|
 |
Baþlýk |
: |
GURBETTE SILA, SILA'DA GURBET |
| Kategori |
: |
Makale |
| Ekleyen |
: |
fatma çolak |
| Eklenme Tarihi |
: |
18.01.2010 |
| Okunma Sayýsý |
: |
323 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Gurbet denince; içinde sevdiklerinin bulunduğu sıla’dan uzak yaşanılan yada yaşanılmak zorunda kalınılan yer gelir akla.
En acımasız cümleler kurulur onun için. Zalim gurbet, yaktın beni gurbet, kahrolasın gurbet, canın cehenneme gurbet, gurbet ateşten bir gömlek, aldın sevdiğimi geri ver gurbet gibi daha yüzlerce binlerce sözler…
Gurbet; ayrılıktır, hasrettir, özlemdir. Ayrı kaldıklarının sevdasını yürekte taşımaktır.
Ayrılıkların en acısıdır gurbet. Bırakırsın da anayı, babayı, evladı, yari; düşersin ocağına.
Yanık türküler dolanır diline, zifiri karanlık gecelerinde. Sabah olmasını istersin bir an evvel. Ama nafile.Gurbette uzundur geceler, geç gelir sabahlar. Gurbet daha bir kavi yaşanır geceleri. Gündüz; dağılır düşünceler, özlemler de; gece alayı toplanır gelir yorgun yüreğine.
Yıldızları seyredersin; her birini sıla da ki sevdiklerinin birine benzeterek. İçlerinde en parlak olanı; yüreğini, yüreğine bıraktığın sevdiğindir. Onun sana göz kırpmasını beklersin; ta ki göz kapakların yorgun düşüp kapanıncaya kadar.
Özlemlerini eritirsin; ince belli bardak ta demli çayını karıştırırken. Şeker erir, çay soğur da, sen hala karıştırırsın; ta ki parmaklarının yorulduğunu fark edinceye kadar.
Taş sektirirsin denize; her birine acılarını, kederlerini yüklersin de öyle fırlatırsın en uzağa.
Anacığın düşer aklına; yanına gidemezsin. Boynuna sarılamazsın. O senin, sen onun kokusunu duyamazsın.
Ağlamak istersin; gözyaşların buz keser, ağlayamazsın.
Sevdiğinin gözleri dolar gecene; kaybolursun onlarda, kavuşamazsın.
Köyünün çamurlu yollarını özlersin, gidemezsin.
Her yağmur sonrası yayılan toprak kokusu gelir burnuna, içine çekemezsin.
Güneşin doğuşu batışı başka güzeldir bizim oralarda dersin kendi kendine. Gurbette güneş bile soluktur sana göre.
Sıla da ay daha parlaktır, yıldızlar daha çoktur gök kubbede.
Diline dolarsın bir gurbet türküsü, sabah akşam aynı türküyü söylersin de bıkmazsın.
Öyle böyle yıllar geçer de, bir bakarsın, siyah saçlar aklara teslim etmiş kendini..Ayna da ki sen değilsin. Aynalar mı değişmiş sen mi değişmişsin karar veremezsin.
Yeter artık der geri dönersin. Dönersin ama, sıla da aradığını bulamazsın.Tıpkı senin gibi o da değişmiştir. Anan baban göç eylemiş gitmiştir ebedi sılaya. Eş dost seni unutmuş, zaman girdabı onları da yutmuştur.
Nerdeyim ben? Gurbette mi? sıla da mı dersin. Dersin de,cevabını da kendin verirsin.
‘ ‘ Bana her yer gurbet dersin.’’ Sonra da, şairin gurbet şiirini okuyarak geldiğin yere geri dönersin.
Gurbet o kadar acı
Ki ne varsa içimde.
Hepsi bana yabancı
Hepsi başka biçimde.
Eriyorum gitgide;
Elveda her ümide.
Gurbet benliğimi de
Bitirmiş bir biçimde.
Ne arzum, ne emelim…
Yaralanmış bir elim.
Ben gurbette değilim
Gurbet benim içimde.
|
|
|
 |
GURBETTE SILA, SILA'DA GURBET Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
GURBETTE SILA, SILA'DA GURBET Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|