Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Tamirci okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Tamirci |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
sea |
| Eklenme Tarihi |
: |
29.06.2011 |
| Okunma Sayýsý |
: |
168 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Tamirci
"Bir parça daha hayal..." dedi ihtiyar adam. Pencereden sızan ince güneş ışığıyla aydınlanan odada sadece o vardı. Kendi kendine mırıldanıyordu gözlüğünün üstünden elindeki işe bakarken. Elli yıl önce babasının olan bu dükkânda geçmişti ömrü. Kendini bildi bileli bu eski formülü tekrarlardı. Ta küçüklükten aklına koymuştu babasıyla aynı işi yapacağını. Başka bir meslek düşünemiyordu kendi için. Öylesine ki her gece sayıklıyordu bunu on yaşındayken. İnsanoğlunu yaşatan formüldü bu. Yok olduğu takdirde hayat eskisi gibi olmayacaktı. Hayal, sevgi, ihtimal, ışık. Belki çok basit ama bir o kadar da önemli. Bu formül olmadan da bir şeyleri umut edebilirdi elbet insan ama kırılmış, elinde paramparça olmuş umutları bundan başka tamir edebilecek bir şey yoktu. Ne kadar basit olsa da herhangi bir şeyin sırasında ve miktarında yapılacak en ufak bir hata her şeyi mahvedebilirdi. Mesela; sevgi hayalden önce gelirse hayal etmeden sevgiyi elde etmiş olur insan. Bu, sevginin kıymetinin bilinmemesine yol açar, etrafındakileri kırıp geçer. İhtimalin çok az olması, gerçekleşmeyecek bir şeyi hayal etmektir. Bu ise hayata küstürür sahibini. Yaşamak imkânsızlaşır. Formüle tamamen hâkim olmak gerekiyordu bir umut tamircisi olabilmek için. Ülkenin en iyisiydi alanında. Onun öyle bir iddiası yoktu ama öyleydi. Diğerleri mutlaka bir hata yapıyordu miktarda. Yine de çok fazla kazanmıyordu; geçimini sağlayacak, malzemelerini alabilecek kadarı yeterliydi. İhtimali ekledi karışıma. Ancak uzun bir bekleme sırası vardı, eli hiç boş durmuyordu.
Şimdi tamir ettiği 15'inde bir kızın umuduydu. Birini çok sevmiş fakat umut ettiği karşılığı bulamamıştı. İki gece önce paramparça olan umudu elinde, ağlayarak dükkânının kapısına gelmiş, ona yardım edip edemeyeceğini sormuştu. Elindeki tüm işlere rağmen geri çevirmemişti onu. Umudu elinden alınan bir insan; dünyanın felaketi buydu onun için. Ve hak etmediği halde çok sevilenler... En az bir katil kadar suçluydu onlar da, onlar kadar cani. Umut öldürmek, insan öldürmekle eşti. Duvardaki eski guguklu saate baktı. Birazdan gelecekti genç kız. Işığı da koyup işini bitirdi. Lavaboda ellerine bulaşmış hayal artıklarını yıkadı. Ellerini kurularken dükkânın kapısında asılı olan zil birinin geldiğini haber verdi. Havluyu yerine asıp dükkânın ön tarafına yürüdü.
Tahmin ettiği gibi o genç kızdı gelen. Ancak hiç beklemediği şekilde gözleri gülüyordu. Umudu onda değilken, bu nasıl mümkün olabilirdi? Ne kendi böyle bir şey görmüş ne de babasından duymuştu. Asıl garip olan genç kızın yanında el ele durduğu esmer bir gencin olmasıydı. Sevdiği, umut beslediği çocuk değildi bu. Yaşlı adamın şaşkınlığını gören genç kız tek solukta açıklamaya başladı olanları. Önce o da herkes gibi hayatının anlamını kaybetmiş, mutlak bir karanlığa mahkûm olmuştu. Ama tam umudunu almaya gelirken bu çocuk çıkmıştı karşısına. Onu nerden tanıdığını, tanıştıkları günden beri onu sevdiğini ve onun da sevebileceğini umut ettiğini anlatmıştı. Bu, tekrar düşünmesine sebep olmuştu genç kızın. Tamam, tamir edilmişti umudu ama geri aldığında ne değişecekti ki? Sevdiği çocuk hala aynıydı. Hem eski umudunu tercih ederek bu çocuğun umudunu kırmış olacaktı. Sonra o gece yaşlı tamirciyle konuştukları gelmişti aklına. Umut öldürmenin adam öldürmeye eş olduğu... Sonuç olarak vazgeçmişti eski umudundan. "İstemiyorum onu."dedi genç kız. "Umudu olmayan birine verin." Yaşlı adama teşekkür ederek çıktılar dükkândan. Arkalarından bakarken hala şaşkındı tamirci.
"Kahretsin."diyerek arka tarafa geçti. Masadan yeni tamir edilmiş umudu aldı, son bir kez baktı ve tezgâhın üstündeki çöp kovasına attı. Genç kız bilmiyordu; umutsuz insan olmazdı ve kimse bir başkasının umudu ile yaşayamazdı. Odayı boydan boya geçip merdivenlere ulaştı. Yavaş yavaş tırmandı oğlunun odasına çıkan basamakları. Kapıyı açınca hevesle doğruldu sarışın çocuk yatağında. Adam çöp kutusundan ucu görünen umut kalıntılarına baktı. "Ne oldu?" diye sordu çocuk. "Aldı mı umudunu geri?" Kafasını salladı adam. "Geç kaldın." dedi hüzünle. "Sen başkasından vazgeçip onu fark edinceye kadar o senden vazgeçti. Haydi, getir şu eski umudunu da tamir edelim. Vazgeçtiğin kıza dön. Umutsuz olmaz."
-05.12.2010
|
|
|
 |
Tamirci Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Tamirci Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|