Arpalık Osmanlı düzeninde bir toprak parçasının gelirinin bir şahsa hizmet karşılığında maaş yerine verilmesi (dirlik) miş..Toprak halen hizmette değil de,devlet görevlisinin geçmişteki hizmetine karşılık ve geçici olarak verilirse,(dirlik)değil, (arpalık) adını almaktaymış.Geçmişteki hizmetlere karşılık olarak verilen arpalıklara ilmiye sahipleri kendisi gitmez, naib denilen kimselere idare ettirirmiş.
Arpalık denince insanın aklına günümüz geliyor.Acaba bu geleneği sürdüren kaç siyasi iktidarlar gelip geçti. Kimlere arpalıklar tahsis edildi,ediliyor,edilecek diye düşünmeden edemiyorum.Bir hatır,iki hatır derken memleket (Allah korusun) birgün yan gelir yatır.Halkın yoksulluğa itilmesi,olursa çat pat,olmazsa aç yat geleneğine tabi
tutulmasını düşünen iktidar arpalıkları bitirmiş iktidardır.Arpalıklar bitince bu kez başka alanlara el atılmaya başlanırsa; işte o zaman çapıklılkların arasında çarpılmaya başlayan yine halk olur.Önce eğitim çarpıtılır,sonra yasalar derken,arpası fazla gelenlerin baş dönmüşlüğü büyük bir karmaşa yaratıp sıkıntısını gidermeyen halk hakkını alamaz halde, boş yere çabalar durur..
Giderek güçsüzleştirilen halk artık düşünemez,iyiyi kötüden ayırt ademez hale gelmeden; vatandaş-siyasetçi denkleminin giderek yozlaştırıldığının farına varmalı..
Aklın cılızlaştığı, eğitimin körleşip sağırlaştığı günde,f ikir,vicdan ve irfanın yokedildiği toplumlar arpalıklara gerek naibler de olamayacak düzenin içinde sıkışıp kalacaktır. Bizi arpalık sahiplerinden kurtaran bir önderin kurduğu cumhuriyete sahip çıkmak hepimizin görevi. Karanlığı kovup bizleri aydınlığa çıkaran Atatürk'ün kurduğu yoldan çıkmadığımızı, çıkmayacağımıza inanarak karanlığı da deler geçer, büyük Atatürk' ün dediği gibi,(Şaşarım akl-ı perişanına ahmak!) sözünü unutmadan; aklımıza sahip çıkarak,hak ve hukukumuzu koruruz. |
|