Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
Aşk Hakkında Düşünceler 3 okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
Aşk Hakkında Düşünceler 3 |
| Kategori |
: |
Deneme |
| Ekleyen |
: |
loverman |
| Eklenme Tarihi |
: |
17.02.2010 |
| Okunma Sayýsý |
: |
718 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
| Aşk hakkında bir deneme yazmak gerçekten büyük bir sorumluluğu beraberinde getiriyor.Böylesine görüngüleri zengin olan bir konu hakkında söylenecek bir çok şey vardır.Önceki yazılarımda aşkın her halinin bireyin ruhsal yapısına özgü olduğunu ve bireydan bağımsız bu kavramın ele alınamayacağını söylemiştim.Bu düşüncemde hala ısrarlıyım.Benim kavramak istediğim ve irdelediğim nokta temelde, görüngüleri farklı olmasına rağmen aşk dediğimiz hissedişlerin yada duyguların özündeki,temel mekanizmadır.Bu mekanizmanın sonuçları çok çeşitli aşk halleri meydana getirmesine rağmen yapısı her insanda hemen hemen aynı işlediğine dair inançlarım var.Kanımca bu bileşenlerin etki ve yoğunluk oranları,bilişsel fonksiyonlar ve dünyayı ne şekilde algıladığımız,aşk hissimizin rengini belirliyor.Bu aşk bileşenlerinden en önemli gördüğüm mekanizma bana göre idealizasyondur.İdealizasyon,karşımızdaki kişiyi çok güçlü,başarılı ve yenilmez olarak gördüğümüz,yada kısaca özelliklerini ve performansını gözde büyüttüğümüz bir histir.İdealize edilen kişiye genellikle kndi kişiliiğimizin özelliklerini yansıtırız ve kndimizi onda idealize edilmiş şekliyle görürüz.Kişiliğimizde varolan güçsüz yanlar genellikle idealize edilende çok güçlü olarak algılanarak,ruhumuzu onunla bütünleştirmek isteği meydana getirir.Bu bütünleşme yada içinde erime isteğinin ifadesi cinsel olabileceği gibi farklı görünmlerde olabilir.İşte aşk dediğimiz hissin çekirdeğinin bu mekanizma olduğuna dair sezgilerim var.Aşık olunan kişi artık dikkatli olmak zorundadır.Çünkü idealize edilmiştir ve her hareketi aşık olan kişi için iki uçta (idealizasyon-deidealizasyon) algılanır.Aşık olunan kişinin tanınması ile bu gözde büyütme kanımca yavaş yavaş yerini gerçekliğe bırakmakta ve aşık olunanı gerçeğe daha yakın algılamaktayız.Bu idealizasyonun kırılması anlamına gelir.Bu algılamanın duygusal şekli ise aşık olunandan soğuma duygusudur.Peki kişi neden karşındakini idealize eder?Bireyin negatif olarak algıladığı kendilik parçalarının (kendinden nefret veya diğer tğm olumsuz hisler) karşımızdaki kişiye tam tersi olarak yansıtılması ve bu şekilde bilince çıkarak kabul edilmesidir.Bu bence aşk olarak hissedilen duygunun bir bileşenidir.Negatif kendilik parçaları artık karşımızdaki kişiye pozitif olarak yansıtılarak yüzeye çıkmıştır.Kişinin bundan sonraki çabası aşık olunan ile bütünleşme çabasıdır.İş böyle olunca kıskançlık dediğimiz duygunun çıkması kaçınılmazdır.Aşık olunan kişi diğerleriyle ilgilendiğinde yansıtılan kendilik parçaları pozitif konumdan negatif konuma doğru salınım yapmaya başlar ve bu hissedilen duygu sanki bastırılan ,kişideki negatif kendilik parçalarının bilince nagatif konumuyla çıkması gibidir.Yani yansıtılan kendilik parçaları nagatif bir biçimde algılanmaya başlar.Fakat bütün bu savunma sistemi negatif kendilik parçalarının bilince çıkmasını engellemek içindir.Halbuki böyle olunca bütün savunma sistemi çöker doğal olarak kıskançlık idealizasyonun zayıflaması anlamına gelir.Seven kişi kıskanır derler.Evet doğrudur .Kişi kendinden parçaları karşısındakine yansıtmıştır ve negatif algılanmasına tahammülü yoktur.İdealizason ile kişi kendini tam tamamlanmış hissedecektir.Ozaman şunu söyleyebilirizki bir aşkta kıskançlık ve bunun doğurduğu ve idealizasyonu kırabilecek sonuçlar olacaktır.Burada kişi iki ruhsal güç arasında denge sağlamayı başarmalıdır... |
|
|
 |
Aşk Hakkında Düşünceler 3 Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
Aşk Hakkında Düşünceler 3 Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|