Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
...GARİP BİR ADAMDI... okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
...GARİP BİR ADAMDI... |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
gezgin |
| Eklenme Tarihi |
: |
03.11.2008 |
| Okunma Sayýsý |
: |
165 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Ne adı bilindi ne de sanı. Derin bir öykü gibi başladı, kahramanını bulamayan maceralar ardında üstü kapalı anlamlarda dolandı ve gitti yeni bir sefere daha. Daha önce de gitmişti ondan daha öncede.
Hatıraları hatırlandıkça gözleri süzdü yerlere, dargındı hayallere nedeni bilinmez bir korkuya kapılan bir cesaretin bedeliydi kabusları. Kavganın edilebilirliği üstüne siper alınmış bir hayattı onun yaşadığı. Uykunun tattan yenmeyen ekmek üstü muhabbetlerinde o bölünen umutlarını sıraladı raflar üstüne. Üzerine konan tozları sildikçe açıldı gözleri bir kademe daha hayata karşı.
Ne desek boş gidenin ardında kalan bütün izler silinirdi zamanda. Zamana yayıp paylaşımı korumakta mümkün değildi. Asla derdi asla ama asla pişman olma yaşadıklarından birer yanlış bile olsa her biri, bir saniyesini bile kaçırma yaşamışlığın. Çünkü yarın hiç gelmeyebilir yada bugün hiç bitmeyebilir.Vakit nakit değil tam tersine lirikti.
Baharın taze ve tatlı erik mayhoşluğuna boğulan buselerinde öpülenlerdendi. Karışsa da çoğu zaman mevsimler birbirine bir sonbaharla bir ilkbahar hep vardı onda ve yaşadıklarında.
Elbette demir alacaktı yani seferlere. Karada yaşayamaması gibiydi denize aşık birinin onun tutkuları. Güldü mü tam gülmeli ağladı mı tam ağlamalıydı. Sahteliği saydam eleklerden geçirip bıraktı kaldığı yerde öylece. Verilebilir sözler yerine yapılabilir gerçeklikleri kattı mücadelesine. Yeri geldi sonunu bilmeden yürüdü uzun yolların dar ve tenha sokaklarında, yeri geldi çok uzaklardan görünen yol sonlarına doğru daha da hızlandı bile bile gözyaşının ferahlığını.
Çehresine taktığı tebessümün altına gizledi hep üzülebilir yanlarını. Güneşin ışığında ağlayan yağmurun ıslatan soğuğunda mutlu olanlardandı.Yaşamak kelimesinin anlamını dolduran kavramları bir bir sıraladı aç kalan duyularına.
“Yanan bir sobanın eli yakacağı belli bile olsa, bazen yanmakta güzeldir” derdi. ”Aşkta buna benzer, yanacaksa adam tam yanmalı.Sevgilinin omzuna uzandığında aldığın huzur ve beliren mutluluk kıpırtısı kavramlar tersine döndüğünde yerini olgunluğa bırakmalı.İnsanın yüreği sığ sularda ki kayalara benzer. Sular çekildi mi tortulaşır kayalar ve tortuların tek ilacıdır yenilenen dalga parçacıkları. İşte bu devinimde kaybolmak yerine hep görünmek göz kırparak yeni doğan günlere yani yeni kelimeler için yeni hecelere. Her zaman noktadan sonra büyük harfle başlama cümlelere yatmadığın yerlerde yaşadıkların kalsın öylece.
Sonucu sıfır olan iki yada üç bilinmeyenli denklemlerde de bazen sonuç artı bir çıkar eksi bir de olabileceği gibi. Hayatına kattığın olumlu yanların olumsuz taraflarını da sakın göz arda etme yoksa heybetli bir çınar ağacının devrilişi gibidir aynen matematikte de olduğu gibi bölme işleminin kalanı.”
Garip adamdı. Yeni seferlere yol aldı rüzgarını hissede hissede hayatın. Doğruluğundan şaşmadan kurallarının, içine sığabildiği anlamlara tutundu. Alışılmışlığın ince çizgisinde gidip gidip geldi ve gülerken de ağlarken de garip bir adamdı. Kim bilir belki de garip olan yaşayışı kalıplara sığdıranlardı...
|
|
|
 |
...GARİP BİR ADAMDI... Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
...GARİP BİR ADAMDI... Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|