Kerpiç evlerden oluşan bir köy...Altı şiddetinde bir deprem,1 dk süren bir sarsıntı ve o köyde taş taş üstünde kalmaz.Ölenler için kurtuluştur yoksulluktan,zamdan,işsizlikten ama ya geride kalanlar?yetim çocuklar,evsiz aileler,sefalet,acı,gözyaşı...
Gazetelerde acı dolu birkaç manşet,siyasetçilerden acınaklı demeçler,haber bültenlerinde 40 saniyelik trajik bir bölüm,arka fonda hüzünlü bir müzik hepsi bu.Unutulur sonra taki ikinci bir felakete kadar,küllenir olup bitenler.Çilekeş insanımız kaderiyle savaşta cephede yine yalnız başınadır.
Doğudan geldiğimizde yanımızda keçe çadırlarımız vardı.Attık onları,yerine kerpiç evler kurduk daha ortaçağdı.Yani insenler uzaya gitmemiş,çiçek aşısı bile bulunmamıştı.İstanbul alındı sonra,imparatorluk kuruldu,Balkanlar alındı.Bizden ayrıldılar sonra şimdi AB üyesi bile oldular.Devlet yıkıldı İstanbulda,Ankarada yenisini kurduk,savaş oldu,darbe oldu,anayasa değişti,hükümetler değgişti bizim kerpiç evler hala ortaçağda.
Filler depişir,iktidar kavgaları sürüp gider,telekulak depremleri olur.yargıda sarsıntı meydana gelir ama kimse altında kalmaz.Biz bahtsız Anadolu bozkırının otları,depişen fillerin altında kalırız hep;yıkılan kerpiç evlerin değil! |
|