| Birçogumuz hatırlar, evet-hayır diye bir yarışma vardı.Evet dersen yada hayır dersen kaybediyorsun.Aksi taktirde kazanırsın.Yani ne evet nede hayır diyeceksin kazanmak için.Hayatımıza şöyle bir baktıgımızda aslında geçmişle bugün arasında çok birşeyin degişmedigini anlamak zor olmasa gerek.Kendimizi sorgulamaya,kararlar vermeye başladıgımız andan itibaren bunun kendi eksenimiz haricinde hiçbirşey ifade etmemektedir.Bizim için evet olan yada hayır olan anlamsızdır ve kaybetmeye mahkumdur.Hayatımıza mal olan siyasetçilerden, tv yapımcılardan, sunuculardan, filimlerden ve zoraki artist, manken, şarkıcı, türkücü, oyunculardan,koltukalrıyla neredeyse siyamlaşmış tekel bld.başkanlarından ve hatta sokaklarımızda hala boy gösteren körüklü otobüslerden, hayatımızdan çık git deme hakkına bile sahip olamadıgımız dün dündür bugünse bugün 'lerden rüyalarımızda bile bize kılıç sallayan sakallı dedelerin topraklarımızda irticai faaliyetlerde bulunma teşebbülerinin olabilecegi ihtimallerinden,fakat nedense bu tip öcüüüü öcüüü korkutmacalıklardan kurtulamadıgımızı hep aynı tarz yapılanlamarın piyasalarda bastonlu ak pak saç ve cübbeleriyle sokak şarlatanlıgı yapanların senaryolarında nedense yıllarca koparılamadık.Dostum ben bu yarışmada evet diyecegim istersen sende hayır de.Herkes birşeyler desin dogru yada yanlış olsada.Ama salakça bir oyunda ahmak olmaktansa hayır diyerek kaybetmeyide tercih ederim.Şair diyorya yaş 35 yarısı gibisinde.Biz bırak yolun yarısını,neredeyse sonuna vardık ama dünle bugün arasında ki farkı aralayamadık.Anlamsız panaroyalarla hayatta evet _hayırları kullanamadık bunlardan vazgeçemedik.Bizde bu kafa varken onlar bizden vazgeçemeyecekler, oyunun kuralı ise evet yada hayırı kullanmamak... |
|