Açılış Sayfam Yap  |  Sık Kullanılanlara Ekle     

    

  Arama Motoru :

Makaleler

Haberler

Köşe Yazıları  
     Site Menü
  Anasayfa
  Forum
  Kategoriler
  En Çok Okunanlar
  Yeni Eklenenler
  Seçmeler
  Bugün Eklenenler
  Köşe Yazarları
  Haber Arşivi
  İletişim - Bize Ulaşın
      Kayıtlı Kullanıcı Girişi
  Kullanı adı :
  Şifre :
 

Yeni Üye Kayıt

Şifremi Unuttum


      Reklam
     Kategoriler
  Şiir
  Gündem
  Kişisel
  Hikaye
  Deneme
  Genel
  Felsefe
  Edebiyat
  Günlük
  Makale
  Ekonomi
  Spor
      Haberler
  Meliha Doğu 'nun 2. Kitabı Çıktı! ...
Amatör Yazarlar, löşe yazarı olan Meliha DOĞU 'nun 2. kitabı, raflarda yerini aldı.

"Başını Dik Tutan Hüzün" adı ile, Cinius Yayınevi 'nden çıkan kitapta, Umuda ve sevgiye dair öyküler ve çeşitli yaşanmışlıklar yer alıyor.

Anlatım tarzı ve içerdi ...

  Bu kitapla kızlar okullu olacak ...
'İmkansız(!) Periler...' kitabından elde edilecek gelirle Artvinli kızlar okutulacak.

Türkiye’nin en yoksul şehirlerinden Muş’ta 80 kızı okullu yapan 'İmkansız(!) Periler...' kitabı, şimdi de İngilizcesi'nden elde edilecek gelirle Artvinli kızları okutacak ...

  17'lik yazardan Aşkta Diplomasi ...
Elinizden bırakamayacaksınız!

Cinius Yayınları’ndan yeni bir eser daha kitapçı raflarındaki yerini aldı. “Aşkta Diplomasi”...

17 yaşında, henüz lise öğrenimini sürdüren genç bir yazar olan Beltan Demir’in yayımlanmış ilk eseri & ...

  Hayatı kitap oldu
Yazar Nezih Tavlaş'ın fotoğraf sanatçısı Ara Güler'in hayatını anlattığı''Foto Muhabiri'' adlı kitap yayımlandı.

Fotoğrafevi Yayınevinden yapılan yazılı açıklamada, kitabın tanıtımının Ara Güler'in 81. yaş günü olan 15 Ağustos cumartesi günü yapılacağı belirtildi.


     Diğer Haberler

  'Gamalı haçlı' Türk yazar

  TYB 'dan Mehmet Akif Bilgi ...

  Harry Potter serisinin yaza ...

  İşte Türkiye'nin en küfürba ...

  Bakiler niçin annesine çok ...

  Şair Arif Nihat Asya anılac ...

  İranlı ünlü yazar hayatını ...

  Yalanlar Üstüne 'nin yazarı ...

  Dink cinayetinin perde arka ...

  Aile Hekimliği okunuyor.

  Baþlýk :   Aile Hekimliği
  Kategori :   Makale
  Ekleyen :   dremin
  Eklenme Tarihi :   24.03.2010
  Okunma Sayýsý :   289

  Ortalama Puan

:

10 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 1010 UZERINDEN 10

Puan Ver? :
  Yazý Ýçeriði



Merhaba sevgili okurlar. Bu hafta sağlık sistemindeki radikal bir değişiklikten, aile hekimliğinden bahsedeceğiz.

Bu yıl sonu itibariyle tüm Türkiye'de uygulanması planlanan proje aslında birkaç yıldır pilot illerde hayata geçirilmişti. Antalya şehrimizde ise yaz aylarında atamaların yapılması, Aralık ayında da uygulamaya geçilmesi öngörülüyor.

Şu anda bu konudaki çalışmalar halen devam etmekte. Bunun organizasyonunu ilimizde Sağlık Müdürlüğü yapmaktadır. En önemli konu ise doktorların eğitimidir. Birkaç aydır hararetli bir şekilde Müdürlükte eğitim kursları düzenlenmekte ve programa yetişilmeye çalışılmaktadır.

Biz de bu kapsamda geçtiğimiz hafta düzenlenen kursa katıldık. Son derece yararlı olduğunu düşündüğümüz kursta konuyla ilgili genel bir eğitim gördük. Özellikle, düzenlenen kurstaki interaktif eğitim programının tüm kurumlara örnek olmasını dilerim ve emeği geçen herkese de buradan teşekkürlerimi sunarım.

Gelelim aile hekimliğinin ne olduğu ve neden böyle bir sisteme ihtiyaç duyulduğuna.

Aslında son birkaç yıldır ülke gündeminde arasıra yer bulan aile hekimliğinin tarihi çok daha eski. 20. yüzyılın başlarında Kuzey Amerika'da eğitimi geliştirme çalışmaları yapılmaya başlanmış. Bunun için kurulan fon tıp eğitimi veren kurumların incelenmesi için zamanın tanınmış eğitimcilerinden Flexner'i görevlendirmiş. A.B.D. ve Kanada sınırları içinde, 150'nin üzerinde tıp okulunu bizzat ziyaret edip eğitim sistemlerini değerlendiren Flexner 1910 yılında raporunu yayınlamış. Bu rapor büyük gürültü koparmış. Flexner birçok okuldaki çağdışı eğitime dikkat çekmiş, tıbbın bir sanat olarak değil bir bilim olarak görülmesi ve eğitimin profesyonelleştirilmesi gerektiğini belirtmiş. Bu raporun yankıları sonucu mevcut tıp okullarının birçoğu kapatılmış ve mezun olan doktor sayısı neredeyse yarı yarıya azalmış.

Flexner'in tıp eğitimi konusunda örnek gösterdiği Harvard ve John Hopkins gibi okullar günümüzde en saygın kurumlardandır bilim dünyasında.

Kendisi de doktor olan Peabody ise 1920'lerde başka bir konuya dikkat çekmiş. Hastaların değil hastalıkların odak noktası olduğu bir tıp anlayışını eleştirmiş. Gençliğinde yaptığı uzun gemi yolculuklarından birinde kardeşi tifoya yakalanıp ölen Peabody, tedavi sürecinde yaşanan olumsuzluklardan etkilenmiş. Daha sonra tıp mesleğini seçip birçok değerli çalışmalar yapmış olan meslektaşımız tıpta uzmanlaşma sonucunda doktorların sadece kendi alanlarını ilgilendiren problemlere odaklanıp hastanın diğer sorunlarını gözardı etmelerini eleştirmiş. Yazılarında bunun yanlış olduğunu, hastanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş.

Bu fikrin daha gelişmiş hali olan biyopsikososyal yaklaşım ise 20. yüzyılın ikinci yarısında bir psikiyatr olan Engel tarafından ortaya atılmış. Buna göre hastaya yaklaşımda sadece onun mevcut şikayeti, biyolojik rahatsızlığı değil, kişiliği, sosyal durumu, eğitimi, psikolojisi, duyguları da önemlidir. Bunlar dikkate alınarak yapılan yaklaşımlardan daha iyi sonuçlar alınacaktır.




Tabii ki bu isimlerin yanında daha birçok kişi sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapmış, emek sarfetmiştir. Kişisel çabalar kurumsal girişimlere ve düzenlemelere önayak olmuştur.

Bununla ilgili ilk adım önce İngiltere'de sonra A.B.D.'de atılmıştır ve aile hekimliğiyle ilgili kurumlar ortaya çıkmaya başlamıştır. Daha sonra uluslararası alanda ortak çalışmalara başlanmıştır.

Bu bağlamda ilk ve önemli adımlardan biri Dünya Aile Hekimleri Örgütü'nün kurulması, diğeri 1974 yılında Hollanda Leeuwenhorst kentindeki Avrupa Aile Hekimleri Eğitim toplantısıdır. Burada aile hekimliğinin ilk tanımı diyebileceğimiz bir sonuca varılmıştır: Genel pratisyen, yaş, cinsiyet ve rahatsızlık ayrımı yapmaksızın bireylere, ailelere ve bir sağlık birimine bağlı nüfusa, kişisel ve sürekli birinci basamak sağlık bakımı sunan tıp fakültesi mezunudur. Hastalarına hasta görüşme odasında, hastalarının evlerinde ve bazen bir klinik ya da hastanede hizmet sunar. Amacı erken tanı koymaktır. Hastalarının bakımı sürecinde sağlık ve rahatsızlık durumlarını değerlendirirken fiziksel, psikolojik ve toplumsal etkenleri dikkate alır ve bütünleştirir.Kronik, yineleyen ya da terminal dönem rahatsızlıkları olan hastaların sürekli yönetim sorumluluğunu üstlenir. Uzun süreli temas, genel pratisyenin yineleyen hastayla karşılaşma olanaklarını, her hasta için uygun bir hızda bilgi toplamak ve mesleğini uygulamada kullanabileceği bir güven iliskisi olusturmak üzere kullanabilmesi anlamını tasır. Tedavi, koruma ve eğitim yoluyla nasıl ve ne zaman hastalarının ve ailelerinin sağlığını gelistirme girisimlerinde bulunabileceğini bilir. Ayrıca topluma karşı da mesleksel sorumluluğu kabul eder.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Aile Hekimleri Birliği (WONCA), 1978 Alma Ata Konferansı’nda ilan edilen “2000 Yılında Herkese Sağlık” hedefi doğrultusunda, 1994 yılında Kanada’da bir konferans düzenlemislerdir.Her iki birliğin temsilcilerinin ortak imzaları ile yayınlanan konferans dokümanının özet bölümünde su ifade yer almaktadır: İnsanların ihtiyaçlarını karsılamak için,sağlık sisteminde, tıp mesleğinde, tıp fakültelerinde ve diğer eğitim kuruluslarında köklü değisiklikler yapılmalıdır. Genel pratisyen ya da aile hekimi, sağlık hizmet sistemlerinde kaliteye, sosyal adalete, etkinlik ve düşük maliyete ulaşılmasında merkezi role sahip olmalıdır.

İşte bugün Türkiye'de gelinen nokta da bütün bu çalışmaların bir neticesidir. Sadece Türkiye'ye özgün değil tüm dünya ülkelerini içine alması planlanan global bir hedeftir. Basitçe amaç ta sosyal ve ekonomik kalkınmanın en önemli göstergelerinden biri olan sağlığın iyileştirilmesidir.

Sevgili okurlar daha sonraki yazılarımızdan birinde sizlerden gelen soruları da dikkate alarak uygulamanın nasıl olacağı, nelerin değişeceği gibi soruları yanıtlamaya çalışacağız.

Sağlıcakla kalın...

Dr. Emin Ali Tütüncü

20.03.2010 - Kemer

  Aile Hekimliği Yazýsýna Yapýlan Yorumlar

Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor.

  Aile Hekimliği Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz?

Sadece Sitemize Üye Olanlar Yorum Yapabilir.

Üye Ol  |  Þifre Talep


 


Yerli Yapým | Proje Network Ürünleri :
Amatör Yazarlar | Amatör Þairler