Görülen odur ki, ahlak ve herhangi bir davranışın ahlaki olup olmaması konuları, oldukça değişken konular. Pek ala, öyleyse ne yapmalı? Toplumlardan toplumlara değişmeyen, bütün insanlığı kucaklayan ortak değerler belirlemeli ve bu merkezde, bu çerçevede kalmalıyız öyle mi?
Belki de zaten ortak bir "Ahlak Dili " vardır da, pek uygulanmıyordur. Belki de sadece söylemler düzeyinde kalıyor, ahlak hamaseti satılıyor, bu değerler davranışlara kimi nedenlerle yansıtılamıyor veya yansıtılmıyordur... Kim bilir...
Pek iyi "Meslek Ahlakı" na ne demeli? Bundan da çokça bahsediliyor. Acaba meslek ahlakı kişilerin mesleklerine başlarken ettikleri yemine sadık kalmaları, bundan şu veya bu, maddi veya manevi sebeplerle ödün vermemeleri midir? Bana kalırsa, bu kavramı en iyi kucaklayan ve basit kelimelerle dillendirilebilen birkaç tanımdan birisi budur.
Benim gibi bir çoban için meslek ahlakı, bakım sorumluluğu üstlenilmiş hayvanlara iyi bakmak, onları iyi yönetmek, bu meslekte hasta olmanın ve hatta ölmenin bile hayvanlara iyi ve zamanında bakılmaması için bahane olamayacağını hiç akıldan çıkarmamak ve bütün yaşamını bu katı gerçekler üzerine bina etmektir. Bu kurallar, benim işimin ahlaki tarafının sadece bir ayağıdır. Bunlar, hayvanlarım ve benim vicdanım arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallardır. Daha sonra, benimle diğar insanların ticari ve mesleki sosyal ilişkilerini düzenleyen kurallar gelir... Bütün kurallara uyabilmenin tek ve biricik yöntemi, HİÇ YALAN SÖYLEMEMEK tir. Bunu becerebilen bir çoban, mesleğinin gerektirdiği ahlaka sahiptir demektir. Yeterli mesleki bilgiye sahip olup olmamak, başka bir konudur. Yeterliliğin ahlakla ilgisi yoktur. İnatla mesleğin gereklerini öğrenmemek veya öğrendiği doğruları hayata geçirmemek ahlaksızlık olmakla birlikte... Herkes, her ne iş yapıyorsa yapsın, işinde iyi olmak için çabalamak, öğrenmek, denemek, yanılmak, kendisini her an biraz daha yetkinleştirmek zorundadır. Bana göre bu, bütün meslekler için ortak ve ana ahlak kurallarından birisidir. Ne dersiniz?
Bir tıp doktorunu ele alalım. Bu değerli doktorumuz, bir üniversitenin tıp fakültesinde, çok önemli bir bölümün başkanı bir Profesör olsun. Şimdi, bu profesörümüzden hareketle, tıp mesleği ahlakı ve uygulamaları uzerine tartışalım sizlerle. Katılır mısınız?
|
|