Boş hayallerle dolu yaşantılar dostlarım , gördüğüm veya henüz görebildiğim sadece bu.
Anlaşılan şu ki insanoğlunun 'yaşamak' icin ihtiyacı olan sey ekmek , su hatta havadan
önce 'hayalleri'.
Umut dolu hayalleri.
Belki hayata amaç katan , çabalama gayesinin temeli bu umutlar , hayallerdir.
Sanırım bu böyle.
Sanırım insan son nefesini verirken bile umut dolu hayallerini kurmaya devam etmekde ,
azrail bile bu huyundan caydıramamakda insanı.
Hiçbirsey kalmasada elinde
bu sefer güzel bir ölüm cennet veyahut öteki dünya ile ilgili umutlar , ümitler yeşermektedir.
Kendi kendini kandırmış olsa bile , bunu defalarca tekrar etmekde ve yinelemekde geri
kalmaz.
Dedim ya ekmek su gibi biseydir.
Aslına bakarsan insanoğluna hani hayatı boyunca en güzel zaman geçirten bölümde umut
dolu hayallerini kurdugu bölümdür.
Sınır tanımaz , kendi yazar ve kendi oynar.
Bu insana verilmiş en büyük nimet , eğlence ve yasam kaynagıdır aslında.
En sıkıntılı , bedbaht anlarda bile insan , hayal kurarak , bazı seylere ümit
baglayarak anı kurtarabilir , yaşayabilir , bir an olsun nefes alabilir.
4 yaşındaki cocugun kurdugu oyuncak hayali ile 24 yasındaki gencin kurdugu zenginlik
hayali emin olunki aynı masumiyet ve saflıkla doludur.
Peki dostlarım bu hayallerin üç aşağı beş yukarı falan filan , tamam lafı
gevelemeyi bırakıp söyleyecek olursam inanınki yüzde doksanı gerçekleşmez.
Peki bu gerçek insana ne kaybettirmiştirki ?
Hayallerinden , umutlarından kim vazgeçmiş.
Kaç kişi çıkıpda ; '' bırakın bu boş hayalleri '' diyip ,
köşesinde sessizce kendi hayallerine devam etmemiş ?
Ve inanın bana dostlarım insanoglu çok nankördür.
Sınır tanımaz ve doymak bilmez bir canavardır adeta.
Ona bütün hayallerini umutlarını verin , o gene bir köşede başka hayallere ve yeni
umutlara dalar , gider.
Dedim ya nankördür insanoglu.
Hayallerini gerçekleştirmek çoğu yönden bakıldıgı zaman hoş gözüksede dostlar ,
cok vahim yönleride vardır.
Kimi insanı büyük bir boşluğa düşürür.
Aslına bakarsan bu kör kuyuya düşüren hayallerinin gercek olmasından cok gene nankör
ve açgözlü olmasıdır.
Hayallerini gerçekleştiren insan geldiği noktada , sanki hiçbir emek harcamamış
gibi yeni umutlar ve hayaller ugruna bircok seyi elinin tersi ile itebilmektedir.
Evdeki bulgurdan olma misali bu acıyı yaşadığı zaman cok derin azap ve pişmanlık
duysada , inanın bana dostlarım o adama bütün kaybettiği seyleri geri verin ,
o gene nankörlüğünden vazgecmez
ve hevesler peşinde koşarak ve kendisini tatmin etmeye
çalışır.
Gerçek şudurki sonsuz tatmin duygusu asla yoktur , sonu ve sınırı yoktur.
Helede insanoğlu icin böyle birşey söz konusu bile değildir. |
|