Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
DELİRME NOKTALARI 7. ve 8. BÖLÜMLER okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
DELİRME NOKTALARI 7. ve 8. BÖLÜMLER |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
...ELF... |
| Eklenme Tarihi |
: |
09.05.2011 |
| Okunma Sayýsý |
: |
183 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
7.BÖLÜM
Sabah uyandığımızda hemen hazırlanıp çıkmıştık. Yolda bir şeyler atıştırdık evde yemek yiyemediğimiz için. Bugün oynaşma olmayacaktı tamamıyla işe odaklanmıştım. Arabayı hızlı kıllanıyordu. Burada Avusturya’da şirketleri olduğunu söylememişti.
Sonunda bir saatlik yoldan sonra büyük bir şirketin önünde durmuştuk. Ayak sesleri çoktu, bilgisayarın fanı, klavyenin tuş sesleri kulağımı mahvediyordu ama buna dayanabilirdim. Şirketin kapısından girdik hemen ve danışmaya uğramadan yukarı çıkmak için asansöre bindik. Asansörde kimse yoktu. Ben kiminle konuşacağımızı düşünürken birden bir şey fark ettim. İş başındayız ama Willin hala benimle birlikte olmayı düşünüyordu. Hemen ona dönerek;
“Aklından bile geçireyim deme şimdi bu işle ilgilenmeliyiz.” Dedim sert bir sesle.
Kafasını sağa sola sallayarak “bunu diyorsun ama sende istiyorsun.” Dedi ciddiyetle.
“Willin bugün ve sonralarında yok oldu mu?” Dedim sinirle.
“Ah hayır bunu yapma lütfen Isabel.” Dedi kendini acındırarak ve bütün heyecanlı enerjisini üzerime kullanıyordu.
“Ah Tanrım Willin şimdi sadece işe odaklan ve şu enerjini biraz azaltsan iyi olur.” Dedim kızarak.
“Evde seninle görüşeceğiz.” Dedi tehditkar bir sesle. Bu beni korkutması gerekirdi ama heyecanlandırmıştı. Bunu düşünmeye çalıştım ve birden asansör açıldı.
En üst kata daha çıkmamıştık ve birkaç kişi bindi. Willin yanıma gelerek beni belimden kavrayarak kendine çekmişti. Neden bunu yaptığını anlamamıştım ama sonunda yanımda ki dünya harikası adamı görünce anladım. Ah kıskanmıştı ve benim ona baktığımı anlayınca beni daha da kendine çekti. Bu huyunu sevmiştim. Böyle kıskançlığı ilk defa yapıyordu bunu biliyordum. Yanımda ki adam bana bakarak gülümsedi. Bende gülümsemesine karşılık verdim ve tam o sırada en üst kata geldi asansör. Beni çekiştire, çekiştire asansörden çıkardı ve bir köşeye götürdü.
“Sen ne yaptığını sanıyorsun?” Dedi sinirle soluyarak.
“Ne yaptım ben şimdi?” Dedim anlamazdan.
“Isabel çok iyi anladın ne dediğimi. O gülüşme neydi öyle.” Dedi beni kenara sıkıştırarak.
“Ah hadi ama kıskandın değil mi? Merak etme şimdilik seninleyim canım.” Dedim gülümseyerek.
“Şimdilik benimlesin ve daha sonra olmayacaksın ha. Hiç heveslenme sonsuza kadar benimsin bunu” kafamı göstererek “buraya yaz.” Dedi sert bir sesle.
“Vay bee kıskanç erkekler çekici olur derlerdi de inanmazdım.” Dedim ve dudağına öpücük kondurdum. Dudağında ruj lekesi kalmıştı ve onu çantamdan peçete alarak sildim.
Buna sevinmişti ve beni tam öpecekken onu kendimden uzaklaştırdım. “Hayır, şimdi gidip konuşmamız gereken birileri var.” Dedim gülümseyerek.
“Tamam.” Dedi biraz bozularak.
Önden yürümeye başladı bende onu takip etmeye başladım. Beni geniş bir odaya getirdi. Odanın ortasında yuvarlak büyük bir masa vardı. Buranın toplantı odası olduğu çok belliydi. Bizi bekleyen üç kişi vardı ve biz gelince ayağı kalkmışlardı. Willin onlara başıyla oturmalarını işaret ederek bana sandalyeyi çekti. Herkes oturduktan sonra Willin:
“Beni kırmayıp tekrardan buraya geldiğiniz için teşekkür ederim. Bu Isabel Afromen birlikte ailesi David ve Elina Afromen’in ölümünü ve dedemin Barbaros Willin’in kimin öldürdüğünü araştırıyoruz.” Dedi sakin bir sesle.
Benim soy ismimi söyleyince Willin üç kişide bana şaşkınlıkla bakmaya başladılar. Neden böyle baktıklarını anlayamamıştım ve Willin’e soran gözlerle baktım. O da anlamamıştı.
“Neden böyle bakıyorsunuz?” Dedim dayanamayarak.
“Üzgünüz babanız ünlü bir bilim adamıydı bu teşkilatta ama siz dünyaya gelince kayıplara karıştı.” Dedi Adamlardan biri.
“Nasıl yani ben dünyaya gelince ortadan kayboldular mı? Ama neden.” Dedim şaşırarak.
“Sizin yeteneğiniz eşsiz bir yetenek. Sizi ele geçirmek isteyen birçok düşmanımız vardı. David yani babanız bu riski göze alamadı ve kayboldu.” Dedi çekik gözlü adam.
Duyduklarımı hazmetmeye çalışıyordum. Nasıl yani benim için işinden mi vazgeçmişti. Ama neden yeteneğim yüzünden mi? Lanet olsun bu yeteneğim yüzünden resmen deli gibi hissediyordum kendimi şimdi ise yeteneğim yüzünden ailemin bütün yaşamını mahvetmiştim. Tanrım yetenekli biri olacaktım da neden başka yetenek olmadı? Masada ki herkes bana bakıyordu ama ben öyle donmuş kalmıştım resmen. Nasıl hissedeceğimi bilemiyordum. Babam benim için bıraktığı mektupta bunlar biraz geçmişti ama ben böyle olduğunu düşünmemiştim. Benim yeteneğimin neresi eşsizdi ki ne kadar saçmaydı. Basit bir yetenekti ve aptal bir yetenek yüzünden ailemin hayatının içine etmiştim. Birden mektupta şöyle bir yer geldi aklıma:
“Kızım eşsizsin bunu baban olarak demiyorum bunu bizim gibi olanlar içinden diyorum. Kendine hep dikkat et ve kendini suçlama sakın.”
Willin kolumdan tutarak sarstığında ona boş gözlerle baktım. Neden sanki böyle şeyler beni buluyordu. 19 yaşımdan beri deli olmamak için kendimi çoğu şeylerden kısıtlamıştım. Artık gerçekten bu kadarı fazlaydı.
“İstersen yarın konuşalım kendini toparladıktan sonra.” Dedi Willin benim durumumu görünce.
Kendimi biraz toparladım ve boğazımı öksürerek temizledikten sonra “hayır kendimi iyi hissediyorum devam edelim.” Dedim daha gerçekler duyacağımı seziyordum.
“Tamam, Bay Bobby bize Barbaros Willin’le ilgili bilmediğimiz düşmanları var mı yok mu onu söyleyecek?” Dedi Willin gerçekten benim için endişelendiği için bana bakarak konuşmuştu.
“Bay Barbaros’un bildiğimiz düşmanlarından hariç biri var ve bu düşmanı sizin bilmemeniz için elinden geleni yaptı. Bay Barbaros birini korumak için büyük bir risk aldı ve benim sezgilerime göre bu yüzden öldürüldü. Bayan Afromen geçen gece gittiğiniz depoda neler gördüğünüzü bize de söyleyebilir misiniz?” Dedi Bobby kibarca.
“Barbaros Willin birinin ismini söylememek için direniyordu. Anladığıma göre bir kadının yerini ve ismini istiyorlardı. Barbaros Willin “Bu sır benimle birlikte toprağa gidecek” dediğinde adamlar pes edip işini orada hallettiler.” Dedim o görüntüleri hatırlayınca başıma ağrı girmeye başlamıştı.
“Bay Robert istediğiniz gibi orayı detaylı inceledik. Verdiğiniz isimleri inceledik ve dediğimiz gibi büyük babanız bu işe bulaşmamanızı istiyor.” Dedi öbür adamlardan biri.
“Eğer biliyorsanız söyleyin yeter Bay Kewin.” Dedi Willin ciddiyetle.
“Bunu öğrendiğinizde Bayan Afromen’in de hayatı tehlikeye girecek.” Dedi ilk defa ortalarında oturan adam konuşmuştu.
Benim mi? Neden ama benim ilgim ne bu olayla. Nedense bu sıralar bütün olaylarda bende vardım. Öğrendiğim yeni bilgileri hazmetmeye çalışırken birde bunu duymak tatlı gibi gelmişti. Willin’e döndüğümde o da benim gibi şaşırmış bana bakıyordu. İçimden bir ses Barbaros Willin’in sakladığı kişinin benim olduğumu söylüyordu.
“Açık konuşur musunuz Bay Myron?” Diye sordu Willin bana bakarak.
“Büyük babanızın sakladığı kişi Bayan Isabel Afromen’dir.” Dedi Myron gözlerini benden ayırmadan.
Bunu duyacağımı biliyordum ama bunu başkası tarafından duymak şok ediciydi. Ne yani Barbaros Willin benim yüzümden mi öldürülmüştü. Bu lanet olası yeteneğim yüzünden mi öldürülmüştü. Şuan çıldırmak üzereydim. Willin benim hakkımda ne düşünüyordu anlayamıyordum. Sonuçta büyük babası benim yüzümden öldürülmüştü. Birden içimde büyük bir acı oluştu. Eğer benden nefret ederse ben yok olurdum. Bunu şimdi anlıyordum ona aşık olmuştum. Tanrım onu deli gibi seviyordum. Fazla tanımasam bile deli gibi sevdiğimi biliyordum.
8.BÖLÜM
Willin kendini toparlamaya çalışıyordu. Barbaros koruduğu kadın yani Isabel’a yüzünden öldürülmüştü. Isabel’i suçlamıyordu. Isabel’in bunlardan hiç haberi olmamıştı. Ailesi ondan bunu saklamıştı. Büyükbabası da bu sırrı hayatı pahasına korumuştu. Onun hayatta olduğu için mutluydu ve büyükbabası Barbaros Willin’e minnettardı. Ama bir gerçek vardı Isabel tehlikedeydi. Küçümseyecek bir tehlikede değildi bu büyük bir tehlikeydi. Büyükbabası ölmüştü ama Isabel’in ölmesine izin veremezdi. Vermeyecekti. Onu korumak için her şeyinden vazgeçerdi. Onu daha yeni bulmuştu ama erken kaybedemezdi. Isabel’in gücünü başka kimler biliyordu bunu öğrenmesi lazımdı. Üç adama dönerek:
“Büyükbabam bu sırrı başka kimlere söyledi. Yani Isabel’in ismini başka kimler biliyor?” Dedi Willin sakin bir sesle.
Isabel onun bu sakinliği karşısında şaşırmıştı.
“Büyükbabanızdan başka biz biliyoruz. Başka kimse bilmiyor.” DediMyron ciddi bir sesle.
“Tamam, sizin kimseye söylemeyeceğinizi biliyorum. Lütfen beyler kimse öğrenmesin bunu. Sizi ailenizle birlikte özel bir yere götürecekler. Bu iş bitene kadar orada yaşayacaksınız. Sizinde hayatınız tehlikede.” Dedi Willin her şeyi biran da planlayarak.
Isabel olanların etkisinde olduğu için hala bir şey söylememişti. Her şeyde kendini suçluyordu içinde. Ne yapacağını da bilemiyordu. Willin bu durumu anlayınca ona gülümseyerek:
“Sakın endişelenme sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim. Kendini bu olanlar için suçlamayı da bırak.” Dedi Willin ciddi bir sesle.
Isabel ağzını açmıştı ama bir şey diyememişti. Sonuçta Willin haklıydı.
Willin adamları çıkabilirsiniz dedikten sonra ayağı kalkıp onlara teşekkür etti. Adamlar odadan çıkınca Isabel’in karşısına oturdu ve:
“Seni bu işten uzak tutmam lazım. Bu iş bitene kadar güvenli bir yerde yaşayacaksın.” Dedi Willin hemen kurduğu planı söyleyerek.
Isabel sinirle ona bakarak “yani ben güvenli bir yere gideceğim ve sen bu işle uğraşacaksın.” Dedi.
“Evet.” Dedi Willin.
“Bunu ancak rüyanda görebilirsin. Ben bu işin içindeyim ve sen kabul et ya da etme bu işin en önemli noktasıyım. Bu işten uzak durmayacağım.” Dedi Isabel ciddiyetle.
“Sana bu işten uzak duracaksın dedim.” Dedi Willin sert bir sesle.
“Eğer beni uzak tutarsan geri dönerim ve kendim hallederim.” Dedi Isabel konuyu kapatarak.
Willin kalkıp Isabel’in önünde durdu ve “Isabel bu işin sonunda seni kaybetmek gibi bir olasılığı göze alamam. Seni yeni buldum ve kaybetmek istemiyorum. Anla beni ama sen inat yapıp benimle birlikte olacaksın.” Dedi acı bir şekilde gülümseyerek.
“Sende beni anla. Bu kez geri kalmayacağım ve ailemin yarım kalan işini bitireceğim.” Dedi ayağı kalkıp Willin’in yüzünü okşadı.
“Seni seviyorum Isabel.” Dedi Willin.
“Seni seviyorum Willin.” Dedi Isabel gülümseyerek.
“Bu işte beraber mücadele edeceğiz ve bitireceğiz.” Dedi her ikisi de.
“Hadi gidelim.” Dedi Willin gülümseyerek Isabel’in elinden tuttu ve şirketten el ele çıktılar.
|
|
|
 |
DELİRME NOKTALARI 7. ve 8. BÖLÜMLER Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
DELİRME NOKTALARI 7. ve 8. BÖLÜMLER Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|