Kayıtlı Kullanıcı Girişi |
|
Reklam |
Haberler |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
ABDÜLHAMİT TAHTTAN DÜŞERKEN okunuyor. |
|
 |
Baþlýk |
: |
ABDÜLHAMİT TAHTTAN DÜŞERKEN |
| Kategori |
: |
Makale |
| Ekleyen |
: |
t.doğan |
| Eklenme Tarihi |
: |
07.12.2009 |
| Okunma Sayýsý |
: |
372 |
|
|
|
Yazý Ýçeriði |
Avrupa da bir hayalet kol geziyor.Osmanlı bu hayaletin tılsımınının gölgesine bile uğramasını yeğlemiyor.Nasıl böyle bir duruma sıcak bakabilir ki alametler içersindeyken?Abdülhamit olayların seyrine dalmış ülke adına politikaları üretmeyi Avrupalı kardeşlerine bırakmış hatta ülkenin en hassas noktasını oluşturan azınlık çözümünü bile Avrupalı kardeşlerine teslim etmiştir.Abdülhamit 1839 tanzimatını buyur eyledi.ülkede reform diye adlandırılan bu taslaklar zinciri halkın pekte kelime dağarcığına yakın değildi.ama işin pirleri özünü anlatınca bir vehamet bir yaygara kopadursun Abdülhamit in tahtının sarsılacağının müjdeleyicisi olageldi.kısaca tanzimatta gayrimüslimler ile Müslimlerin aynı kefeye konulacağını fısıldıyordu.halk buna aman der mi ?nasıl olurda bu pervasızlık halka layık görülür fikri uyandı Müslim kitlelerce.bir etnik kitle var ki ülkede az biraz kaos çıkamaya dursun hemen oradan nasiplenmeye çalışır.evet Kürtler her kargaşada olduğu gibi yine bölgesel kürt harekatı başlatmak için işe koyuldu.cemiyetler kuruldu , silahlı güçler oluşturuldu en nihayetinde bir uç bulunup Abdülhamit in tahtını sarsmayacak şekilde neticelendirildi.ancak bir kitle var ki hıyanet-i vatani yeninde asıl sorumlusu ülkedeki asıl kaosunda sorumlusu.ermeniler…millet-i sadıka artık o kadar rant kaybetmiştir ki Osmanlının gözünde ülkeden defni her ağızdan kabul görür hale gelmiştir.eleştirilerin asıl odağı Ermeniler olmuştur.1915 e gelene kadar piç çocuk olan Ermeniler 1915 fermanı ile ülkeden sürülmesinde mutabık olunmuştur.hatta bu kitle o kadar aşağı görülmüştür ki birisine kızıldığı zaman sen ermeni tohumu musun diye serzenişlerine bile girmiştir Türklerin.Abdülhamit kurnazlık peşinde koşuşurken aklına fikir gelmeyedursun.kürtleri Ermenilere kırdırmayı planlamıştır ve bu yüzden Hami diye alayı adı altında doğu ermeni köylerine salmıştır Osmanlının kınalı yapıncaklarını ve Kürt hamidiyelerini.fetvalar yayınlanmıstır o aziz görülen camilerde 9 ermeni öldürenin yeri cennet ola.halkın iştahını güzellikler ne zaman kabartmamıştır ki cenneti garantilemek için 9 ermeninin katline hemen inanıvermiştir.artık köyde kasabada binbir telaş Ermenilere bir tutum oluşturulması planlanmış aslında bu plan bir masa başında değil halkın çekiştirmeleriyle izlenim yaratarak zuhur etmiştir.zaman gelir tuzu kuru İstanbul Ermenileri fetvalara kulak tıkamıştır.doğu ermeni köyleri talan edilmek suretiyle boşaltılmıştır.halk taşnak-hınçak örgütlenmesine destek vermekten başka çaresi kalmamıştır.abdülhamidin yanlış hamlesi rusya’nın ekmeğine yağ sürmekten başka bir sonuca varmamıştır.rusya bu noktada taşnak-hıncak örgütünü savunmuştur.karar belli tehcir seyri Suriye yönünde cereyan edecektir.malumunuz o dönem Suriye 1. derece savaş bölgesi tamamını suriyeye göndermek suretiyle tehcir sürdürülmüştür.giderken ölenler olmuştur.evinden sökülenler olmuştur.
Hani yuvasından düşen ama uçmayı bilmeyen gagasının etrafı hala "sarı" olan "bebek serçeler" vardır. Onların kıyameti betimleyen çığlıkları… Çocukken evimizin toprak damının kamışları arasına, annelerinin yaptıkları o yuvalardan düşen "çocuk serçeleri" kış günü öylece seyre dalardım. Kendilerine yaklaştırmazlardı, küçücük gagalarıyla ısırırlardı. Hissettikleri o acıya ağıt yakar gibi bir halleri vardı. Onları alıp yuvalarına yerleştirmek isterdim. İsterdim ama hangi yuvaya? Onlarca yuva vardı. En sonunda annem "İçeri gir, annesi gelir alır şimdi onu" der, içeri alırdı beni. Saatler geçip de dışarıya çıktığımda "çocuk serçeyi" göremezdim. Annesi almıştır onu der, içeri geçerdim.acaba Ermenileri içeri alan oldu mu? Biz, Yaşar Kemal'in, İsmail Ağa'nın annesi vasıtasıyla bize ilettiği "Annesi İsmail Ağa'ya şöyle öğütler: 'Bir de senden dileğim, oğlum, o kasabaya gidersen, o Ermenilerden kalma evleri, tarlaları kabul etme. Sahibi kaçmış yuvada, öteki kuş barınamaz. Yuva bozanın yuvası olmaz. Zulüm tarlasında zulüm biter." öğüdünü anlayamadan tehcirden sonra, "Ermeni mallarına" konmayı hak saydık.bu muydu Abdülhamit senin azınlıklara getirdiğin akılcı çözüm.sen tehcir sırasında kabul etmesende toplu mezarlara meyil verdin sorarım sana göç sırasında neden toplu mezarlar olur neden insanlar toplu şekilde ölür ben sana aklımın aldığı kadarıyla anlatayım Abdülhamit.ben derim ki: toplu ölmelerin üç sebebi vardır.bunlardan birincisi, ülke içindeki bir etnik grubun diğer etnik gruba saldırması sonucu toplu ölümlere sahit olunur ve bunun bir sekilde mazereti olur iç çatışma dersiniz.ikincisi ülke dışından bir grubun bir etnik kitleye saldırısı söz konusu olabilir bu da savaş diye vukuu bulur.bununda bir açıklması vardır.üçüncüsü ise DEVLETİN bir etnik kitleyi toplu olarak yok etmesi vardır bunun mazereti yoktur Abdülhamit.şimdi geçmişine kulak tıkayanlar Osmanlının başarılarını yadedenler Osmanlının karalekesi yüzünden özür dilemeye yanaşmayanlar tarihin kirlettiği Osmanlının kirli çocuklarıdır.zaman paklanmak zamanıdır hataların farkına varmak zamanıdır.ermenileri evinden zorbalıkla atmakla başarılı tarih güdülmez ve ağlayanın malıda gülene hayretmez.abdülhamit aldığı sözde akılcı kararlarla kendini tahttan çoktan düşürdü.ve Türkiye o ayıbın özrünü dilemeye dili varmıyor.türkiye’yi bir deve kuşuna benzetmekten alıkoyamıyorum kendimi.kafasını toprağa saklar ve tüm gövdesinin saklandığını sanır.ama herkes biliyor bir özür dilemen gerek Türkiye.ermenilere yapılan haksızlıklara,cinayetlere ve bunların kulak ardı edilmesine gönlüm varmıyor ve sizden özür diliyoruz Ermenistan diyebilmelisiniz.özür dileme kültürünü edinmeyen türkiye’ye selamlar olsun!şuan Fransa cezayir’e yaptığı katliamlardan dolayı özür diliyorsa ve Avustralya hükümeti yakın tarihte yerli aborjinlere yapılan adaletsizliklerden dolayı özür diliyorsa bir türkiye’nin geçmişindeki hatalarından özür dilememesini ayıplarım.unutma Türkiye geçmişini hesaba çekmemiş bir millet başkalarının ayıbına dil uzatamaz ve o millettir ki ben özgür bir milletim asla diyemez!! |
|
|
 |
ABDÜLHAMİT TAHTTAN DÜŞERKEN Yazýsýna Yapýlan Yorumlar |
|
Bu Yazýya Henüz Yorum Yapýlmamýþ Veya Makale Sahibi Tarafýndan Yorum Onayý Bekleniyor. |
|
|
 |
ABDÜLHAMİT TAHTTAN DÜŞERKEN Makalesine Sizde Yorum Yapmak Ýstermisiniz? |
|
|
|