Aglayamazsın bazen (çoğu kez)...gözlerin dolar ama bir türlü taşmaz .Avcunu açar,toprak alır ve yüzüne fırlatırsın ;gözlerin kapanır...sonra aglamaya başlarsın çünkü toprak gözünü acıtır,yakar ve gözyaşların çamur olur akar.... korkar insanlar senden ,çünkü kalemin çamurdandır gözlerin çamurdan...bakışların toprak karası,ellerin kaya parçasıve sözlerin;yoklugunun yarası....
Onlar gelir geçerler önünden sen sadece bakarsın .ellerin gökyüzünü işaret eder çogu kez ,adalet O'ndadır!..Siz gidiyorsanız be kalıyor değilim.Siz yürüyorsanız sokaklarda ,ben oturup seyrediyor değilim..Geri dönüş O'nadır,yollar ise ileriye değil ,mavinin en son tonunadır.BU yolun sonu ;semayadır.Dönüş yanlızca O'nadır...
''neden ?'' diye sorarsın sonra...Eksiklik nerede?..Yitiriş ,çarpık bir düzen ,kaybettiklerimize karşı içimizde duran bu acı lezzet neden?Halbuki biz yaptıgımız herşeyden hesap vermezmiydik ki; bu lezzetin tadı acı olarak kaldı damağımızda?..nedeni yoktu hiç bir şeyin :nedensizlikti bizim ilkemiz;yiyip içipte garson a '' HESAP!'' demeye korkumuzdu bizim mahcubiyetimiz.Hem kaçak ,hem teslimkar olanlardandık biz...
Herşeyin başı gibi herşeyin sonuda sonsuzluk...''Herşeyin başı bulunmuşlukken ,herşeyin sonu yitirilmişlik olmasın'' dememek için bendeki bu çırpınış...
Öğrenmek istediğim birşey var hayattan ; ''Ne zaman .nedenin ardında tüm heybetiyle duran soru işaretini kolundan tutup gökyüzüne fırlatacagım ve Ne zaman çünkünün ardından gelen üç noktanın yerini kelimelerle dolduracagım..........
hatice yalçın |
|