inancı bile tek başına Nietzsche’yi darağacına götürmeme sebep.
|
|