Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
GÖLGE ADAM okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
GÖLGE ADAM |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
fatma çolak |
| Eklenme Tarihi |
: |
15.01.2010 |
| Okunma Sayýsý |
: |
389 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Kır saçlı, çökük şakaklı, kısa boylu, zayıf’ dan daha zayıf adam sessizce çıktı
apartmanın merdivenlerini.
.
Gölge adam cebinden çıkardığı saç tokasıyla sessizce kapıyı açtı. Bir hayal gibi süzüldü içeri.
İçerde toz uçsa sesinin duyulabileceği bir sessizlik vardı. Perdeler örtük, lambalar sönüktü.
. Köşe saatinin tıktıkları bile duyulmuyordu, saat durmuş ya da durdurulmuştu.
.
Ayaklarının ucuna basarak yürüdü zayıf adam. Bir ara ayağı halının kıvrımına takıldı düşer
gibi oldu ama çevik bir hareketle yere düşmeden ayağa kalktı.O kadar
zayıftı ki;düşse de onun bedeni gürültü çıkartamazdı
.Belki kemiklerinden kırık sesi çıkabilirdi. O da çok cılız bir ses olurdu, zira onun
kemiklerinden çıksa çıksa sadece bir çıt sesi çıkardı. Kemikleri bile zayıftı, zayıf adamın.
Yarım bir nefes aldı soluk benizli adam. Tam alsa duyulabilirdi.Tutmaya çalıştığı soluğunun yapmış olduğu baskıyla, zaten dışarıda olan göğüs kafesi
iyice ileri fırlamıştı.
İnce adam daha fazla dayanamayıp, yavaşça bıraktı nefesini. Oh dedi sessizce. Rahatlamıştı.
Biraz soluklandıktan sonra, kaldığım yerden devam edeyim dedi içinden. Bunu ilk defa
yapmıyordu ama her defasında da böyle heyecanlanıyor, eli ayağı titriyordu. Halbu ki
yıllardır yaptığı şeydi.
Ayaklarının ucuyla yürüyerek salona girdi. Sağdan ikinci kapıya yöneliyordu
ki; gördüğü şey karşısında gözleri yuvalarından çıkacak gibi oldu zayıf adamın. Beti benzi
attı. Sararmış yüzü iyice sarardı. Sendeledi ama gene düşmedi.
Düşmeme hususun da ustaydı.İhtisas yapmıştı bu konuda.
O gece sessizce yürüyen tek kişi, ince kemikli, soluk benizli zayıf adam değildi. Onu
takib eden biri daha vardı.
Zayıf adamın tokayla açıp içeri girdiği kapının önün de durdu ikinci adam.
“Evet şimdi yakaladım seni” dedi kendi kendine.
Kapıyı kilitlememişti gölge adam, eliyle itse açabilirdi kapıyı. Geceleri sessizce eve giren bu adama, gölge adam lakabını takmıştı takipçi adam.
Apartmana taşınalı bir hafta olmuştu.Taşındığı dairenin karşısında ki daireye, her gece geç saatte sessizce giren bu adam dikkatini çekmişti.Yeni taşındığı için kimseyi tanımıyordu.Kapıcıya ve yöneticiye sormuştu ancak bıyıkaltı bir gülümsemeyle geçiştirilmişti.İyice şüphelenmişti.Nasıl bir binaya taşınmıştı böyle.O evde sessiz sedasız neler oluyordu? Ya da orda gizlenen ne vardı? Sonuçta hemen karşısında ki evdi.O işe gittikten sonra eşi ve çocukları yalnız kalacaklardı.
Bu gece binanın girişinde beklemişti.Bir haftadır olduğu gibi gölge adam sessizce içeri süzüldü, o da arkasından takip etti sessizce.
Bir an içeri girip girmemek de tereddüt etti.Ne de olsa içerde neyle karşılaşacağını bilmiyordu.Biraz düşündükten sonra aşağıda devriye gezen polisleri çağırmak geldi aklına.
“Evet en doğrusu bu” dedi ve aşağıya indi.Biraz sonra iki polisle yukarı çıktı.Bu arada yönetici ayak seslerine uyanmış ne oluyor diye dışarı çıkmıştı.O alaycı gülümsemesini takınarak tekrar içeri girdi. İyice şüphelendi, “demek yönetici de işin içinde” diye düşündü.
Polislerler daha kapıyı çalmadan gölge adam hızlı adımlarla evden çıktı ve koşarak indi merdivenleri.Takipçi adam ve polisler de peşinden koştular.Çok geçmeden zayıf adamı sokağın sonunda yakaladılar.Polisler “hakkında şikayet var” diyerek kuru adamı karakola götürdüler.
Komiser karşısında ki kemik torbası adam bakarak:
Gene mi? Ne olacak senin bu halin dedi.
“Allah Allah” dedi adam.Nasıl bir semte taşınmıştı böyle. “Komiser de olaydan haberdar.”dedi kendi kendine.
Olan biteni biri bana da anlatabilir mi lütfen. Dedi.
Komiser gülerek “bu böyle olmaz, apartmana ne zaman yeni birileri taşınsa sen bu vaziyet getiriliyorsun karakola.Devletin memurlarını meşgul ediyorsun.”dedi zayıf adama.
Sessiz adam sessizce “ne yapabilirim”dedi.
Komiser komşu adama döndü:
“şikayetçimisin” dedi.
“Evet”dedi sinirli bir ses tonuyla.
“Elbette şikayetçiyim.Şüpheli şeyler oluyor, konuşuluyor, çoluk çocuğum var orda.Ailemin güvende olması benim için önemli”diye de devam etti şikayetçi komşu adam.
“Anlaşıldı,çağırın Mazlum’un karısını,yok yok gidin alın gelin”dedi komiser.
Demek adı Mazlum’du.”Bu zaman da bu isimlerden kaldı mı” diye geçirdi aklından şikayetçi adam.
Biraz sonra polisler Mazlum’un eşiyle içeri girdiler.Bu defa şaşırma sırası komşu adamdaydı.
Hele kadın konuşmaya daha doğrusu bağırmaya başlayınca; karşısındakinin kadından öte insan olup olmadığını düşünmeye başladı şikayetçi adam.Karşısında; iki metre boyunda, en az 150 kilo ağırlığında, seyrek dişli, simsiyah iri gözlü, gözlerinin beyazı kırmızıya dönüşmüş,asık suratlı, öfkeden patlamaya hazır volkan gibi duran biri duruyordu.
Makineli tüfek gibiydi. Kurşundan farksız kelimelerden kurulu cümlelerini, ardı ardına sıralamaya başlayınca;
“Yok, bu insan olamaz” dedi komşu adam. “olsa olsa bir tür yaratık olabilir” dedi.
Kadının ilk gelişinin olmadığı belliydi.Kurşun cümlelerinin kalanlarını, eşinden sonra şikayetçi adama boşalttı.
Neye uğradığını şaşıran adam yardım istercesine komisere baktı.
Komiser:
“Bu adam Mazlum.Adı gibi hakikaten mazlumdur..Gece yarılarına kadar çalışır.(komşu adam, -sırf gündüz çalışmayla bu kadın beslenmez zaten - diyecekti ki gözü kadının elinde ki kocaman merdaneye takıldı, pişman oldu.)
Bu kadın Neriman hanım.Mahallede “Gülle Neriman”diye nam salmış. Ağzı bozuk, şirret bir kadındır.Kimseyle geçinemez,herkesle kavgalıdır.Sataşacak insan arar kendine.Zavallı Mazlum,sataşılanların başındadır. Gülle hanımın uykusunun bölünmesi en çok sinirlendiği işlerin başında gelir.Onun uyuduğu saatleri apartman sakinleri bilir, o saatlerde çocuklarının gürültü etmelerine izin vermezler. Bu kadının yüzünden kiracılar bir aydan fazla duramıyor, taşınıp gidiyorlar.Dahası kaçıyorlar.
Mazlum bey her gece sessizce girer evine, karısı uyanmasın diye kapıyı da anahtarla açmaz, hırsız gibi tokayla açar. Ama senin gibi yeni taşınanLAR durumu bilmediğinden şüphelenirler. Sonrası malum.Her ay bu oyun sahnelenir burada.”dedi.
Şikayetçi komşu adam:
“Peki daha sonra ne olur” dedi.
“Hiiiç, şikayetçi korkusundan şikayetinden vazgeçer,herkes evine gider”dedi.
“Ama ben şikayetimden vazgeçmiyorum” dedi şikayetçi komşu adam.
“Bu adama öyle bir ceza verin ki; birkaç sene içerde yatsın.Dinlensin, kendine gelsin.Geçici de olsa bu zulümden kurtulsun. Hapis yatmak böyle yaşamaktan daha iyidir.”
Komiser gülerek “aslında iyi fikir”dedi.
|
|
|
 |
GÖLGE ADAM Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
GÖLGE ADAM Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|