Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
BEKLENMEDİK ANLAR 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11.BÖLÜMLER okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
BEKLENMEDİK ANLAR 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11.BÖLÜMLER |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
...ELF... |
| Eklenme Tarihi |
: |
09.04.2011 |
| Okunma Sayýsý |
: |
221 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
5.BÖLÜM
Kerem, rüyasında Ela’yı görüyordu. Öyle kaptırmıştım ki kendini Ela gelip onu uyandırmaya çalıştığında rüyası gerçek sanmıştı.
“Kerem hadi kalk saat 12’ye geliyor uyanma vakti.” Dedi Ela sinirlenerek.
“Lütfen aşkım bir beş dakika daha.” Dedi Kerem mızmızlanarak.
“Kerem ben Ela, Çiğdem değil.” Dedi Ela sitem ederek.
Kerem kendini tutamayıp “gel buraya küçük mızmız.” Diyerek Ela’yı kolundan tutarak kendine çekti.
Ela’yı yatağa yanına çekince dayanamayıp dudaklarını onunkilere bastırdı. Ela ne olduğunu anlamadan donmuş kalmıştı. Kendine geldiğinde hala Kerem dudaklarından öpüyordu. Ela sinirlenip Kerem’in karnına tekme atmayı başardı. Kerem acıdan kendini yerde buldu. Kendine geldiğinde neler olduğunu ilk başta anlamayan Kerem şaşkınlıktan gözlerini kocaman açmış yatağın üzerinde oturan Ela’ya baktı. Ela komedinin üzerinden bir bardak su alıp Kerem’in üzerine döktü. Kerem hala ne olduğunu tam anlamamıştı. Hala başı ağrıyordu, gece içtiği votka yüzünden. Ela:
“Kerem sen ne yaptığını sanıyorsun? Seni beyinsiz, demin sen ne yaptın. Seni dövmemem için bana bir şey söyle yoksa kötü olacak.” Dedi Ela dişlerinin arasından.
Kerem karnında ki acıya aldırmadan ayağı kalkıp yatağının karşısında ki koltuğa attı kendini. Sonra:
“Ela ne oldu anlamadım. Neden yatağımdasın? Neden karnıma tekme attın söyler misin?” Dedi Kerem acıdan fısıldayarak. Gerçekten çok kuvvetli vurmuştu karnına Ela.
“Kerem seni uyandırmaya geldim ama siz beyefendi kendinizi rüyanıza kendinizi kaptırmışsınız ki beni Çiğdem sanıp yatağa çekip öptün.” Dedi Ela sinirle ayağı kalkarak volta atmaya başladı.
“Ne? Anlamadım gerçekten seni mi öptüm?” Dedi Kerem sevincini gizlemeye çalışarak.
“Evet, beyinsiz herif beni öptün.” Dedi Ela, Kerem’in karşısına dikilerek.
“Ah Tanrım bu gerçek olamaz. Ben seni öptüm ha şaka yaptığını söyle lütfen.” Dedi Kerem iğrenme numarası yapmaya çalışarak ama ayağı kalkıp Ela’yı tekrar öpmemek için kendini çok zor tutuyordu.
“Lanet olsun ki şaka değil. Of Kerem daha çocuksun bunu aklına sok.” Dedi Ela sinirle dudağındaki rujun dağınıklığını silerek.
“Dur daha da kötü yapacaksın bekle burada.” Dedi Kerem masanın üstünden peçete alarak Ela’nın dudağındaki dağılmış ruju silmeye çalıştı.
“Bırak ben yaparım sen kendi dudağını sil.” Dedi Ela, Kerem’in elindeki peçeteyi almaya çalışarak.
“Dur da sileyim ufaklık.” Dedi Kerem sinirle.
“O zaman çabuk ol. Bunu şaka yaptığını sanıp seni hırpalamayacağım Kerem Bey. Yasmin yukarı gelmeden çabuk ol.” Dedi Ela sinirle.
Kerem kendini gerçekten zor tutuyordu Ela’nın şehvetli dudaklarına yapışmamak için. İşi bitince bir adım geri çekilip şöyle baktı.
“Tamamdır ufaklık oldu.” Dedi gülümseyerek.
“Ah ver şu peçeteyi.” Dedi Ela, Kerem’in elinde ki peçeteyi alarak.
“Başkalarına bakacağına kendine de baksana Kerem. Şu haline bak kadın olmaya niyetlendiysen gel seni bir güzel giydirip makyaj yapayım.” Dedi Ela gülerek Kerem’in dudaklarını silmeye çalışarak.
“Ha, ha, ha çok komik sende elini çabuk tutsan iyi edersin küçük hanım.” Dedi Kerem bozularak.
“Tamam, şaka yaptım Kerem alınma.” Dedi Ela, Kerem’i kırdığını anlayarak. Sildikten sonra geri çekildi Kerem’in yaptığı gibi şöyle bir baktı. Sonra dayanamayarak Kerem’i yanağından öpüp geri çekildi. Yanağında ki ruju silip:
“Oldu. Hadi yüzünü yıka üstünü giyin aşağı in yoksa Yasmin yaptığım bütün omletleri bitirecek aç kalacaksın.” Dedi gülümseyerek.
“Tamam, hemen geliyorum. Yasmin’ede söyle eğer bütün omletleri yerse onu evire çevire döverim.” Dedi Kerem omlet lafını duyunca açlığını anlamıştı. Ela’nın yaptığı yemekler her zaman harika olurdu hele de omletleri bir başka annesi bile öyle güzel omletler yapamıyordu.
Ela gülerek odadan çıktı. Aşağı inmeden odasına girdi ve kendine aynadan baktı. Ruju silinmişti, hemen aynanın karşısına geçerek pembe rujunu tekrar süreceği zaman zaten yemek yiyecekti yine çıkacağı için sonra sürmeye karar verdi. Olanlar birden yine aklına geldi. Kerem nasıl öpmüştü onu. Tamam, tam öpme değildi çünkü kendinde değildi diye geçirdi aklından. Hem niye bunu düşünüyorsun ki adam kendinde değildi ne yaptığını bilmeden öptü seni diye kızdı kendine. Ama bu öpücükten etkilenmişti.
Kerem hala yanağını tutuyordu. Ela’ya göre masum bir öpücük, Kerem’e ateşli gelmişti. Kendini nasıl zor tutmuştu Ela’nın dudaklarına yapışmamak için. Ela gerçekten zorluyordu onu bunu bir kez daha anladı.
Sonunda kendine gelince üstünü değiştirdi. Banyoya geçip yüzünü yıkadı ve saçlarını düzeltti. Aşağı inmeden önce derin bir nefes aldı.
Ela masada yemeğini yavaş yiyordu. Odada olanları aklından atamamıştı. Kerem geldiğinde başını kaldırıp baktı sonra:
“Çay mı istersin Kahve mi yoksa portakal suyu mu?” Dedi ciddi bir sesle.
“Ah portakal suyunu eleyelim kahve olsun.” Dedi gülümseyerek. Kerem’de, Yasmin gibi portakal suyunu hiç sevmezdi.
“Eee abi dün bizde kalmışsın eski odanda rahat uyudun mu?” Dedi Yasmin gülümseyerek.
“Evet, çok rahat uyudum eskisi gibi. Hele sabah daha da rahat kalktım.” Dedi Kerem gülerek. Bunu dediğinde Ela’ya baktı göz ucundan. Ela sonuncu cümleyi duymamıştı.
“Yıkandın mı?” Dedi Yasmin gülerek.
“Ne yıkanması?” Dedi Kerem anlamayarak.
“Saçların ıslakta.” Dedi Yasmin, Kerem’in saçlarını işaret ederek. Bunun ardından Ela’da masaya gelip gülmüştü.
“Sağ olsun Ela Hanım üstümden aşağı su döktü de.” Dedi Kerem sert sesle. Hiç fark etmemişti saçlarını.
“Eee sende uyansaydın Kerem, beni zorladın.” Dedi Ela kahkaha atarak.
“Ela’nın uyandırışlarını özlemiş olmalısın.” Dedi Yasmin.
“Ne demezsin, kız tam bir işkence yav. Çin işkencesi ufaklığın yaptığı işkencelerin yanında halt yemiş.” Dedi Kerem gülerek.
“Ha, ha, ha çok komik.” Dedi Ela bozularak.
“Kızma ufaklık takılıyorum sadece.” Dedi Kerem, Ela’yı kırdığını anlayınca.
Tam o sırada Ela’nın telefonu çaldı. Ela masadan telefonunu alıp kimin aradığına baktı. Kerem kim olduğunu merak etmişti. Ela telefonu açarak:
“Günaydın Erdem.” Dedi Ela gülümsemeye çalışarak.
“Günaydın hayatım, sizin kapının önündeyim kapıyı açsana.” Dedi Erdem.
“Tamam, canım açıyorum.” Dedi Ela ayağı kalkıp telefonu kapattı.
“Erdem mi kahvaltıya mı çağırdın?” Dedi Kerem kızdığını belli etmeden.
“Evet, bütün gün peşimde olacağına kahvaltıdan sonra bir iki saat takılıp gider.” Dedi Ela omuz silkerek.
“Hım kapıyı aç da çocuk kapıda kalmasın.” Dedi Yasmin araya girip.
“Tamam.” Dedi Ela.
“Abi, bana bir baksana sen yoksa Ela’dan…” Dedi Yasmin ortaya yem attı. Kerem’de hemen yemi yutup:
“Hiç de bile Ela’dan hoşlanmıyorum.” Dedi Kerem sinirle ama sonunda yemi yuttuğunu anlayıp kızardı.
“Aha ben hoşlandın demedim ki. Sen besbelli Ela’dan hoşlanıyorsun.” Dedi Yasmin gülerek.
“Şişt duyacak hem Ela’dan hoşlanmıyorum resmen aşık oldum.” Dedi Kerem başını eğerek.
“Abi sen ciddi misin? Ama ne zaman nasıl oldu.” Dedi Yasmin şaşırarak.
“Yasmin bunu sana sonra anlatırım Ela gelecek şimdi. Ama dün şıp diye aşık oldum.” Dedi Kerem kendini kötü hissederek.
“Nasıl yani dün mü? Abi eğer Ela’ya da anlık bir heves için seveceksen hiç sevme.” Dedi Yasmin sinirle.
“Yasmin ben ciddiyim ve gerçekten ciddi düşünüyorum. Tamam, çok çabuk oldu ama gerçekten ben ciddi düşünüyorum. Buna bende şaşırıyorum ama kendime hakim olamıyorum.” Dedi Kerem ciddi bir şekilde.
“Tamam, bunu kimseye söylemeyeceğim ama sonra konuşacağız.” Dedi Yasmin.
“Tamam, sonra.” Dedi Kerem.
Tam o sırada Ela ve Erdem girdi içeri.
6.BÖLÜM
Ela ve Erdem içeri girdiler. Kerem onlara sert bir bakış atıp sonra tabağındakileri yemeye başladı.
“Günaydın Yasmin. Günaydın Kerem.” Dedi Erdem gülümseyerek.
“Günaydın.” Dedi Yasmin ve Kerem aynı anda.
“Erdem sen otur bende sana çay koyayım.” Dedi Ela gülümsemeye çalışarak.
Kerem bunu görünce biraz da olsa kıskançlığı gitmişti. Kerem, Ela’nın Erdem’i sevmediğini anlamıştı. Şansı daha vardı.
“Tamam, hayatım.” Dedi Erdem masaya Ela’nın sandalyesinin yanına oturarak.
Kerem kendi tabağına bakmak için zorladı kendini. Gerçekten Ela’dan hoşlanmıyordu, ona aşıktı. Yasmin abisinin durumunu görünce anlamıştı. Abisi resmen gerçekten aşık olmuş acı çekiyordu. Buna bir yandan seviniyordu. Çünkü abisi ilk defa bir kıza böyle duygular hissediyordu ve bunun arkadaşı Ela olunca sevinçten çığlık atmak istiyordu. Ela gerçekten çok iyi bir kızdı ve çokta güzel. Ama bir yandan üzülüyordu abisinin böyle acı çekmesine. Ela masaya gelip Erdem’e çay bardağını verdi ve oturdu. Yasmin tam kahvesini tazeleyecekken telefonu çaldı. Arayana bakınca şaşırmıştı. Arayacağını gerçekten tahmin etmiyordu. Ela ve Kerem soran gözlerle bakıyordu Yasmin’e. Yasmin onları görmemezlikten gelerek telefonu açtı ve:
“Alo.” Dedi sakin bir şekilde.
“Ala ben Alp dün ayağına yanlışlıkla çarpan kişi. Şey… Şey ayağını soracaktım da çok merak ettim.” Dedi utanarak.
“Teşekkürler düşüncen için ayağım gayet iyi sadece biraz şişti o kadar büyültülecek bir şey yok.” Dedi Yasmin gülümseyerek.
“Gerçekten dünkü olanlar için özür dilerim bilmeyerek oldu.” Dedi Alp yine üzgün olduğunu dile getirerek.
“Önemli değil artık oldubitti. Üzülmene gerek yok ayağım sandığım gibi şişmedi.” Dedi Alp’ın üzüldüğünü anlayınca yüzünü buruşturdu.
“Ama yinede ayağın şişti ve ben özür için seni bir yerlere götürmek istiyorum.” Dedi Alp utanarak.
Birkaç saniye sessiz kaldı Yasmin sonra “Şey bilemiyorum ne zaman peki.” Dedi Yasmin.
“Hım sen ne zaman boşsan o zaman olur.” Dedi Alp.
“O zaman yarın olur mu?” Dedi Yasmin yanakları kızarmıştı bile.
“Tamam, benim için yarında olur.” Dedi Alp sevinerek.
“Tamam, o zaman saat 20.00’da nerede istersen orada buluşuruz.” Dedi Yasmin.
“Hım evinin adresini ver seni almaya geleyim yarın gideceğimiz yer sürpriz olsun.” Dedi biraz çekinerek.
Yasmin ne olur ne olmaz evinin adresini vermek istemiyordu bu yabancıya. Daha yeni tanışmıştı ve güvenip güvenemeyeceğini tam olarak bilmiyordu.
“Sen bana bir yer söyle ben oraya geleyim sonrada beraber dediğin yere gideriz ama bir şartla.” Dedi güvenliğini garantiye almak ister gibi.
“Tamam, şartını söyle.” Dedi Alp biraz şaşırmıştı.
“Benim arabamla gideceğiz ve arabayı ben kullanacağım.” Dedi Yasmin ciddi bir şekilde.
“Hım ama ayağın ne olacak.” Dedi Alp bunu kabul etmediğini dile getirmemişti ama istemiyor gibiydi.
“Ayağım yarına kadar daha iyi olur eğer bunu kabul etmezsen gelmem.” Dedi Yasmin şüphelenmişti bu yemek davetinden.
“Tamam.” Dedi Alp kabul etti isteksizce.
“O zaman yarın saat 19.30’da Cafe Caprisse’de bekleyeceğim seni.” Dedi Yasmin şüphelendiğini belli etmeyerek.
“Tamam, orada olacağım.” Dedi Alp isteksizce.
“O zaman görüşürüz.” Dediler birbirlerine ve telefonu kapattılar.
“Arayan kimdi?” Dedi Kerem merak ederek.
“Dün ayağıma çarpan kişi özür için yemeğe davet etti.” Dedi Yasmin sakin bir şekilde.
“Tanımadığın kişilerle yemeğe gitmemelisin.” Dedi Kerem sert bir sesle.
“Abi merak etme benim arabamla gideceğiz.” Dedi Yasmin Kerem’in sert çıkan sesine aldırış etmeyerek.
“Nerede yemek yiyeceksiniz peki.” Dedi Kerem sesini kontrol etmeye çalışarak. Eğer Yasmin söylemezse üstüne gidecekti.
“Bilmiyorum Cafe Caprisse’den oraya gideceğiz.” Dedi Yasmin omuz silkerek.
“Nasıl bilmiyorsun Yasmin? Güvenliğin için arkandan gizlice iki koruma yollayacağım.” Dedi Kerem kızarak.
“Abi buna gerek yok sadece yemek yiyeceğiz.” Dedi Yasmin sakin bir sesle ama bir yandan iyi olur diyordu.
“İtiraz istemiyorum arkandan güvenliğini sağlayacağım.” Dedi Kerem Yasmin’i dinlemeyerek.
“Yasmin, Kerem doğru söylüyor. Bende endişelenmem hem bunu bildiğim için.” Dedi Ela araya girerek. Kerem bunu duyunca gülümsemişti Ela’da gülümsemesine karşılık vermişti.
“Tamam, sizin dediğiniz gibi olsun.” Dedi Yasmin itiraz etmeyerek.
“Eee sorun hallolduğuna göre bir yerlere gitmeye ne dersiniz.” Dedi Erdem araya girerek.
Herkes yüzünü buruşturdu ama tek Kerem itiraz etti.
“Ben size katılamayacağım ufak bir işim var.” Dedi sinir olduğunu belli ederek.
“O zaman kızlar siz ne dersiniz.” Dedi Erdem, Kerem’i umursamayarak. Kerem ise orada Erdem’in ağzını burnunu dağıtma isteğini zor tutuyordu.
“Erdem benim bugün işlerim var proje ödevleri falan bunu sonraya bıraksak.” Dedi Ela yumuşak bir sesle. Aslında hepsini teslim etmişti ama Erdem’le bir şeyler yapmak istemiyordu.
“Hayatım sonrada yaparsın.” Dedi Erdem ısrar ederek.
“Olmaz Erdem sonra bir şeyler yaparız.” Dedi Ela itiraz ederek.
“Tamam, hayatım o zaman sen projelerini yap. Eee Yasmin senin işin var mı istersen sinemaya gideriz.” Dedi Erdem yumuşak bir sesle.
“Hım bilemiyorum Erdem ayağım zaten kötü üstüne basarsam daha da şişer.” Dedi Yasmin sesinin sert çıkmadığını umarak.
“Tamam, o zaman ah Kerem keşke işin olmasaydı senle takılırdık.” Dedi Erdem kahkaha atarak. Erdem aslında Kerem’den hoşlanmazdı ama ona sataşmayı seviyordu.
Bu sözlere Ela ve Yasmin’de gülmüştü kendilerini tutamayarak.
“Üzgünüm Erdem seninle takılmak güzel olurdu gerçekten. Sen kız ben erkek sonra yanlış anlar.” Dedi Kerem kahkaha attı ayağı kalktı.
Erdem bunu duyunca gülümsemesi suratından gitmişti. Ela ve Yasmin, Kerem’in dediklerine gülmemeye çalışıyordu ama sonunda tutamadılar gülmelerini ve öksürerek güldüler. Erdem sonunda:
“Kerem bu şaka ağır oldu ama.” Dedi Erdem sinirlenerek.
“Dostum şaka diyen kim ki. Şaka değil gerçek. Görüşürüz kızlar işlerim bitince akşam geleceğim.” Dedi Kerem kahkaha atarak. Erdem’le dalaşmamak için hızlıca evi terk etti. Korktuğundan değildi Ela’nın karşısında sevgilisi olan herifi dövmek istemiyordu.
Erdem bunları duyunca ayağı kalkıp Kerem’in peşinden gidecekti ki Ela kolundan tutarak:
“Canım ilk sen sataştın kabul et ve otur. Hem zaten birazdan gideceksin.” Dedi Ela gülmesini bastırarak.
Erdem yerine oturup sinirle soludu.
Alp;
Yasmin’le konuştuktan sonra bütün planım yerle bir olmuştu. Bu gece eğlenceli geçecek sanıyordum ama kız uyanık çıkmıştı. Aptal sanmıştım bu kızı ama öyle çıkmamıştı. Dün onu masada oturmuş gördüğümde onun barmenin yanına gidip içki almasını beklemiştim ve dönerken tam ona çarpıp tahmin ettiğim gibi ayağının burkmasını sağlamıştım. Ama şimdi boşuna yapmıştım bu planı ve kız resmen batırmıştı planlarımı. Sonunda istediğimi alacaktım ya zorla ya onunda istemesiyle ama alacaktım istediğimi. Bu planı yapmışsam sonuna kadar sürdürecek ve tatmin olmuş şekilde son verecektim planımı.
Kızın güzelliği zaten aklımdan gitmiyorken planımı yarıda kesemezdim. Elde etmek için bütün kartlarımı kullanacaktım. Yapmadığım şey değildi bu. Kolay olmayacaktı ama bende kolay olmasını istemiyordum. Yarına yalnız kalacağımız bir ortam ayarlamam lazımdı. Kapalı mekan ve tek biz olacaktık o mekanda.
Yasmin içinden kötü bir şey olacağını tahmin ediyordu ama bekleyip görmesi lazımdı. Abisinin korumaları onları takip edeceği için güvendeydi. Bunu kabul ettiği için pişman değildi zaten. Şimdi bunu düşünmemeye çalışarak abisinin ve Ela’nın durumunu düşünmesi lazımdı. Bunu düşünürken aklına Tuğba’nın olayı geldi. Tuğba’yla konuşması lazımdı ama haftaya cumayı beklemek zorundaydı. Odasına gidip müzik çalarından müzik dinleyerek yeni aldığı kitap “Tehlikeli İlişkileri” okumaya başladı.
7.BÖLÜM
Yasmin buluşma için hazırlanmaya başladı. Üzerine mavi mini elbisesini giyindi. Ayağı çok az sızlasa da yeşil elbisesinin altına gri ince topuklu ayakkabılarını giyindi. Saçlarını düzleştirip bağlamadı. Makyajını yeşil tonlarda kullandı. Ruju ise pembe bir parlatıcı kullandı. Eline gri küçük bir çanta aldı. Takı olarak boynuna yeşil bir kolye ve kulaklarına da büyük halka küpelerini taktı. Bileğine ise ince gümüş bir bileşik taktı.
Aynanın karşısına geçti kendine baktı ve hazır olduğunu anladı. Ayağının yine incinmemesi için dikkatlice salona geçti. Ela onu bekliyordu. Yasmin’i görünce gülümsedi ve:
“Vay kızım oğlanın aklını başından alacaksın. Mavi elbise, mavi gözler ve güzel bir yüz. Ama sende bunun fazlasın var.” Dedi Ela arkadaşına iltifat ederek.
“Teşekkür ederim canım senin güzelliğinin yanında benim ki hiçbir şey.” Dedi gülümseyerek Yasmin.
“Yasmin ne zaman kabul edeceksin benden daha güzel olduğunu?” Diye sordu Ela bıkmış bir sesle.
Yasmin her zaman Ela’nın kendisinden güzel olduğunu öne sürerdi. Şimdi gerçektende yanılmadığını anlıyordu. Kerem hiçbir kıza ilgi duymazken Ela’ya bayağı bir ilgi duyuyordu. Bu konunun aklına geldiği iyi olmuştu. Akşam yemekten sonra Kerem’in evine gidecekti bunu konuşmak için.
“Ela bunu hiçbir zaman kabullenmem. Çünkü doğru bu ve senin güzelliğin resmen eşsiz gibi bir şey.” Dedi Yasmin gülümseyerek.
“Seninle tartışmayacağım Yasmin Hanım.” Dedi Ela yeşil gözlerini devirerek.
“Bu arada yemekten sonra Kerem’in evine gideceğim.” Dedi Yasmin.
“Neden ne oldu ki?” Diye sordu Ela meraklanıp.
“Bir bakayım beyefendi evini temiz kullanıyor mu kullanmıyor mu?” Dedi Yasmin neden gittiğini söylemek istemiyordu.
“Hımm kesin pislik içindedir. Eğer öyleyse beni arada yardıma gelirim ve Ayşe teyzeyi de getiririm.” Dedi Ela gülerek. Ayşe Teyze haftalık ortalığı toplayan kişiydi. Ela ve Yasmin hiçbir zaman Ayşe Teyzeye temizlikçi olduğu gibi davranmamışlardı. Her zaman saygıda kusur yapmazlardı. Ayşe Teyze geldiğinde onlarda yardım ederlerdi.
“Tamam ararım.” Dedi Yasmin.
“Ne zaman çıkacaksın?” Dedi Ela sorar gözlerle.
“Ne o benden gizli bir şeyler mi yapacaksın?” Dedi Yasmin sinsice.
“Ne alaka kızım sadece merak ettim.” Dedi Ela yüzünü buruşturarak.
“Hadi, hadi yeme beni Erdem mi gelece?” Dedi Yasmin.
“Sende biliyorsun ki Erdem’i yanında sepetledim. Erdem’den ayrılacağım ama nasıl yapacağım bilmiyorum da.” Dedi Ela savunmaya geçerek.
Bunu duyduğuna sevinse de belli etmedi Yasmin. “ Neden?” Diye sordu.
“Yasmin sende biliyorsun. Erdem iyi biri ve ben hala ona karşı bir şey hissedemedim. Bir aydır sürüyor ilişkim ve elini bile tutmak istemiyorum. Yol yakınken ayrılacağım.” Dedi Ela yüzünü asarak.
“Canım arkadaşım onu üzeceksin diye üzülme sakın. Sen doğru olanı yapacaksın. Merak etme seven ve seninde onu seveceğin biri çıkacak karşına. Ama lütfen üzülme Erdem kendini sevecek başka bir kız bulur.” Dedi Yasmin, Ela’nın yanına gidip elini tutarak.
“Sen olmasan ben ne yapacaktım bilmiyorum. Sen olmasaydın babamın istediği gibi Elektronik bölümü okuyacaktım. İyi ki varsın.” Dedi Ela gözleri dolarak.
“Aaa ağlama ama beni de ağlatacaksın. Kendini toparla Ela” saate baktı ve “benim çıkmam lazım canım hadi kendine iyi bak bu kadar duygusallık yeter.” Dedi Yasmin ağlamamak için kendini zor tutarak.
“Tamam, canım sende dikkat et.” Dedi Ela gözlerini silerek.
Yasmin kapıya giderken son bir kez arkadaşına bakıp çıktı evden.
Alp önceden restorandı arayarak kapattırmıştı. Yasmin’le özel bir gece geçirmek istiyordu ve Yasmin’in bol içmesini sağlayacaktı. Siyah bir takım giyinmişti. Gömleği beyazdı ve kravat takınmamıştı. Gömleğinden ilk iki düğmesini düğmelememişti. Saçlarını dağınık şekil verdi vaksla. Hazırdı artık. Evden çıkarken kapıyı kilitledi. Taksi çağırmıştı ve Yasmin hanımın istediği gibi onun arabasında gideceklerdi. Bu yüzden Alp kendi arabasını almamıştı.
Buluşacakları yere gidince taksiciye fazladan para verip indi. Bir masaya oturup beklemeye başladı. O sırada kızdan nasıl etkilendiği gözünün önüne geldi. Gerçekten mükemmel derece de güzel bir kızdı. Yasmin’den etkilenmişti ama kızdan cinsel yönden etkilenmişti. İki gün önce Didem’den ayrılmıştı ve Yasmin ona ilaç gibi gelmişti. Aslında genç adam böyle zannediyordu gerçekte kendini böyle kandırıyordu. Yasmin’den gerçekten etkilenmişti ve onunla olmak istiyordu. İki gün önce gördüğü kızdan hoşlanıyordu. Ama o bunun hala farkında değildi.
Yasmin cafeye girdiğinde bir yıldız gibi parlamıştı adeta. Alp onu görünce nutku tutundu. Kibarlık yapıp ayağa kalktı. Yasmin, Alp’i görünce gülümseyip masaya doğru yürüdü. Genç adamın gerçekten yakışıklı olduğunu anladı. Masaya gelince:
“Merhaba.” Dedi Yasmin gülümseyerek.
“Merhaba.” Dedi Alp de gülümsemeye gülümsemeyle cevapladı. Sonra “istersen çıkalım ya da burada biraz oturalım.” Dedi Alp.
“Çıkalım arabam dışarıda hadi.” Dedi Yasmin gülümseyip arkasını dönerek.
Alp masaya 20 TL bırakıp Yasmin’in peşinden gitti. Dışarı çıktıklarında cafenin karşınına park edilmiş jaguara baka kaldı. Metalik yeşil jaguar bütün güzelliği ile karşısında duruyordu. Alp, Yasmin’in yanına giderek:
“Bu fıstığın sahibi sen misin?” Dedi Alp şaşkınlıkla.
“Evet.” Dedi Yasmin gülümseyerek.
“Vay bende ilk başta jaguar almaya karar vermiştim ama BMW aldım.” Dedi Alp gülümseyerek.
“Seninki de süpermiş.” Dedi Yasmin içten gülümseyerek.
“Hadi bakalım nasıl araba kullanıyorsun görelim.” Dedi Alp gülerek.
“Geç bakalım nasıl kullandığımı görürsün.” Dedi Yasmin sinsice gülümseyerek.
Arabaya bindiler ve Alp gidecekleri yeri söyledi. Yasmin oraya daha önce birkaç kez gitmişti. Oraya eski sevgilisi Onur’la gitmişti. Trafik şansına yoktu ve Yasmin arabayı hızlıca kullanıyordu. Alp ise inanamayarak araba kullanışına bakıyordu. Bu kız diğer eski sevgililerinden farklıydı ve ondan hoşlanmaya başladığını anladı. Bunu düşününce afallamıştı. Kızı yatağa atmayı planlarken bu da nerden çıkmıştı? Şimdi kızla yatmak istemiyordu. Onunla sevgili olmak istiyordu.
Gidecekleri yere kısa zamanda gittiler. Yasmin arabayı çok hızlı kullanmıştı ve manevraları çok iyi idi. Restoranda gelince Alp, Yasmin’in koluna girerek içeri girdiler. Alp kızdan gerçekten etkilenmişti ve arkadan bir arabanın onları takip ettiğini anlamamıştı. Yasmin ise abisinin dediğini yaptığı için minnettardı. İçeride kimseler yoktu ve bu Yasmin’i şaşırtmıştı. Alp ise bunu tamamıyla unutmuştu. İçinden bu kadar ileri gittiği için lanetler savurdu. Ama yapılacak bir şey yoktu Yasmin’e dönerek:
“Şey sadece özrüm için birlikte yalnız yemek yeriz diye düşünmüştüm.” Dedi utanarak. Neden utandığının farkına varınca Alp daha da kızardı.
Yasmin, Alp’in kızardığını görünce gülümseyip “önemli değil.” Dedi.
Masaya oturduklarında menüyü vermek için masaya garson geldi. Menüyü aldıklarında Alp şöyle bir bakıp karar vermişti. Yasmin’de karar verince garson gelip siparişleri aldı ve gitti. Alp ayrı yeten şarap istemişti ama Yasmin’in sert şaraptan içmesini istemiyordu. Bu aklına gelince şok oldu. Daha buluşmadan önce bunu istemiyor muydu? Onun içip kendinden geçmesini ama şimdi istemiyordu. Kahretsin ki Yasmin’de şaraptan içecekti.
Yemeklerini ve içkilerini içtikten sonra Yasmin hala sarhoş olmamıştı. Kızın bünyesi bayağı sağlam diye düşündü Alp ve buna sevindi. Dans etmek için Alp, Yasmin’i kaldırdı. Yasmin çok güzel dans ediyordu. Alp’te öyle ama terlemeye başlamıştı birden. Neden olduğunu biliyordu ama umursamadı. Yasmin’e kollarını sararak dans etti.
Artık gitme vakitleri gelmişti ve Yasmin, Alp’e onu eve bırakabileceğini söyledi. Alp ise buna teşekkür etti ama kabul etmedi. Nedeni ise Alp kendini tutamayıp kıza bir şey yapmaktan korktu. Başka bir gün yine birlikte yemek yiyebileceklerine söz vererek ayrıldılar.
Yasmin Kerem’in evine gelince kornaya uzun, uzun bastı. Kerem’e hep geldiğinde bunu yapardı. Kerem hemen garajın kapısını açtı. Yasmin arabayı park edip eve doğru yürüdü. Kerem kapıyı açık bırakmıştı. Eve girince kapıyı kapatıp etrafına baktı. Koridorda koliler vardı ve bunu anlamadı. İçeri girince Çiğdem sinirle ona çarparak kolileri alarak çıktı. Yasmin şaşkınlıktan bakakaldı. Kerem’e döndü ama Kerem oralı bile değildi.
8.BÖLÜM
Kerem, Çiğdem'den ayrılmak istediğini söylediğinde Çiğdem delirmişti. Nedenini soruyordu hep ama Kerem cevap vermemişti. Sadece:
"Çiğdem denedim ama seni sevemedim." Diyordu sakin bir sesle.
"Sana zaman veririm ani karar verme lütfen." Dedi Çiğdem ağlamaklı.
"Çiğdem denemedim mi sanıyorsun? Denedim seni sevmeyi ama olmuyor. Ben başkasını seviyorum." Dedi konuyu uzatmadan Kerem.
Çiğdem şok olmuştu bunu duyunca "kimi seviyorsun?" Dedi ağlayarak.
"Bu seni hiç ilgilendirmez. Senden sadece eşyalarını toplayıp gitmeni istiyorum." Dedi Kerem sinirlenerek.
"Bana yaptıklarını ödeyeceksin Kerem Bey." Dedi Çiğdem ve yukarı çıkıp eşyalarını toplamaya başladı.
Kerem koltuğa oturup şimdi neler olacak diye düşünmeye başladı. Çiğdem engelinden kurtuldu ama Erdem vardı. Bunları düşünürken Çiğdem elinde 2 tane koliyle aşağı indi. Hala sinirliydi. Çiğdem bir şey demeye hazırlanırken dışarıdan korno sesi geldi. Kerem kimin geldiğini anlamıştı. Garajın kapısını kumandadan açtı hemen ve:
"Çiğdem artık gitsen iyi olur." Dedi sakin sesle.
"Kim geldi yeni sevgilin mi?" Dedi Çiğdem sinirle sırıtarak.
"Çiğdem defol bu evden. Kimin geldiğini bilmek istiyorsan Yasmin geldi." Dedi sert bir sesle.
"Ooo demek küçük cadı geldi ha. Neyse bunların bedelini ödeyeceksin bir gün elbette." Dedi Çiğdem ve kapıdan çıkmak için giderken Yasmin girdi içeri.
Yasmin etrafına bakarken Çiğdem ona çarparak çıktı evden.
Yasmin ne olduğunu anlamak için Kerem'in yanına gitti ama kerem oralı bile değildi.
"Burada neler oldu abi?" Dedi Yasmin şaşkın bir sesle.
"Sadece Çiğdem'le ilişkimi bitirdim." Dedi Kerem umursamazca.
"Nasıl yani bitirdin mi cidden?" Dedi Yasmin şok olarak.
"Yasmin sana söyledim ben artık Ela'yı seviyorum ve şimdi onun için hayatımda ki engelleri kaldırıyorum." Dedi Kerem ciddi bir sesle.
"Abi sen gerçekten seviyorsun Ela'yı." Dedi Yasmin, Kerem'in yanına gelerek.
"Ela'yı sevmiyorum ona sırıl sıklam aşığım." Dedi Kerem başını eğerek.
Gülümseyerek. “Bunu bilmiyorum. Ben elimden geleni yapacağım Ela için. Ela'yı ne var da şimdi sevdim bunu bile anlamadım." Dedi Kerem koltuğa yığılarak.
"Bunu bende bilmiyorum ama sana güzel bir haber verebilirim." Dedi Yasmin, Kerem'in yanına oturarak.
Kerem koltukta doğruldu ve Yasmin'e baktı ışıldayan gözlerle. "Ne haberi?" Dedi heyecanla.
"Hımm Ela, Erdem'den ayrılmayı düşünüyor." Dedi Yasmin abisine gülümseyerek.
Kerem sevinçten koltuktan kalktı ve Yasmin'i kaldırarak sarıldı. "Ciddi misin sen?" Dedi.
"Tabi ki abi ama ben boğmayı bıraksan." Dedi Yasmin kısık sesle.
"Bunu duyduğuma çok sevindim. Şimdi sadece Ela'yı kendime aşık edeceğim." Dedi Kerem sevinçle.
"Abi bana bir söz vermen lazım." Dedi Yasmin ciddi bir sesle.
"Ne sözü?" Dedi Kerem merakla.
"Biliyorsun Ela benim en yakın arkadaşım. Daha doğrusu kardeşim gibi. Bana onu üzmeyeceğine dayir söz ver. Eğer onu gerçekten seviyorsan sevgili ol evlen." Dedi Yasmin.
"Ben onu artık üzemem. Yasmin şu halime bak hiçbir kız için böye düşünmedim. Daha dün ilk defa onunla evlenmeyi düşündüm. Bu düşünce şok etti beni ama gerçekten hoşuma gitti. Ben ona tapıyorum resmen." Dedi Kerem ciddi sesle.
"Bunu duyduğum iyi oldu abi gerçekten için rahatladı." Dedi Yasmin gülümseyerek.
"Hımm Yasmin sen bu elbiseyle mi gittin buluşmaya?" Dedi Kerem sert bir sesle.
"Evet, ne oldu?" Dedi Yasmin anlamayarak.
"Daha kısa bir elbisen yok muydu? Bu çok uzun." Dedi Kerem kıskançlıkla.
"Hadi abi yapma daha kısa elbisem olsa onu giyerdim ama almam lazım." Dedi Yasmin gülerek.
"Yasmin çileden çıkartma beni. Bu ne kızım ne kadar kısa." Dedi Kerem sinirden kızararak.
"Abi neresi kısa bunun lütfen yav senin sevgililerin daha kısasını giyiyorlar." Dedi Yasmin kahkaha atarak.
"Onlar farklı, Ela ve sen bir daha böyle elbiseler giyinmeyeceksiniz. Zaten geçen gün onun giydiği elbise yüzünden çıldıracaktım." Dedi Kerem o anı hatırlayınca Ela'nın yine ne kadar büyüleyici bir güzelliği olduğunu hatırladı.
"Abi istersen kapanalım mı?" Dedi Yasmin sinirle.
"Çok güzel olur." Dedi Kerem gülümseyerek.
"Yok artık abi bu kadarı da fazla. Hem Ela kendine karışan erkeklerden hiç hoşlanmaz." Dedi Yasmin sinirle.
"Hadi yaa ben onun huyunu değiştiririm merak etme. Tamam, tamam ne giyerseniz giyin ama abartmayın." Dedi Kerem bozularak.
"Tamam, istersen bize gidelim." Dedi Yasmin gülümseyerek.
"Süper olur hadi gidelim." Dedi Kerem kapıya ilerlerken.
"Abi şu üstünü değiştirsen yani güzel olur. Dünkü giydiklerin üzerinde de." Dedi Yasmin kıkırdayarak.
"Tamam, bekle hemen geliyorum." Dedi Kerem yukarı fırlayarak.
Yasmin abisinin bu haline gülmeden edemedi.
Ela evde DVD izliyordu sıkıntıdan. Erdem kaç kez aramıştı ama Ela her seferinde meşgul olduğu için bazılarına yanıt vermişti bazılarına da yanıt vermemişti. Yasmin’in ne zaman geleceğini merak etmeden edemiyordu. Kerem’e uğrayacağını biliyordu ama saatler geçmek bilmiyordu. DVD’yi kapatıp müzik dinlemeye başladı.
Alp eve geldiğinde kendini hemen koltuğa attı. Bugünü düşünmeye başladı. Planını tam uygulayacağı zaman neden fikir değiştirdi anlamamıştı. Kız tamamıyla afetti ve Alp uslu durmuştu. Kızdan büyülenmişti de. Yoksa aşık mı oluyordu? Yok canım o kadar da değil dedi kendi kendine. Ama düşününce bu hoşuna gitmişti. O kadar çapkınlıktan sonra bir kıza aşık olacağını düşünmemişti.
Kerem kendi arabasıyla Yasmin’i takip ediyordu. Sonunda eve geldiklerinde arabaları garaja park ettiler. Eve girdiklerinde Yasmin, Ela’ya seslenmişti ama ses yoktu. Salona gidip baktıklarında Ela koltukta uyuyakalmıştı. Kerem, Ela’nın öyle masum uyuduğunu görünce Ela’ya ne kadar aşık olduğunu anladı.
“Ela uyuya kalmış burada böyle iki büklüm yatıramam. Hadi yardım ette yukarı taşıyalım.” Dedi Yasmin fısıldayarak.
“Sen bırak ben yukarı taşır yatırırım.” Dedi Kerem.
“Tamam, o zaman bende odama çıkıyorum. Hadi Ela’yı alda yukarıda kapıyı tutuyum.” Dedi Yasmin gülümseyerek.
“Tamam.” Dedi Kerem, Ela’yı kucağına alarak.
Odaya geldiklerinde Yasmin yatağı açarak Kerem’in Ela’yı yatırmasını izledi. Gerçekten abisiyle en yakın arkadaşını birbirlerine yakıştırmıştı.
“Hadi abi çıkalım odadan.” Dedi Yasmin gülerek.
“Tamam.” Dedi sadece Kerem.
Odadan çıktıklarında Kerem, Yasmin’e “Ben cidden aşık oldum Yasmin” Dedi.
“Biliyorum abi.” Dedi Yasmin kendi odasına giderek.
9.BÖLÜM
Ela uyandığında kendini odada bulduğu için şaşırmıştı. Kalkıp yüzünü yıkayıp hazırlandı. Odadan çıkıp aşağı inecekken Kerem'in eski odasından sesler duydu. İrkilerek yavaşca ilerleyerek odanın kapısının önünde durup nefesini tutarak odayı dinledi. Gerçekten odadan sesler geliyordu. Ela kapının kolunu kavradı ve hızla açtı. Kerem karşısında şaşkınlıktan büyümüş gözleriyle Ela'ya baktı.
"Sen ne zaman geldin buraya?" Diye sordu Ela şaşkınlıkla.
"Akşam Yasmin'le geldim." Dedi kahkaha atmaya başlamıştı sonunda Kerem.
"Bunda gülünecek bir şey yok." Dedi Ela kızararak.
"Nasıl korktuğuna bir baksana ufaklık." Dedi Kerem ve yeniden kahkaha attı.
"Kerem eğer sen arkana dönük olsaydın o zaman ben gülerdim şimdi sen ağlardın." Dedi Ela sinirle.
"Vay şimdi gerçekten ağlayacağım. Tamam, ama komikti ufaklık kabul et." Dedi Kerem gülümseyerek. İçinden ise bu kız beni gün geçtikçe daha da büyülüyor diye geçirdi.
"Tamam, kabul" dedi Ela ve tehlikeli bir bakış atarak "bunu ödeteceğim Kerem Bey." Dedi ve Kerem'in üstüne, üstüne yürümeye başladı.
Kerem ise başına ne geleceğini bilerek tırsarak geri, geri gitmeye başladı. Ela'nın onu en hassas yerinden gıdıklayacaktı yani karnından. Ela tehditkar bir gülümsemeyle Kerem'in yanına koştu. Kerem yatağın kenarına değince kaçacak bir yerin kalmadığını anlayarak:
"Ela düşündüğümü yaparsan çok kötü ödersin bunu bil." Dedi Kerem tehlikeli bir sesle.
"Ne düşündüğüne bağlı ve eğer tahminin doğruysa ne olmuş.." Deyip Kerem'i gıdıklamaya başladı.
Kerem, Ela'nın ellerini çekmeye çalışarak istemsizce gülüyordu. Ela onu daha da gıdıklıyordu. Kerem'in gülmekten gözünden yaşlar gelmeye başlamıştı ve:
"Ela yapma bak..." Diyecekken yine gülme krizi aldı sonra "Ela yapma diyorum sana..." Dedi ama yine sözünü tamamlayamamıştı.
Ela gıdıklarken Kerem geri gidecekken kendini yatağın üzerinde buldu. Ela da dengesini kaybederek onun üzerine düştü. Ela yaptıklarına pişmandı ama iş işten geçmişti. Şimdi Kerem'in üstündeydi. Kerem ise şaşırmıştı bu olaya ama Ela'nın vücudunun ağırlığını hissetmek onun için güzel gelmişti. Ela kendine gelerek kalktı ayağı:
"Ben aşağı inip kahvaltıyı... Hazırlayım... Sende hazırlan aşağı in kahvaltı yap." Dedi Ela utanarak.
"Tamam." Dedi Kerem ve kahkaha attı. Ela'nın utangaçlığı hoşuna gitmişti ve bu onun için bir umut ifadesiydi.
Ela hızla odadan çıkıp mutfağa gitti ama Yasmin ondan önce kahvaltıyı hazırlamıştı. Ela yüzüne bakamayarak kahvaltıya oturdu ve yemeğini yemeğe başladı. Yasmin bir şey sormadı bu davranışı için. Kerem ise beş dakika sonra gülerek gelmişti. Ela ona hızla bakıp yeniden tabağına yöneltti bakışlarını. Kerem'den biraz etkilenmişti ama birazdı ve bu onun için bir şey ifade etmiyordu. Sonunda Kerem'in gülmesine sinir olarak Yasmin'e dönüp:
"Bugün sizi eğlenceye ben götüreceğim." Dedi hala yanağı kızarıktı.
"Nereye gideceğiz?" Diye sordu Yasmin sevinerek.
"Hımm Supperclub'a ne dersiniz?" Dedi Ela gülümseyerek.
"Orası hiç olmaz turist var hep." Dedi Kerem sert bir sesle.
"Ne var biraz kaynaşırız onlarla da." Dedi Ela gülerek.
"Hayır, olmaz dedimse olmaz sizi yemeğe çıkarayım en iyisi." Dedi Kerem sert bir sesle.
"Niye yav sen yemeğe çıkmak istiyorsan Çiğdem'le çık." Dedi Ela Çiğdem'i hatırlayınca istemsizce yüzünü buruşturmuştu.
"Ayrıldığım bir kişi ile yemeğe asla çıkmam." Dedi Kerem ,Ela'ya sinirle bakarak.
"Ne ayrıldınız mı siz?" Dedi Ela şaşırarak.
"Evet ve bu konuda konuşmak istemiyorum." Dedi Kerem, Ela'ya delici bakışlar atarak.
"Tamam, o zaman hazırlanmaya başlayalım zaten geç kalkmışız saate baksana 13.41." Dedi Ela ayağı kalkıp kahvaltılıkları toplamaya başlayarak.
"Bana bak bücür eğer o gece kulübüne gitmeyi ısrar edersen senin başına bela olurum." Dedi Kerem sinirle.
"Nasıl bir belaymış o?" Dedi Ela umursamayarak.
"Sevgilimden ayrıldığıma göre bütün gece benle takılıp sadece benle dans edersin." dedi Kerem kahkaha atarak.
"Şakacı çocuk seni." Dedi Ela bunları ciddiye almayarak.
Kahvaltılıkları topladılar Yasmin'le birlikte ve hazırlanmaya çıktılar. Ela üzerine bu kez rahat dans etmek için dar mavi kot pantolonunu ve üzerinde "Bad Girls" yazan beyaz bluz giyindi. Bluzun üstünde ki yazı her zaman hoşuna giderdi ve kenarlarında siyah şekillerden kolunun bir kaç yerine dövme olarak yaptırmıştı.
Yasmin ise bugün yalnız takılmamak için Alp'ı arayıp aramayacağını düşünüyordu. Sonunda içinde ki sesi dinleyerek Alp'i aradı. Alp ise ikinci kez çalışta açtı.
"Alo." Dedi Alp.
"Alo Alp benim Yasmin." Dedi Yasmin.
"Numaran bende var Yasmin senin aradığını biliyorum." Dedi Alp gülerek.
"İyi varsa var sana bir şey sormak için aramıştım." Dedi Yasmin utanarak. İlk defa telefonda biriyle konuşurken kızarıyordu.
"Tamam, kızmana gerek yok." Dedi Alp üzgün bir sesle.
"Kızmadım sadece sinir oldum. Bu akşam eğer bir planın yoksa Supperclub'a gidiyoruz biz sende gelsene." Dedi Yasmin hızlıca söyledi.
"Hımm akşam işim yok o zaman akşam sizle takılırım." Dedi Alp ve sonunda "biz" sözünü anlayarak sordu "biz derken?"
"Ben, en yakın arkadaşım Ela ve abim Kerem." Dedi Yasmin.
Alp'e, Kerem ismi tanıdık geliyordu ama sadece ufak bir tesadüftür diye soyadını sormadı. "Tamam, akşam orada olacağım." Dedi ve vedalaşıp kapattılar.
Alp sevinçten havalara uçuyorken, Yasmin ise ne giyeceğini karar vermekle uğraşıyordu. Sonunda o da Ela gibi rahat etmek için siyah kot pantolonunu ve beyaz üzerinde dalgalı siyah şekilleri olan bir bluz giyindi.
Makyaj olarak mavi gözlerine siyah göz kalemi ve gri far sürdü. Ela ise yeşil gözlerine yeşil göz kalemi ve Yasmin gibi gri far sürdü. Ela ruj olarak dudak renginin biraz koyusunu tercih etmişti. Yasmin ise tek parlatıcı sürmüştü dudağının pembeliğini belli edecek.
Aşağı inip Kerem’le birlikte Ela’nın BMW’sine bindiler ve gece kulübünün olduğu yere doğru gittiler. Ela arabayı trafik kurallarına göre kullandığı için geç gitmişlerdi. Her şeyde çılgın olan kız araba da ise kurallara uyuyordu. Sonunda gelmişlerdi ve içeri girdiler. Yasmin hemen Alp’i aradı ama bir türlü bulamadı. Ela ve Kerem’e bir şeyler deyip dışarı çıktı ve Alp’i aradı. Alp hemen üçüncü çalışta açtı ve Yasmin’e “geliyor musun?” Diye sordu.
“Ben geldim sen neredesin.” Dedi Yasmin.
“Ben içerde barmenin oradayım.” Dedi Alp ve Yasmin “tamam” deyip kapattı.
İçeriye girdiği an Alp onun karşısına çıkmıştı. Alp üstüne beyaz gömlek ve siyah ceket giymişti. Mavi koy ve spor ayakkabıyla tamamlamıştı bunu. Alp’e hayran olmamak elde değildi.
Alp ise karşısındaki bu güzelliğe hayranlıkla bakarken “Merhaba.” Dedi.
“Merhaba hadi gel abimle en yakın arkadaşım Ela’yı tanıştırayım sana.” Dedi Yasmin gülümseyerek.
“Tamam.” Dedi ve Yasmin’i takip ederek masaların olduğu tarafa ilerlediler.
Ela ve Kerem boş buldukları bir masaya oturmuşlardı. Kerem, Ela’ya kaşlarını çatmış bakıyordu. Yasmin yanında biriyle geldiklerini gördüler ama kimle geldiğine bakamamışlardı. Sonunda kimle geldiğini gören Kerem şokla ayağa kalkarak “Alp sen haa.” Dedi.
Alp ismini söylendiği tarafa bakınca şaşkınlıkla “Keremm.” Dedi.
10.BÖLÜM 1.KISIM
Alp şaşkınlıkla Kerem’e baka bakmıştı. Kerem’de ondan farksız değildi. Kaç yıl olmuştu görüşmeyeli liseden sonra görüşememişlerdi.
“Oğlum sen nereden çıktın böyle.” Dedi Kerem sonunda kendine gelerek.
“Senin çıktığın yerden nereden olacak.” Dedi Alp kahkaha atarak.
“Alp öl ya öl oğlum hala iğrenç espriler yapıyorsun.” Dedi Kerem yüzünü buruşturarak.
“Hiçte bile harika espriler yapıyorum.” Dedi Alp kendini savunarak.
Yasmin ve Ela ise şaşkınlıkla onları izliyorlardı. “Siz tanışıyor musunuz?” Diye sordu Yasmin sonunda.
“Evet, maalesef bu piçi liseden beri tanıyorum.” Dedi Kerem ve birden jeton yerine oturarak. “Siz nereden tanışıyorsunuz? Yoksa ayağını ezen ibne bu mu?” Dedi Kerem sinirle.
“Oğlum piçliğin alemi yok ve maalesef evet yanlışlıkla ben incittim ayağını.” Dedi Alp sinirle.
“Aslında Yasmin Alp dediğinde anlamalıydım senin olduğunu.” Dedi Kerem kahkaha atarak ve “siz bunun asıl öbür mallıklarını duysanız gülmekten ölürsünüz haa.” Anlar aklına gelince Kerem katıla, katıla gülmeye başlamıştı.
“Kerem sakın anlatayım deme bitiririm oğlum seni.” Dedi Alp sert bir sesle.
“Sıkıyorsa yap lan. Merak etme daha anlatacak değilim ama anlatacağım bir gün.” Dedi Kerem hala gülüyordu.
“Ooo bu ne bee buraya sizin piçliklerinizi mi duymaya geldik? Hadi Yasmin gel dans edelim.” Dedi Ela sinirlenmişti bu konuşmalardan.
“Hop durun bakalım. Ufaklık sana demiştim sevgilim olmadığı için bugün tek benimle dans edeceksin.” Dedi Kerem, Ela’nın kolundan tutarak.
“Yok yaa başka emrin. Yürü git kendine başka kız bul.” Dedi Ela kolunu çekmeye çalışarak.
“Sansını zorlama Ela Hanım ben sana demiştim.” Dedi Kerem ve onu dans pistine doğru götürdü.
Yasmin onların arkasından bakarak masaya oturmuştu. Alp’te hala olanların şaşkınlığından sıyrılmaya çalışıyordu. Liseden beri Kerem’i sadece magazinde birkaç kez görmüştü. Aslında doğal bir şeydi ama Kerem’in kardeşine yapacağı şeyleri düşündükçe iğrendi kendisinden. Nasıl daha önce böyle şeyler düşünebilirdi ki. Eğer yaptığı planı gerçekleştirseydi Kerem kesinlikle onu öldürürdü. Bunları düşünmemeye çalıştı ve yapmadığına şükretti.
Yasmin kendine bir şey söylemek için kalkarken “Bir şey içecek misin? Kendime içecek bir şey alacağım sana da alayım.” Dedi gülümseyerek.
“Sen otur ben alırım.” Dedi Alp itiraz ederek.
“Tamam, o zaman bana buzlu viski alırsan sevinirim.” Dedi yumuşak bir sesle.
“Hee anlamadım sen bücür ne istedin daha demin?” Dedi Alp sinirle.
“Buzlu viski yani dedim ve bana bir daha bücür dersen çok kötü olur.” Dedi Yasmin sinirle.
“Yaşına göre içki içemez misin sen haa?” Dedi Alp sinirine hakim olmaya çalışarak.
“Eğer almaya gönüllü değilsen söyle de ben gidip alayım.” Dedi Yasmin inatla.
“Tamam, tamam ben giderim.” Dedi Alp sinirle ama o yapacağını biliyordu. Kendisine de Yasmin’ede kokteyl alacaktı.
Yasmin rahatlamaya çalışarak masada oturdu. Şu birkaç gün içinde olanları düşünüyordu da her şey bir anda olmuştu. Beklenmedik şekilde genç yaşta arkadaşı evleniyordu. Ah lanet olsun bunu şimdi aklına getirmek zorunda mıydı? Kafasından atmaya çalışarak Ela ve Kerem’in izledi. Hala anlayamıyordu Kerem’in birden bire deliler gibi Ela’ya aşık olacağını. Ama buna seviniyor da üzülüyordu da. Çünkü her ikisi de inatçı keçinin tekiydi. Ve de çok kıskançlardı. Kavgasız bir gün geçirebilirler mi diye düşünürken Alp masaya geldi. Yasmin birden sinirlenmişti.
“Benim içkimi almaya mı unuttun?” Dedi sert bir sesle.
“Hayır, bak elimde bu senin.” Dedi Kokteyli uzatırken.
“Alp ben ne içmek istersem kendim karar veririm ve ben kokteyl istemedim.” Dedi hırlayarak.
“Bende yanımda ki bir kıza viski alamam ve eğer benimle birlikte eğlenecekse ağır bir içki içmeyecek.” Dedi inatla.
“Sen ne halt yemeğe benim ne içeceğime karışıyorsun söyler misin?” Diyerek ayağı kalktı Yasmin.
“Sen bücür ne halt yemeğe viski içersin.” Diyerek Yasmin’in önüne dikildi Alp.
“Bana karışan erkeklerden hiç hoşlanmam bunu kalın kafana sok ve ben ne istersem onu içerim.” Dedi Yasmin sinirden kızarmaya başlamıştı bile.
“Sen daha demin bana kalın kafalımı dedin? Sen barbie bebek yaşından büyük laflar etme.
Yasmin sinirle elini kaldırarak Alp’in suratına tokat attı.
10.BÖLÜM 2.KISIM
Yasmin sinirle elini kaldırarak Alp’in suratına tokat attı. Alp ise suratına inen tokatla şok olmuştu. İlk defa bir kız ona tokat atıyordu ve bu tokat çok saçma bir neden yüzünden olmuştu.
“Sen ne yaptığını sanıyorsun haa ne halt yemeğe şimdi beni tokatlıyorsun.” Dedi Alp sinirle Yasmin’in üzerine yürüdü.
Bu olayları gören Kerem ve Ela yanlarına gelmişlerdi. Kerem, Alp’e sinirle bakarak.
“Neler oluyor burada?” Diye sordu.
“Senin kardeşin birden bire suratıma geçirdi.” Dedi Alp sinirle Yasmin’e bakıyordu.
“Hak ettin sen o tokatı. Benim ne içtiğime karışmayacaktın.” Dedi Yasmin sinirle Alp’e bakarak.
Kerem ve Ela ise kahkahalarla gülmeye başladıklarında Yasmin ve Alp şaşkınlıkla onlara baktılar. “Neden gülüyorsunuz bee.” Dedi Yasmin sinirle.
“Alp oğlum Yasmin’i tanıyamamışsın. Eğer tanısaydın bunu yapmazdın. Şunu söyleyeyim ki oğlum seni anlıyorum. Yasmin’in tokatını bende yemiştim böyle yapınca.” Dedi Kerem ve kahkahalara boğuldu.
“Unutamadığım olaylardan biri o geceydi.” Dedi Ela ve Kerem’le gülerek yerlerine oturdu.
Alp ise Yasmin’in kulağına eğilerek “Yine olsa yine yaparım.” Dedi ve Kerem’in yanına oturdu.
Yasmin sinirle “bende yine tokat atarım.” Dedi ve Ela’nın yanına oturdu.
Alp hala sinirliydi ama Yasmin’e bir şey yapmak istemiyordu. Yine olsa yine yapardı bunu ama şimdi bu olayı unutmasa daha iyi olurdu. Yasmin ayağı kalkarak içki almaya gittiğini söyledi. Alp sinirle ona bakıyordu ama bir şey demedi. Yasmin barmenin yanına gidince bu kez fazla ileri gittiğini bildiği için kendisine sadece portakallı votka söyledi. Alp’e tokat atmak bir hataydı ve attığı için pişman olmuştu. Neden sinirli olduğunda kendisini tutamadığını anlayamıyordu.
İçkisini aldıktan sonra masaya ilerledi. Alp hala sinirliydi ve Yasmin ona bir özür borçlu olduğunu anladı. Bunu Kerem’in önünde yapmayacaktı. Alp’in yanına oturdu bu kez ve kulağına “özür dilerim.” Dedi. Alp bunu duyunca siniri ortadan kaybolmuştu. Şakayla takılarak “bir dahakine de ben sana tokat atarım ödeşiriz.” Dedi gülerek. Yasmin ise “onu denemeye kalkarsan seni mahvederim.” Dedi sinirlenerek. Alp kahkaha atmaya başlamıştı bile. Yasmin sonunda bunu şaka olduğunu anlayınca utançtan kıpkırmızı olmuştu. Alp, Yasmin’in kızardığını görünce gülümsemişti. Kızardığında çok tatlı oluyordu ve Alp büyülenmişti.
“Eee şimdi ne yapıyorsun bakalım.” Dedi Kerem sinsice.
“Bildiğin gibi doktor olmak için staj yapıyorum. Sana demiştim doktor olacağımı ve şimdide sadece kısa bir süre kaldı.” Dedi Alp gülümseyerek.
“Hadi yaa artık beni de kontrol edersin değil mi?” Dedi Kerem şakaya vurarak.
“Senin neyin varmış ki?” Dedi Alp şakayı anlamayarak.
“Bazı hastalıklardan korunmam lazım bunun için bana bir şey falan önerirsin ne dersin. Anladın sen onu.” Dedi Kerem sırıtarak.
“Yuh oğlum sen hala değişmedin mi?” Dedi Alp kahkaha atarak.
Yasmin tokat olayının bu kadar çabuk unutulmasına sevinmişti. Bir daha böyle şey yapmayacağını içinden söz veriyordu ama kendisi de biliyordu ki sinirlenince gözü hiçbir şeyi görmüyordu.
Ela ise sıkıntıdan patlamak üzereydi. Kerem eski arkadaşını bulduğu için dans etmeye kalmıyordu. Bir gelse de bari dans etmeye kalsam diye düşünürken masaya yakışıklı esmer biri geldi. Ela’nın önüne gelerek:
“Merhaba güzel bayan benimle dans etmeye kalkar mısın?” Dedi gülümseyerek.
“Tabi ki.” Dedi Ela gülümsemesine karşılık vererek.
Kerem ise kıskançlığı tavan yapmış bir şekilde “Affedersin ama bayan benimle ahbap.” Dedi dişlerini sıkarak.
“Ama benimle dans etmek istiyor.” Dedi adam kendinden emin bir şekilde.
Ela ise şaşkınlıktan ne yapacağını bilemez halde onları seyrediyordu.
“Benimle olan bir bayan başkasıyla dans edemez anlatabildim mi?” Dedi Kerem ayağı kalkarak adamın üzerine yürüdü.
“Böyle bir yasa olduğunu hiç duymadım.” Dedi adam ve Ela’ya dönerek “dans etmek istersen ben buradayım.”
“Kerem ben o senin oyuncaklarından biri değilim istediğim kişi ile dans ederim.” Diyerek esmer yakışıklının yanına gitti.
Kerem ise dayanamayarak adamın suratına yumruğunu attı. Olaylar birden bire olmuştu Ela ve Yasmin ise şok içinde olanlara bakıyorlardı. Alp ise adamın arkadaşlarına dalmaya başlamıştı bile. Kerem sırıtıyordu ama adamdan beklemediği bir zamanda sağlam bir yumruk yedi. Kendine gelince büyüyen olayın içine daldı. Ela kendisine gelen adamı görünce savunmaya geçerek karnına tekmeyi geçirdi. Yasmin olayların hala şokundaydı ve hala oturuyordu. Ela ise artık kendini iyi hissederek olayın içine girmişti bile ve Kerem’in yanına gelerek “Bunun hesabını olay bitsin sana soracağım.” Dedi sinirle.
Kerem başına gelecekleri anlayarak birden strese girdi ve bütün stresini kavgadan çıkarmaya çalıştı. Alp ise “Adamım hala eskisi gibisin belayı hep çekiyorsun.” Dedi önüne gelen bir adama yumruk atarak.
Sonunda korumalar gelince kavga edenleri dışarı çıkardı. Polis gelmeden olayın kapanması daha iyi olacaktı. Kerem hala sinirliydi ama yinede kavga etmeyi keserek kızları eve götürmeye karar verdi. Alp ise tam kendi evine gidecekken “sende gel şu suratımıza biraz buz koyarsak iyi olur eee yanımda birde doktorun olması iyi olarak.” Dedi Kerem dudağında ki kanı silerek.
11.BÖLÜM
Eve geldiklerinde Ela sinirle arabanda çıkarak kapıyı sert bir şekilde çarptı. Tam eve gidecekken Kerem onun kolundan tutarak:
“Ne oldu?” Dedi anlamayarak.
“Ne mi oldu? Birde ne olduğunu mu soruyorsun. Tanrı aşkına sen ne yapmaya çalışıyorsun haa? Kerem ne halt yemeğe kavga çıkardın.” Dedi bağırarak Ela.
Yasmin ve Alp’te arabandan çıkmış onları izliyorlardı. Neler olduğunu anlamamıştı Alp ama Kerem böyle davranmışsa bu kıza abayı yaktığını anlamıştı. Çünkü Kerem ancak aşık olduğu bir kadını böyle korurdu ve Kerem resmen Ela’ya sırıl sıklam aşık olmuştu.
“Ela istersen bunu evde konuşalım.” Dedi Kerem Sokak ortasında bunu konuşmak istemiyordu.
“Nedenmiş Beyefendi rezil mi olacakmış? Barda zaten rezil olduk burada olsak ne olur ki.” Dedi Ela sinirle.
“Ela ben sana gitmeden önce ne dedim bütün gece benimle takılıp sadece benimle dans edeceksin diye. Bunda şaka yapmıyordum.” Dedi Ela’nın dibime gelerek.
“Sen ne yapmaya çalışıyorsun. Sen benim sahibim değilsin ki kiminle takılıp kiminle dans etmeme karışamazsın.” Dedi Ela bir adım geri giderek.
“Ela şunu söyleyeyim ki ben o zaman ciddi söyledim. Sadece benimle dans edecektin ve bende seninle ama o herif geldi seni dansa kaldırdı. Sende onunla dans etmeyi kabul ettin.” Dedi Kerem sinirlenmişti o anı hatırlayınca ve içinde acı vardı.
“Ben senin oyuncaklarından biri değilim. Ben kimle dans etmek istersem onunla dans ederim. Beni anladın mı?” Dedi Ela sağ işaret parmağını Kerem’in göğsüne vurarak.
“Ne oyuncağı yav ben seni oyuncağımsın mı dedim? Sadece benimle dans edecektin bu akşam o kadar ama sen başkasıyla dansa kalmaya karar verdin.” Dedi Kerem sinirle.
“Kerem ben sana dedim mi sadece benimle dans edeceksin diye haa. Bunu sen söyledin ama ben kabul etmedim.” Dedi Ela bağırarak.
“Sana kabul edeceksin diye sorduğumu hatırlamıyorum.” Dedi Kerem yumuşak bir sesle.
Ela sonunda dayanamayarak Kerem’in karnına yumruğu yapıştırdı. Eve sinirle yürürken “eve girmeyi düşünmüyor musunuz?” Dedi yumuşak bir senle.
Kerem acıdan iki büklüm olmuştu ve bu ikinci yumruktu Ela tarafından gelen. Bunun üçüncüsüne izin vermeyecekti.
Yasmin ve Alp bu olanları hayretle izliyordu. Ela’nın yumruğuyla gülmemek için kendilerini zor tutmuşlardı ama sonunda dayanamayarak bastılar kahkahayı. Kerem gülme seslerini duyunca onlara dönüp sinirle bakmıştı ama sonra bakışları yarıda kesildi.
“Niye gülüyorsunuz bee?” Dedi sinirle ve acıyla.
“Oğlum tamam kavgaya girdiğinde adamlardan birkaç yumruk alırdın ama lan bir kızdan dayak yediğini şimdi görüyorum.” Dedi Alp ve kahkaha atmaya başladı.
Yasmin de gülüyordu ama Alp’in güzel gülüşüne bakmadan edemiyordu. Gerçekten çok güzel gülüyordu. Bir adamın gülüşüne böyle hayran olmamıştı daha önce.
“Alp beni sinir etme yardım ette eve girelim.” Dedi Kerem ayağı kalkmaya çalışarak. Hem dudağı acıyordu hem de karnı acıyla ağrımaya başlamıştı.
“Tamam.” Dedi Alp ve Kerem’e yardım ederek eve ilerlemeye başladılar. Sonra Kerem’in kulağına “gerçekten dişli bir kıza aşık olmuşsun dostum. Şimdiden geçmiş olsun.” Dedi gülümseyerek.
“Sağ ol bir gün seninde başına gelir İnşallah.” Dedi Kerem gülmeye çalışarak.
“Galiba geldi.” Dedi Alp, Yasmin’e bakarak fısıldadı.
Kerem acıdan bunu duyamamıştı. Yasmin kapıya gelerek onlara kapıyı açtı. İçeri girdiklerinde Ela koltukta oturuyordu. Dönüp onlara bile bakmamıştı ama sinirli olduğu belliydi. Kerem onun karşısında ki beyaz koltuğa oturdu.
“Size buz getirsem iyi olur.” Dedi Yasmin mutfağa giderek.
“Bekle sana yardım edeyim.” Dedi Alp gülümseyerek. Aslında Kerem ve Ela’yı yalnız bırakıp barışmalarını sağlamak için gidiyordu.
“Tamam.” Dedi Yasmin bunu anlayarak.
İkisi mutfağa gittiklerinde hemen gözükmeyecek şekilde onları izlemeye başladı.
“Ela ben şey… Özür dilerim seni kırdığım için.” Dedi Kerem önüne bakarak. Hala karnı ağrıyordu ve bulanmaya başlamıştı. İlk defa bir kızdan özür diliyordu.
“Kerem gerçekten kendimi ucuz fahişeler gibi hissettim. Sanki bana efendimmiş gibi davrandın.” Dedi Ela sinirle.
“Sen fahişe değilsin ve ben sana öyle davranmadım.” Dedi Kerem sinirle.
“Resmen öyle davrandın bana. Birinin bana nasıl davranmam gerektiğini söylemesinden nefret ediyorum.” Dedi Ela sinirle Kerem’e bakarak.
“Hey bana öyle sinirle bakmaktan vazgeç. Tamam, özür dilerim.” Dedi Kerem yeniden özür dileyerek.
“Tamam, neyse kapatalım bu konuyu ama sana şunu söyleyeyim. Bir daha böyle davranırsan bir yumrukla kurtulamazsın benden bunu bil.” Dedi Ela gülümseyerek ve son sözleri vurgulayarak söylemişti.
“Tamam, tamam.” Dedi Kerem sinirle. İçinden ise, senden kurtulmak isteyen kim ki diye geçirdi.
Yasmin ve Alp bunları izlerken kendilerini gülmemek için zor tutuyorlardı. Hemen buzluktan buz aldı Yasmin ve poşete koydular ikisi. Salona girdiklerinde Kerem öyle oturuyordu yere bakarak. Ela ise Kerem’in dudağına bakarak:
“Dudağın nasıl.” Dedi endişeyle.
“İyi sayılır sadece biraz sızlıyor.” Dedi gülümsemeye çalışarak.
“Peki, karnın nasıl kusura bakma damarıma bastın ve sinirle vurdum sana.” Dedi utanarak.
“İşte bunun için iyi diyemeyeceğim. Mide bulantısı olmaya başladı ve biraz başım dönüyor.” Dedi Kerem yüzünü buruşturarak.
Alp araya girerek “hamile misin yoksa?” Dedi
Ela, Yasmin ve Kerem aynı anda “ıyy çık lan dışarı.” Dedi yüzlerini buruşturarak. (Lan kelimesini Kerem kullanıyor. Kızlar sadece “La” diyorlar.)
“Ne yaa sadece şaka yaptım.” Dedi Alp gülerek.
“Ya bu şakayı artık ilkokul çocukları yapmıyor. “Dedi Ela yüzünü buruşturarak.
“İyi tamam yav.” Dedi Alp.
“Sende de pek değişiklik yok bee Alp hala iğrenç şakalar yapıyorsun. Değiş lan biraz çağa ayak uydur.” Dedi Kerem alayla.
“Aman bana diyene bir bak kadınlardan dayak yiyor.” Dedi Alp sinirle.
“Oğlum sadece bir kadın o da Ela. İstese seni şurada harcar bile.” Dedi Kerem gülerek Ela’ya baktı.
“Nasıl yani?” Dedi Alp anlamayarak.
Yasmin onun yanına gelerek buzu gözüne koydu ve “yanisi şu Ela tekvandoda siyah kuşak sahibi.” Dedi gülerek.
Alp buzun soğukluğundan irkilerek gözlerini iri, iri açarak “hadi canım şaka değiş mi bu?” Dedi hayretle.
“Şaka değil canım gerçek.” Dedi Ela kahkaha atarak.
“Tamam, abla pardon bir hatamız varsa özür dilerim.” Dedi Alp tırsma numarası yaparak ama korkmuştu da. Kerem’in vay haline diye düşündü içinden.
“Şimdi olacak galiba o hata.” Dedi Ela sinirle abla denmesinden hoşlanmazdı.
“Tamam, tamam.” Dedi Alp gülerek.
Yasmin Alp’in tutmasını sağladı poşeti ve öbür poşet erimeden Kerem’in dudağına koydu. “Eee hastalar durumunuz nasıl şimdi.” Dedi gülerek.
“Sayende iyi.” Dedi ikisi de.
“Neyse ben kalkayım saat zaten geç oldu.” Dedi Alp ayağı kalkarak.
“Sana da bir şey ikram edemedik özgünüz.” Dedi Ela ve Yasmin.
“Önemli değil.” Dedi Alp ve kapıya doğru yürümeye başladı.
“Bu hatamızı yarın bize gelirsen telafi ederiz.” Dedi Yasmin gülümseyerek.
“Bilmem ki size zahmet olmasın.” Dedi Alp gülümseyerek.
“Ah hadi ama kibarlık yapmana gerek yok yarın bize yemeğe gel.” Dedi Yasmin onu kapıda yolcu ederken.
“O zaman tamam yarın görüşürüz.” Dedi Alp sevinerek.
“Görüşürüz.” Dedi Yasmin.
Alp içinden onun dudaklarına yapışmamak için kendini zor tutarak arabasına bindi hemen.
|
|
|
 |
BEKLENMEDİK ANLAR 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11.BÖLÜMLER Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
BEKLENMEDİK ANLAR 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11.BÖLÜMLER Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|