Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
METRO HAYATI okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
METRO HAYATI |
| Kategori |
: |
Hikaye |
| Ekleyen |
: |
gbest |
| Eklenme Tarihi |
: |
12.01.2010 |
| Okunma Sayýsý |
: |
216 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
METRO HAYATI
Saatin alarmını duyar duymaz ani bir hareketle yatağından doğruldu. Yeni uyanmış insanlara has hiçbir uyuşukluk emaresi göstermeden terliklerini giydi ve banyoya yollandı. Sabah temizliğini yaptı, traş oldu. Erken saatte uyanmış olmasına rağmen yüzüne çaldığı bir avuç su, uykunun izlerini, sahile vuran dalgaların ayak izlerini silmesi gibi yok etmişti. Banyodaki işleri bitince vakit kaybetmeden mutfağa geçti. Ton balıklı ve kaşar peynirli 2 sandviç hazırladı. Sert bir kahve yaptı ve sıcaklığını koruması için küçük termosuna döktü. Muz, elma, bir paket çikolata, bir şişe su, seramik bir kupa ve vitamin haplarını, hazırladığı diğer yiyeceklerle beraber özenle piknik çantasına yerleştirdi. Bay K.’nın hareketleri o kadar mekanik ve kendinden emindi ki günümüzden 100 yıl sonra yaşayan bir insan görse onun robot olduğunu sanabilirdi. Buzdolabının kapısını bir defa açtı ihtiyacı olan malzemeleri eksiksiz olarak tezgâhın üzerine çıkardı ve sonra unuttuğu bir şey için geri döndüğü hiç görülmedi. Midesinin 1 günlük ihtiyacını çantasına dolduran Bay K. ruhunun gereksinimleri için harekete geçti. Kitaplığından üzerinde o günün tarihi olan kitabı aldı. Yine film koleksiyonundan günün tarihiyle etiketlediği dvd’yi seçti. Dizüstü bilgisayarını, kitabı ve filmi siyah deri çantasına koydu. Siyah takım elbisesinin içine beyaz bir gömlek giydi. Siyah, ince, ipek kravatını taktı. Kapının önüne geldiğinde geri göndü, görüş alanına giren her yeri ormanlardaki yangın gözcüleri gibi taradı. Her şeyin yolunda olduğuna kanaat getirip çıktı. Dışarıda hava yeni yeni aydınlanıyordu. Soğuk hava ile göğsünü şişiren Bay K. yola koyuldu. Köşedeki büfede gazete almak için durdu. Büfeci yeni gelen gazetelerin paketlerini henüz açmadığı için işi biraz uzayan Bay K. telaşlandı. Nihayet gazetesini alabildiğinde saatine baktı ve telaşının yersiz olduğunu anlayıp rahatladı. Hızlı bir yürüyüşle, oyalanmadan metro durağına ulaştı. Seferler henüz başlamadığı için metro açılmamıştı. İndirim sezonlarının ilk günü mağaza önünde sabahlayan rüküş kadınların heyecanıyla beklemeye başladı. Kısa bir süre sonra gelen görevli demir kapının kilidini açarak Bay K.’nın bekleyişini sonlandırdı. Bay K. kapı tam olarak açılmadan eğilerek içeri süzüldü ve görevlinin pek de dostane olmayan bakışlarını üzerinde topladı. Merdivenlerden inerken kanının damarlarına sürtünerek çıkardığı gıcırtıya benzer bir ses duyduğuna yemin edebilirdi. Köşeyi döndüğünde turuncu-beyaz tren boylu boyunca görüş alanına girmişti. Bay K. neredeyse koşuyordu artık. Bugün 3.vagona binecekti. 3.vagonda en öndeki tekli koltuğu boş görünce metro durağına girdiğinden beri şişmekte olan gerginlik balonu sanki bir iğne marifetiyle patladı. 100 metre yarışının son düzlüğündeki koşucular gibi etrafını göz ucuyla kontrol etti. Yerini kapacak kimse olmadığını görünce yavaşladı. Koltuğun yanında kısa süre ayakta bekledi, kalp atışlarının normale döndüğünü hissedince yerine çöktü. Vagonda evinden uzaktaki okuluna yetişebilmek için erkenden yola çıkmak zorunda kalan bir öğrenciyle hırpani kılıklı bir ayyaştan başka kimse yoktu. Bay K. bir süre etrafıyla ilgili gibi gözükse de tren hareket edince tamamen kendi içine kapandı. Kahvaltı için hazırladığı sandviçini çıkardı ve iştahla ısırdı. Bir yandan kahvesini yudumlarken gazeteye de göz atıyordu. Trenden her durakta yüzlerce kişi indi ve bindi. Bay K. çoğunu fark etmedi bile. Tren son durağa geldi, tüm yolcular treni terk etti, yenileri bindi. Sadece Bay K. oturduğu yerden kıpırdamadı ve keyifle gazetesini okumaya devam etti. Tren günün 2.seferine başladı. Duraklar, yolcular hatta makinist bile değişirken sabit kalan tek şey Bay K.’ydı. Bütün gün metronun 2 son durağı arasında gidip geldi. Acıktığı ya da susadığı
zamanlarda piknik çantası imdadına yetişti. Dizüstü bilgisayarında film izledi. Kitap okudu. Bir ara not defterini cebinden çıkarıp kısa bir şiir bile yazdı. Koca bir günü bu şekilde
geçiren Bay K. trenin günün son seferine çıktığını bildiren anonsu duyunca irkildi yavaşça toparlanmaya başladı. Yerinden doğruldu. Yorgun adımlarla metrodan çıktı. Vakit gece yarısını geçmişti. Yeryüzüne yeni çıkmış bir köstebek gibi gözlerini kırpıştırdı. Gecenin kokusuyla ciğerlerini doldurdu. Sallanarak evine doğru yola çıktı. Hemen yatağına ulaşmak, yarın sabah için dinlenmek istiyordu. Yarın sabah ne mi yapacaktı? Bu sabah yaptıklarının aynısını tabii ki. Tıpkı sonraki ve daha sonraki sabahlar gibi. |
|
|
 |
METRO HAYATI Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
METRO HAYATI Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|