Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Batı ve Biz med ceziri acaba sosyal hastalık mı? okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Batı ve Biz med ceziri acaba sosyal hastalık mı? |
| Kategori |
: |
Makale |
| Ekleyen |
: |
esirkalem |
| Eklenme Tarihi |
: |
31.07.2011 |
| Okunma Sayýsý |
: |
180 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
| Geçenlerde birkaç kitap inceledim. Biraz ön sözlerini okudum. Çoğunluğu aslı olmayan bu dünyadan kopuk kitaplar gibi gözüküyordu. Aslında bu lafımda bir hakaret veya art niyetim yok. Böyle olması da çok normal. Çünkü evrimini bir türlü tamamlayamamış ve bunun üzerine devrim yapılmış bir halkız. Osmanlıdan gelen Türk-İslam uygarlığı üzerine inşa edilmiş kültürü bir anda batı kültürü ile değiştirmeye kalktık. Sakın yanlış anlaşılmasın ben cumhuriyetin ilk zamanlarındaki yapılanları eleştirecek yaşta ve konumda değilim. Sadece anlatmak istediğim çağdaşlaşmanın kendi normlarımızda olamaması. Özellikle sosyal hayata bu eksikliği çok yaşıyoruz çaktırmadan. Avrupa’ya giden her insan medeni oluveriyor insanların gözünde örneğin. Konuşması toplumda çok dinlenir ve hayat görüşü sevilir hale geliyor. Neden? Diye soruyorum kendime. Bizim toplumsal bir kültürümüz yok mu? Sosyal çerçevede bakıldığında şuan ki yapı ile bundan 100 sene öncesine dönemiyorsunuz. 100 sene önce okunan bir kitabı, müziği ve bazı toplumsal yapıları algılaya bilmeniz imkânsız hale geliyor. Hemen diyecekler dünya değişiyor çağ atlıyoruz. Ama bunu soranlara hala Avrupalı olamadık diyince çok eksiğimiz var diyor. Peki neden? Anadolu Selçuklarından beridir Anadolu’da yaşayan bu halk hala niçin kimlik arayışı içinde. Özellikle çok yakın dostlarımla sohbetlerimde çoğunlukla Osmanlı kadar kültür yaşamımız hareketli değil derim. Çünkü Osmanlı’da toplum kendi değerlerine kısmen de olsa sahipti. Tamam, teokratik bir yapı vardı ama kendine özgü bir sosyal kültürü vardı. Bu kısmen hala Anadolu’nun kırsal bölgelerinde hissedebiliyorum. Ama problem büyük kültürlerin şehirleri ele geçirmesi ile çığrından çıktı maalesef. Kırsal kesimde artık bir arayış başladı. Büyük yıkım diye tabir ettiğim bu arayış tüketici topluma geçmekle başladı. Herkes çocuğunu şehirde iyi yerlerde görmek ister hale geldi. Köyünde çağdaş bir tarım yapması için göndermedi hiçbir çiftçi oğlunu üniversiteye. İşte bunların tek sebebi biraz önce söz ettiğim Osmanlı sosyalitesini tamamen silmeye çalışmamızla oldu. Hala bu süreç çok hızlı bir şekilde işliyor. Örneğin birisi kalktı tasavvufun iki mükemmel dostluğunu pembe kapaklı bir kitapta basitleştirip piyasa malı yapı. Başkası da aldı Osmanlı’ya ait eserleri çıplak modern görünüşlü defilelerde dekor olarak kulandı. Tabi ki de bu kültürden yararlanılmalı ama basitleştirerek değil. Örneğin Dede Efendi bir bestesini dinletiye hazırlarken ilk önce tanımadığı halktan sıradan bir insanla paylaşır ona şu soruyu sorarmış ‘’ bu eser sana yabancı geldimi’’ bu sözler çok önemlidir. Bu kültüre yabancı olan bir eserin uzun yıllar kalıcı olamayacağını anlatır bize. Aynı pop müzisyenlerin niye son dönemdeki parçalar kalıcı olamıyor sorusu gibi. Çünkü için de biz yoğuz. Kenan Işık geçenlerde bir TV programında beni altüst eden bir şey söyledi. Hayatım boyunca çok tiyatro oynadım ama bir oyunumda da ezan sesini, çocukların oynadıkları öz kültür oyunlarımızı ve bize dair yaşama dair hiçbir şey koymadık dedi. Hep ezilmiş toplumlarda oynan zengin kız fakir oğlanla kendi kültürel çöküntümüz anlattık durduk dedi. İşe bu kelimeler bu ülkede sosyal yapının ne hale geldiği gösteriyor. |
|
|
 |
Batı ve Biz med ceziri acaba sosyal hastalık mı? Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Batı ve Biz med ceziri acaba sosyal hastalık mı? Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|