üç küçük satıra gizlenmiş tüm hayatın. üç yaşlı satırda üç cümle. üç cümlenin tek ortak özelliği birinci çoğul şahıs özneleri. o üç cümleyi okudukça üç kelime beliriyor aklında. her seferinde aynı üç kelime. üç kelimeden üç tane ses yakalamışsın. aşk.
eteklerini topla Benjamin, kıyafetlerine kan bulaşmasın. üzgnüm, bu sabah biraz problemli uyandım; bir kurban gerekiyordu ölümsüz aşka. merak etme Benjamin, bir yabancı değildi bu sabah sonsuzlukla yüzleşen,sendin Benjamin. her sabah olduğu gibi bu sabah da kazanan sen oldun.
yüze kadar birer birer sayalım. bakalım kaç insan tanıyacağız bu süre içerisinde. gördüğün her yüze iyi bak Benjamin. eminim hepsinden öğrenebileceğimiz yüzlerce yanlış vardır. önce yanlış Benjamin, önce gözler.
herkesi affedebilirsin ama kendini affedemezsin Benjamin, bunu yapmanı yasaklıyorum. amacım seni kısıtlamak değil, sadece benimle aynı hataları yapmanı istemiyorum, bomboş bir sayfaya yazma sen yazılarını diye yapıyorum. nefes alabildiğinden emin olmak istiyorum. senin hatalarından ben de sorumluyum,benim doğrularımsa sana aitler.
sen giderken ben seni, gece de beni izliyordu. sen gittikten sonra hemen sardı etrafımı. ne yıldızlara vardı ne de ay; onlar olsa biraz daha acıtabilirdi canımı. ne de olsa sen olmadan geçireceğim ilk geceydi. aydınlıktı aslında, bu kadar saf bir karanlık anca aydınlık olabilirdi benim için. seninle birlikte geçen hayatımızda içinde lekeler olmayan bir aydınlık gördüğümüzü hatırlamıyorum ben. saf olan hayat değilmiş Benjamin, ölümmüş.
önce bi rüzgar eser belki. tüm kibirimizi, kaybedenlere özgü gururumuzu alır götürür sevgimizden uzaklara.
çırılçıplak kalırız karanlıkta,güvensizliğin zırhını çıkartıp atarız uzay boşluğuna. gözlerimizle göremesek de
kalbimizde hissederiz o meleklere ait saflığı. teninin kokusunu alırım okyanusun diğer tarafından, işte o anda ,kalbimle birlikte bir mum ışığı titremeye başlar. sonrasında yağmur gelir. tenime değen her damla içinde sen olan bir hatıra getirir gözlerimin önüne. yıllar önce gittiğinden bugüne kadar her gece döktüğüm gözyaşları kadar yağarlar.
bembeyaz kar kaplamıştı, gerçeğe ulaşabilmemiz için geçmemiz gereken patikayı. adım atmadan önce bilemezdim ki karın altında çamurun olduğunu. |
|