Sabah pencereyi açtım. Saksıdaki menekşenin yaprakları,gün ışığıyla doğrudan kucaklaşsın diye.Yorulmak bilmeden açtı bütün yıl;Çıldırasıya bir mor rengin içinden hergün bana bakıyor. Yeryüzünün sarsıntısı bu gün havaya vurmuş,kuvvetli esen rüzgar ve toz bulutu dışarıyı sarmış.Doğa ne kadın,ne erkek ayrımında;onunki yaratılış çabası içinde bir devinim.İnsanoğlu dengesini bozunca, korunma zıhrına bürünmüş güreşiyor. Yeryuvarlağı sıkılmış çatırdıyor.İnsan kendi yaptığı hatanın cezasına,suçsuzları da dahil ediyor.Yeni doğan çocuğun,kuzunun,,küçücük böceğin,yeni açmış çiçeğin hiç günahı yokken;olanlardan nasipleniyor.Dostça konaklayanla,düşman aynı çukurun içinde çaresiz kalabiliyor.Doğa kendi (Yasa)sını tarafsızca uygullarken,kendi (Yasa)larını ihlal edip,kendi keyfine göre değiştiren insanoğluna acımıyor. Doğal felaketlerde ve yaşamının içinde aklını kulanamayan insanoğlu her zaman kaybetmeye mahkum olmaya devam edecektir.
Pencerem hala açık..Menekşe gün ışığını içine çekiyor.Kadının ve erkeğin insan olmakta buluşacağı gün;haksızlıklarda azalacak,çiçeklenip,yaprak çıkaran ağaçlar gibi insanlık çoğalacaktır. Kadınlar günü,erkekler günü değilde;insanın insanla kucaklaşma gününün kutlanacağı günlerin gelmesi dileğiyle, Elağız'daki depremde yakınlarını yitirenlere sabır diliyorum. |
|