Pazarlama olayı ilk ne zaman ortaya çıkmıştır bilmiyorum ama,pazarlanmayan hiç bir şey kalmadı heralde.
Piyasada olan her ürünün,toplu iğne de dahil, bir pazarı var.
Şehirler pazarlanıyor,ülkeler pazarlanıyor...
Futbol takımları pazarlanıyor..
İnsanlar pazarlanıyor...
En tuhafıda insanların pazarlanması...
İnsanı ürün olarak düşünürsek,ki öyle artık,insanları yine doğal olarak insanlar pazarlıyor.
Daha tuhaf olanı ise,insan pazarlayanların kariyer olarak birbirlerinden çok farklı olması...
Ülkeyi Devlet Başkanları pazarlıyor.
İlleri Belediye Başkanları...
Evin Reisi ailesini pazarlar...
Mahallenin delikanlısı,mahallesini...
Baba,oğlunu...
Anne,kızını...
Müdür,çalışanlarını pazarlar.
Arkadaş,arkadaşı...
Kardeş,kardeşi...
En dürüst olanı da bence,orospuları pazarlayanlar.En azından yalana ihtiyaçları yok.
Hepsinin amacı aynı;PAZARLAMA!
Ama,hiçbirinin pazarlamayla alakası yok.
Hayat,o pazarlama tekniklerini,Başbakan'a da,Baba'ya da,Kardeş'e de,Dost'a da,Müdür'e de,Pezeveng'e de direkt olarak vermiş.
Kısacası,bu milenyum çağın trendi SATMAKTIR.
"Mahir" |
|