Bu gün çiçek açmış ağaçlara,yeşeren otlara bakarken;baharın ilk kelebeğini gördüm.Kozasından çıkmış,beyaz ipek kanatlarıyla küçük mavi çiçeklerin arasında dans ediyordu. Kelebek mi çiçeğin farkına varmıştı,çiçek mi kelebeğin?..Bir bilmece..Kimin önce farkındalığının ne anlamı olabilirdi.Güneşin aydınlığı ikisini buluşturmuştu ya; gerisinin önemi kalmıyordu.
Gökyüzü mavi daha mavi olmak istiyor gibiydi.Leylaklar yürek biçimi yapraklarını yavaş yavaş açıyor,söğüt dalları filizleniyordu. Etrafı saran çoşkulu yaşam gücü insana da yaşama gücü aşılıyordu.Yağmur tanelerini yeryüzünden toplayan bulut;yeniden yeryüzüne ineceği yeri arıyorcasına geziniyor,saka kuşları öbek öbek buluşmuş,bahar konferansını açıyorlardı.Keklik dağdan inmiş bir derenin yüzündeki birikintileri çekiştiriyor,atlar yayılıyordu.Temiz havayı içime doldurup,daha hızlı pedala yüklendim.Dağlar,ovalar,inişler ve çıkışlarla dolu bir gün daha başlamıştı.
Az gittik,uz gittik..Kadını insan olarak görebilmede bir arpa boyu yol gittik.On fırın ekmek de yense;daha var mı dense d; (Daha yoğ imiş kurtaracak baht-ı kara maderini)Çünkü dayamış karanlık kadının,yaşamına hançerini. Karanlığın hançeri cehalet,ekonomik bağımlılık,yoksulluk,seçme ve seçilme hakkını karartarak gasbetmek..Uyuyun da büyüyün..
...Siz ey güzel vatanın bergüzide evladı
Siz ey küşase alınlar,güzide vicdanlar,
Siz ey yürekli,aslan yürekli insanlar!
İçimde şimdi ne hisler
(Tevfik Fikret)in dizelerinnin içinden çoşup gelen ey bahar!!! Kadının günü aydın,geleceği aydınlık olsun!!!... |
|