Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
hello Seattle, I m an old lighthouse. okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
hello Seattle, I m an old lighthouse. |
| Kategori |
: |
Deneme |
| Ekleyen |
: |
memandumir |
| Eklenme Tarihi |
: |
02.05.2010 |
| Okunma Sayýsý |
: |
155 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
bugün polisler cesedini bulmuşlar Benjamin. yüksek dozda hayal kırıklığından, iflas etmiş hatıraların. seni bulduklarında hâlâ unutmaya çalışıyormuşsun.
Alejandro González Iñárritu kurgulu yalanlarına sadece ikimiz ibadet ediyoruz. tek bir kayıp ruha adanmış bu din sadece gördüğün rüyaların 47.katında kutsal. asansörü olmayan bu gökdelende gözlerinin sana gösterebildiği kadar var ediyorsun o bulutları Benjamin. merdiven boşluğundan çıkabilmen için cevaplaman gereken iki sorudan biri önce hangi soruyu cevaplaman gerektiği.
senin sonbaharında ağaçlardan dökülen her yaprakta aynı kelime var Benjamin, avucuna aldığında her faili meçhul yaprağın üzerinde aynı fotoğraf. asla yeterince nazik olamayacaksın o yaprakları tek parça tutabilmek için. senin gözlerinden düşen her yağmur damlası aynı kelimeyi fısıldıyor. rüzgarda hep aynı koku var. peki bunlara rağmen neden hala ayı gökyüzünün dans pistinde her gördüğünde ona bir kez daha hayran kalıyorsun?
git ve ruhunu en yakın cehennem çukuruna park et Benjamin. ancak orada saklanabilirsin ardından seni öldürmek için koşan duygularından. günahların saklar seni, en ağır itirafların görünmez kılar gerçeği.
saçların dökülüyor. ayaklarının arasından akan suya karışan her saç telin gittiği yerde seni anlatıyor bir yabancıya. senin hikayelerini dinleyen her yabancı yeni güne umutla başlıyor senin acizliğinden güç alarak. ve her yeni günün akşamı sen bir kez daha ölüyorsun dağların arkasında.
gözlerinin özgür bıraktığı her hüzün dolu bakış benim ozon tabakamda delikler açıyor. sen ağlarken her iç çektiğinde benim gezegenimin çocukları gökgürültüsünden korkup uykusuz kalıyorlar bir gece daha. sen üzgünken benim gezegenimin her yerinde gece yaşanıyor zaten. biz aslında bir kibritin iki ucuyuz Benjamin. ve senin ne zaman canın acısa bir kez daha kanıtlıyoruz bir kibritin iki ucunun da yanabileceğini.
kendi merkezine doğru kazdığın her tünelin sonunda aynı bilinçaltı var. her zaman aynı yağmur duasını yapan aynı bilinçaltı. her gece aynı duvarların arasında aynı rüyaları gören bir bilinçaltı. cüzzamlı bir bilinçaltı.
"Babil'in Asma Bahçeleri'nden gelen çığlıkları duyuyor musun Benjamin? yine bir hayali idam ediyorlar." dedim. duyduğum haykırışları pankreasımdan gelen feryatlarla özdeştirmemden olsam gerek dayanamayıp cama çıktım. gördüğüm sahne karşısında böbrek üstü bezlerim iflas etti. iki nefes arasında konuşması için
dilimi ikna ettiğimde bir cümle firar etti dudaklarımın arasından; " koş Benjamin, altı yaşında bir çocuğun kırmızı bisikleti cellatın ellerinin arasında."
en kalın yalanlarını giy Benjamin, kartopu oynamaya çıkıyoruz. parmaklarının ucunda yürü ki apartmandan çıkarken kuklaları uyandırmayalım.
rol yapmaktan yorgun maskemi çıkartıp aynanın karşısına geçmiştim ki sen çaldın kapıyı. senin sesini duyduğumda sonbahardaki bir yaprak gibi istemsiz bir şekilde "yukarı gel."dedim. akvaryumumun kapısını sessizce açtın, topukların benim yosun tutmuş merdivenlerime her vurduğunda ruhum bedenimden ayrılmak için yazdığı dilekçeleri bir bir yırtıyordu,seni görebilmek için. |
|
|
 |
hello Seattle, I m an old lighthouse. Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
hello Seattle, I m an old lighthouse. Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|