Tevafuken katıldığım bir sohbette dinlediklerimi paylaşmak istiyorum.Anlatılanlar bildiğim konulardı ama, bilgilerimin tazelenmesi bana iyi geldi.Yeni yılda şeytan, nefis ve şeytanlaşmış insanların vereceği vesveselere karşı daha tedbirli olmam gerektiğini anladım.
Vesvese hemen hemen bütün insanların muzdarip olduğu bir konu.
Vesvese; insan kalbine şeytan tarafından fısıldanan, huzursuzluk, ümitsizlik veren; kuşkular, boş kuruntular gibi saçma sapan bütün zararlı düşüncelerdir.
Şeytan vesvese vererek insanın dünya ve ahıret hayatını tehlikeye sokuyor.Vesveseyle baş edebilmek için önce onun şeytandan geldiğini bilmemiz gerekiyor.Kalbe gelen kötü düşünceye bakıp onun şeytanın hilelerinden biri olduğunu anlayınca onun üzerinde durmayarak, onu büyütmeyerek şeytanın hilesini başına geçirmeliyiz.
Vesvese önce kalbe gelir.Orda kendine yer ederse; durum vahim.Kalbe tutununca ordan diğer bütün azalara sıçrıyor.Yani şeytanın üssü kalbimiz.Ona geçiş hakkı verip vermemek de bizim elimizde.Eğer gelen düşünceye sahip çıkmazsak hayalden öteye geçemeyecek, dolayısıyla zarar da veremeyecektir. Hayali büyütmezsek o da uçup gidecektir bir süre sonra. Şeytan, insanı doğru ve güzel olan işlerden alıkoymak için var gücüyle çalışır.Ne kadar zararlı boş düşünce varsa insan kalbine sokmaya çalışır ve bunu da insana kendi düşüncesi imiş gibi yutturmaya çalışır.Burası çok önemli.İnsan içinden geçenin kendi fikri olduğunu sanır ve sahiplenir.Din ve dünya işlerimize zarar verecek olan bu tür düşünceleri kalbimizde kabullenmemeliyiz ki; şeytanın ekmeğine yağ sürmeyelim.Açık kapı buldum deyip nefsi ve şeytanlaşmış insanları da yanına alarak bize top yekün saldırmasına fırsat vermeyelim.
Vesvesenin kalb de kabul görmemesinin belirtisi: gelen vesveseden kalbin rahatsız olması, tedirgin, huzursuz olmasıdır.
Gelen vesveseden insan kalbi üzülmüyorsa, gelen her şüpheli düşünceye kapı açıyorsa; durup düşünmek lazım.Kovulmuş şeytanın oyununa mı geliyorum diye bir iç muhasebe etmek lazım.
Kur-an’ı Kerim de; Şuara suresinin 221,222,223.cü ayatlerinde şöyle bildiriliyor:
‘Şeytanların kime ineceğini sizlere haber vereyim mi? Onlar her günahkar yalancıya inerler.Bunlar da şeytanlara kulak verirler.Onların çoğu ise yalancıdırlar.”
Böyle olmaktan Allah muhafaza etsin.
Şeytan hileleriyle gelince ondan Allah’a sığınmalıyız.Ona inat daha çok zikir ve ibadetle meşgul olursak dayanamaz yanımızdan uzaklaşır.Hepten uzaklaşmaz ama.Başka yollar dener bu defa.Çünkü şeytan halis imanı olan kişilerle uğraşır.Bir bakıma vesvesenin şöyle bir faydası var bile diyebiliriz.Eğer kalbimize vesvese gelip duruyorsa bu bizde ki imanın işaretidir.Çünkü şeytan imanı olmayan yada zayıf kişilerle uğraşmaz.Öyle kişiler ondan zaten.Onlar şeytanlaşmış, onun safına geçmişlerdir.Ne diye onlara mesai harcasın ki? Onun işi dini bütün Müslümanlarla. Ya da doğru yolu bulmaya çalışan, imanını kuvvetlendirmeye çalışanlarla.
İnsan iyilik etmeye niyetlenir,İçinden bir ses; “aman boş ver bu zaman da kime iyilik etsen karşılığında bir zarar görüyorsun, daha fazla sinirleniyorsun niye bu insana iyilik ettim diye.İyisi mi etme daha iyi.”der.Bu sese “evet haklısın” derse şeytanın oltasına takıldı o kişi.Yok eğer; “ben iyiliği Allah için yapacağım karşılığını da kuldan değil O’ndan bekleyeceğim”derse şeytanın tuzağına düşmemiş olacaktır.
İbadet konusun da dört bir yandan saldırır melun.Onun derdi insanı ebedi cenneme yollamaktır ya, kendine eş bulmaktır ya; bu yolda durmadan çalışır.
Namaz kılacak olana “bu zaman da namaz mı olur, kalbin temiz olsun,Allah affeder,daha gençsin,yaşlanınca kılarsın.Ya da “dinin diğer dediklerini yapıyormusun ki namaza ısrar ediyorsun, bak başın açık, erkeklerle bir ara da okuyorsun ya da çalışıyorsun, namaz kılsan ne olur gibi bin tane mazeret fısıldar kalbine. Kişi; “ namaz islamın şartlarından biri, ben onu yerine getirmekle o yükümlülüğümü yerine getirmiş olacağım, git başımdan demeli”.
Bu yolla başaramazsa; kişi namaz kılmakta kararlıysa bu defa; acele etme daha vaktin çıkmasına var, önünde ki işi bitir de öyle kılarsın.Dersini bitir, testini çöz vs caydırıcı sözler fısıldar.Bu sese uyan insan ya ucu ucuna yatiştirir namazını aceleyle kılar yada vakti geçirir kılamaz. Namazı vaktin de kılamayan kişi üzülecek olsa, bu durum da da boş durmaz şeytan. “Bir şey olmaz kaza edersin der.Kaza etmeye kalksa “sonra edersin,nasıl olsa çok kazan var” der.
Zekat vermek isteyen zengin kişilere “ zekat verirsen malın eksilecek, fakirleşeceksin vesvesesini fısıldar.Bu durum da zekat verecek kişi, Bakara suresi 261.ci ayeti hatırlasa şeytanın bu zararlı oku ona isabet edemeyecektir.Ne buyuruyor Allah (c.c) bu ayette: “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu,yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir.Allah dilediğine kat kat verir.Allah lütfu geniş olandır.Hakkıyla bilendir.”
Hacca gitmek isteyene “daha gençsin yaşlanınca gidersin.Hem çok gençsin hacılığını tutamazsın vesvesesini verir.”Allahın takdir ettiği ömrün ne kadar olduğunu bilemeyen kul, bu vesveseye kanar da şartları haiz olduğu halde hacca gitmeden ölürse yazık olmaz mı ona.
Gıybeti dedikoduyu, sui zanı sevimli göstermek için mücadele veren şeytan, hep iş başında.Hep çalışıyor.Pes etmiyor.
.O şeytanlığıyla pes etmiyorsa biz müminler ne diye pes edelim de ona uyalım ki? Biliyoruz ki; o, huzurdan kovulmuş cennet yüzü görmeyecek.Bize vaad edilen ebedi cennet var.Onunla mücadeleye devam edip ondan üst gelebiliriz. Allah (c.c)Kur-anı Kerim’de şeytanın hilesinin zayıf olduğunu bildirmektedir.Aslında korktuğumuz kadar güçlü değildir.Yeter ki onunla baş etmenin yollarını bilelim.Ona pabuç bırakmayalım.Hadi ordan diyebilelim ona. Onun her zehirli okuna karşı kalkanımız olmalı.Bu da ancak bilgiyle olur.Okumalıyız,öğrenmeliyiz.Onun verdiği her düşünceyi çürütecek bilgiye sahip olmamız lazım.
Vesvese geldiği vakit, korkuya kapılıp, panikleyip “eyvah ben mahvoldum,neler geçiyor aklımdan, kalbimden, benim imanım mı zayıf” gibi yersiz korkulara kapılmayalım.
Eğer vesvese geliyorsa demek ki biz elhamdulillah imanlıyız.İmanımız var ki; şeytan bizimle uğraşıyor.Aksi olsa vesvese vermeye gerek duymaz.
Vesvese kalbe gelince; “Rabbim sana güveniyorum,sana sığınıyorum Sen sana sığınanları mahçup etmezsin.Sen sıkıntıları giderensin.Senin nurun da da hoş,narında hoş” demeliyiz.
Yine vesveseye karşı.Hadid suresinin 3.ayetini okuyabiliriz.Kolay ezberlenebilecek bir ayet.Arapçayı Türkçe tam olarak yazmak mümkün değil.En güzeli aslından okumak.Ancak ben gene de yazmak istiyorum.
“Huvel evvelu, vel ahiru,vezzahiru, vel batınu, ve huve bi külli şey’in alim.
“O ilktir,sondur,görünendir,batındır.O her şeyi bilendir.”
Nas suresini çokça okumalıyız.
Cuma günlerini değerlendirmeliyiz.Biliyoruz ki;Cuma günü müminlerin bayramıdır.Cuma, günlerin en iyisi en şereflisidir.Cuma günü dualar etmeliyiz, biliyorsak Kuran okumalıyız.En azından ezber bildiğimiz sureleri okumalıyız.
Vesveseye karşı korunma yollarından biri de; her daim iyiyi, güzeli, hayrı konuşmak.Bela okumamak.Dilimizi kötü sözden korumaktır.
Bütün tedbirlere karşı,biz imanlı olduğumuz sürece; şeytan, nefis ve şeytanlaşmış insanlar bizimle uğraşacaktır.Tabi bizde onlarla.Diliyorum bu savaşı biz kazanır ve vaad edilen cennete yurduna kavuşuruz.Cümlemiz adına AMİN.
|
|