Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
TEKEL İSCİLERI okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
TEKEL İSCİLERI |
| Kategori |
: |
Gündem |
| Ekleyen |
: |
Ahmet AY |
| Eklenme Tarihi |
: |
27.12.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
314 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Devletler vatandaşlarının, çalışanlarının haklarını en makul, en adil ve en yaşanılır hale getirmelidir.
Devletler çalışanlarını çalıştıklarına bin pişman etmemelidir.
Devletler çalışanlarının geçim sıkıntılarını görmezden gelmemelidir. Hele hele zar zor geçinen çalışanının maaşını yarıya indirecek düzenlemelerde, teşebüslerden kaçınmalıdır.
Evet,
TEKEL işçilerinden söz ediyorum.
Günlerdir yağmur, soğuk, hastalık demeden Ankara’da haklarının kaybolmaması için yasal ve demokratik haklarını kullanan TEKEL işçilerini yürekten kutluyor ve hükümetin bu sese kulak vermesini temenni ediyorum.
Bunlar bu kurumda böyle bir akıbetle karşılaşacaklarını hiç düşünmemişlerdi.
Nerden bilsinler ki;
Devlet hiç vatandaşını, işçisini, memurunu mağdur eder mi?
Evet,
Gelinen nokta itibariyle en az 10 bin aile perişan olacak.
Zira bu işçiler için reva görülen 4/C uygulaması bu işçilerin özlük hakların ve maaşlarında pek çok kayıplara sebebiyet vermektedir.
Aldıkları maaşın nerdeyse yarısını alacaklar bundan sonra. Aldıkları maaş fakirlik/yoksulluk sınırındayken şimdi açlık sınırına itilecekler.
Devletler, hükümetler vatandaşlarını, çalışanlarını açlığa mahkûm etmek için değil;
Onların refah seviyelerini arttırmak için vardırlar var olmalıdırlar.
Pek çok çalışan maaşlarına bakıp en ucuzundan kooperatiflere, ucuz ve taksitli araba almaya kadar borç altına girmişler devletlerine güvenerek…
Ne yani şimdi devlet Mustafalara, Yusuflara, İbrahim, Selma, Alilere, Helin’lere;
“bana ne güvenmeseydin” “kim demiş devlete güven” mi demeye getirecek?
Bu çok ciddi bir yanlış, haksızlık ve bunun bir an önce telafi edilmesi gerek.
Sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmayan bu anlayışın ülke ve insanlarımıza bir yarar getirmeyeceği muhakkaktır. Alım gücünün düştüğü bir kurum çalışanı nasıl verimli olabilsin?
Geçinemeyen çalışan ya ek iş yapmak zorunda kalacak ya da uygunsa pozisyonu;
“benim memurum işini bilir” anlayışına kapılacak ki bu değerlerin alt üst olmasını beraberinde getirecektir.
Kimisi de bu gidişatın kahırla manşetlik olur:
“… geçim sıkıntısının karından kendini tavana astı”.
Bir ülkede bunlar yaşanıyor, yaşatılıyor ise dönüp nerede yanlış yapıyoruz diye kendimizi sorglamalıyız.
Hoş hükümet bunu bilmiyor değil ama sanırım sayın başbakanın bu konuda ilgili bakanlık tarafından doğru bilgilendirilmediğin kaynaklı durum söz konusu. En azında böyle düşünmek istiyorum. Önümüzde artık eylemin son saatleri kaldı. Hayırlı ve müjdeli haberler bekliyoruz.
Yoksa “işçinin hakkını alın teri kurumadan veriniz” diyen anlayış eminim ki “verin ama eksilterek verin” demez asla.
|
|
|
 |
TEKEL İSCİLERI Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
TEKEL İSCİLERI Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|